- Kategori
- Basın Yayın / Medya
Fatih Altaylı: Sosyal Medya etkisiz! Çünkü burada "Beş N bir K" kuralı geçmiyor…

Kaç zamandır aklımda olan bir konuyu Fatih Altaylı'nın bir sözü üzerine yazmaya karar verdim... Aslında düşüncemin özünü başka bir sitede yıllar önce yazmıştım... Ancak yetersiz geldi bana o zaman yazdıklarım... Konu medya ve sosyal medya...
Fatih Altaylı önceki akşam Teke Tek programında sosyal medyanın işlevi olmadığını söyledi... Bunu tüm dünya için mi yoksa sadece ülkemiz için mi söyledi tam kestiremedim... Ancak ben ülkemiz için söylediğini düşünüp bu olayı tartışmak istiyorum... Altaylı haklı bir tespit yaptı: Sosyal Medya etkisiz... Çünkü gündemi belirleyen medyanın peşinden koşuyor... Kendisinin gündem belirleme gibi bir derdi yok... Daha doğrusu gücü yok… Yoksa gücü var da ancak yanlış mı kullanıyor?
Medya bildiğimiz medya... Yazılı ve görsel basın diyelim kısaca bu dev boyutlardaki evrensel organizasyona... Sosyal medya ise daha çok facebook, twitter ve binlerce kişisel blog olarak algılanıyor... Görünüşte internetin nimetleri ve insanın özgürlüğü var bu alanda... Ve daha başarılı olması gerekiyor... Ancak tam tersi oluyor... Sosyal medya, medyanın peşine takılıyor... Anlamı kalmıyor yani... Oradan haber alıp, haberi desteklemek ya da eleştirmek ikileminden başka yapacak şey kalmıyor... Zaten aynı medya içinde yapılıyor bu iş... Aynı haberi değişik şekilde veren medya kuruluşları var zaten…
Sonuç olarak sosyal medya ''hıyarım var diyene, bir avuçla tuzla koşmaktan'' başka bir işe yaramıyor... Yani medyanın reklamını yapıyor... Kendisini kullandırmış oluyor… Oysa bu alan çok bakir ve özgür... İyi kullanılması gerekir... Bu kadar yanlış varsa ortada; kullanıcıların hatası var demektir... Bunlara kullanıcı demek de hata galiba… Çünkü bireylerin (internet ve şirketlerini saymazsak) bire bir kendileri var ortada…
Medyada bir haberin en namuslu veriliş şeklinde altı kural var diyelim... Meşhur Beş N bir K kuralı... Bir haber için sıralayalım bunları: Habere olay dersek kısaca...
Ne? olay ne?
Nerede? Olay nerede olmuş?
Ne zaman? Olay ne zaman olmuş?
Nasıl? Olay nasıl meydana gelmiş?
Neden? Olayın amacı, nedeni nedir?
Kim? Olay kim/ler tarafından yapılmış/işlenmiş...
Tekrar ediyorum; medyanın en namuslu haber verme şeklidir bu saydıklarım... Ancak sosyal medya'da bu kurallar geçersizdir... Çünkü dünyada her görüşü doğrulayacak mutlaka yeni bir şeyler olmaktadır… Ya da önceden olmuştur… Buradan yola çıkarsanız medya tarafından kullanılmış olursunuz… Ona hizmet etmiş olursunuz… Bence bunu engellemek için sosyal medya içinde olanların yepyeni kuralları olmalıdır…
Bence sosyal medyada var olanların ilk kuralı, kişisel bağımsızlığın bir onur olarak algılanması olmalıdır… Birilerine, bir düşünceye hizmet etmek, ne olursa olsun dikkat çekmek bu alanın zehiridir…
Ayrıca aşağıda sıraladığım ilkeler üzerinde düşünülmelidir…
Verilmeyen haberi vermek… Medya verdiği haberler kadar vermedikleriyle bir şeylere hizmet ediyor…
Haber anlayışını değiştirmek… Medya mutlaka olayların en tepe noktasını veriyor… Şiddeti ve olumsuzluktan besleniyor… Oysa asıl haber birikimleri görebilmektir… Güzellikleri görmektir…
Verilen haberin amacını bulmak/görmek… En önem verdiğim konu bu… Her haber mutlaka bir şeye hizmet ediyor… Bir şeylere hizmet etmeyen haber bulmak imkansızdır…
Haberin neye hizmet edeceğini algılamak… Yukarıdaki konuyla bağlantılı bu kural… Ancak değişik… Haberin veriliş şekli çoğu zaman gerçekliği karartıyor… Bunu hissedebilmek çok önemli…
Şimdilik bu kadar… Ne dersiniz? Ülkemizden çıkar mı etken bir sosyal medya?