- Kategori
- Siyaset
Faşizmin ayak sesleri
25 Ekim tarihli Ulusal Gazetelerimizden bazı başlıklar:
"AKP ve Gül karşıtı eylem yapanlara polis sert davrandı"
"TBBM’ i baskı altına alındı"
"Meclis iradesi gölgelenemez"
"Çorba gibi karar"
Bu dört başlık bile ülkemin nereye gittiğini kanıtlamak için yeterli!
Anayasa’ nın "egemenlik" başlıklı 6. maddesinde: "egemenlik kayıtsız koşulsuz ulusundur. Türk ulusu egemenliğini, anayasanın koyduğu temellere göre yetkili organları eliyle kullanır" hükmü yer alıyor.
Anayasa’nın "yargı yetkisi" başlıklı 9. maddesinde ise: "Yargı yetkisi Türk Ulusu adına bağımsız mahkemelerce kullanılır" yazıyor.
Her iki madde Devlet Yönetiminin üç erk’inin: YASAMA-YÜRÜTME ve YARGI olduğunu belirtiyor.
Anayasa Mahkemesi’ nce açıklanan son kararlar üzerine AKP ve yandaşlarının gösterdiği tepki o kadar bayağı düzeyde ki utanç duyuyorum.
22 Temmuz 2007 seçimlerinde beklediğinden fazla oyla yeniden iktidar olan AKP; birinci iktidarı döneminde uygulamaya koyamadıklarını % 46, 7‘yi gerekçe göstererek uygulamak istiyor. Bu nedenle karşısına engel çıkmasına dayanamıyor! O kadar dayanamıyor ki; karşılık verirken bayağılaşıyor! Devlet olanaklarını kötüye kullanarak baskı kuruyor, şiddete yöneliyor.
Sanki düşmanmışçasına pırıl pırıl gençlerimiz sırf karşı düşüncede oldukları için yerlerde süründürülüyorlar!
Yasama ve yürütme anayasal çizgiler içinde kaldıkça Yargı neden aldıkları kararlara karşı çıkar? Bunun için akıldan yoksunluk gerekir!
Devletin anayasal kurumları "TÜRKİYE’ Yİ DÖNÜŞTÜRMEK İSTEĞİNE" yasaların verdiği yetkiye dayanarak karşı çıkıyorlar.
İktidar ve yandaşları hemen karşı saldırıya geçip kamuoyunu şaşkınlığa düşürüyorlar!
Ekonomik nedenler, terör ve diğer yaşamsal sorunlarla bunalan geniş kitleler konuyu öğrenemeden bir yeni konu gündemi alıp başka yerlere götürüyor!
Ana muhalefet ve diğer muhalefet partilerinin davranışlarındaki tutarsızlıklar iktidarın kurmaya çalıştığı baskıyı ne yazık ki azaltmaktan uzaktır. Gündemi belirlemede iktidarın kuyruğuna takılmakta ve bir türlü öne geçememektedirler.
İktidar üstünde bir güç istemiyor. Denetlenmekten hoşlanmıyor. Kendi yaptıklarının doğruluğunun halkın kendilerine verdikleri oyla kanıtlandığını düşünüyor ve karşı çıkanları düşman gibi görüyorlar.
BU FAŞİZMİN AYAK SESLERİDİR.
Türkiye Cumhuriyet’ i Devlet’ i Atatürk’ ün önderliğinde yoktan var edilmiştir. Demokratik, Laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak yaşatılması görevimizi her türlü engele karşın yapmak zorundayız.
Ey ! Ülkemin uyanık güçleri:
"Güçlerimizi birleştirelim. Bunun için gereken doğru liderliği oluşturalım!"
Ahmet Metin Kılınçer
Emekli öğretmen
25.10.2008 Balıkesir