- Kategori
- Futbol
Fener'in futbolsuz günleri devam ediyor

Yaşasın yeni kral :-)
Maç esnasında yanımdaki arkadaşım sordu; "ne yazacaksın abi bu maç için" Valla ne yazabilirim ki, Takımın sistemsiz, orta sahasız futbolunu mu, Kazım'ın bencil ve şımarık futbolunu mu, Uğur'un savruk halini mi, La Liga kralının bitik halini mi, Emre'nin çıldırtan pas hatalarını mı yoksa, Alex gibi bir futbol büyücüsünün gözlerimizle yokoluşunu mu veya Aragones'in anlaşılamayan istikrarsız kadro yapısını mı ? Hangi birini anlatalım ?
Aragones maç sonu oluşan skor'a ve puan durumuna bakıyor ve seviniyorsa kendisini aldatmaya devam edebilir. Ancak tribünlerdekilerin hiçbirinin oynanan oyundan memnun olduğu yoktu maç sonunda. Fenerbahçe birkez daha önde başladığı maçı rakibinin de 10 kişi kalmasıyla kazanmasını bildi. Bundan önceki yazılarımda belirttiğim gibi Fenerbahçe maça golle başlarsa kaybetmesi kolay olmuyor. Ancak Fenerbahçe'nin ne tür bir oyun anlayışı var bunu çözmek mümkün değil. Kendi defansının biraz önünde yapılan paslaşmalar tribündekileri bıktırdığı gibi Fenerbahçenin ağır viteste yolalmasına da sebep veriyor. Takımda hızlı hücum diye birşey yok. Gerçi hızlısını bıraktım, hücum diye de birşey yok. Dönüp geriye bakalım attığı gollerin birçoğu ciddi bir organizasyonla gelmemiş tamamı duran toplardan oluşmuş. Son zamanlarda duran top organizasyonlarıyla golü buluyor Fener. Birçoğunda da rakip defansların yetersizliği buna ilaç oluyor.
Ne ilginçtir ki, hala Kiev'e neden götürülmedikleri anlaşılamayan Emre ve Kazım ilk 11'deydi bu gece Kadıköy'de. Gerçi Kazım'ın varlığı da yokluğu da bir dert artık Fener'de. Bir futbolcunun bu kadar takım oyunundan uzak olması kendine oynaması ve artistik hareketlerde bulunması Fenerbahçe camiasında kabul edilebilir şey değil. Kazım'la konuşulmalı, bu takımda kalmak istemiyorsa derhal gönderilmelidir. Takıma futbol yönünden hiçbir faydası yok bari para kazandırsın. Yardımlaşma sıfır. Bencillik on puan.
Yine en temel problemlerden biride Kazım ve Uğur'un ikiside aynı tarz -çizgi- orta saha oyuncuları gibi gözükmesi. Bu iki oyuncu da içeri girip etkili bir orta saha rolü bir türlü kendilerine biçemiyorlar. Orta sahadaki mücadelelerde hiç yoklar. Top kapıp topu oyuna sokma konusunda çok eksikler. Bu durumda ikisinin birden takımda varlığı orta sahayı çok etkisizleştiriyor. Halbuki Kazım veya Uğur'un daha çok içeri girmesi durumunda hem orta alan kalabalıklaşacak hemde Gökhan ile Carlos daha fazla ileri çıkacaklar. Kazım'ın oynadığı birçok maçta Gökhan'ın ileriye yeterli çıkışı yapamadığını hep görüyoruz. Uğur ise Kazım'a göre daha iyi niyetli ve son maçlarda daha fazla içeri girmeye çalışıyor ama onunda orta alandaki yaratıcılığı ile tek top oynama eksikliği nedeniyle çok verimli olmuyor. Uğur'un bir ara içeri daha çok girdiği ve ceza sahasına daldığı maçlarda daha çok gol ve pozisyon ürettiği dönemleri hatırlıyoruz.
Fenerbahçe'nin bir diğer sorunu ise hücum anlayışında. Rakip on kişi kalmasına rağmen Fenerbahçe'de birçok oyuncu topla hücumu düşünmüyor ve birçoğu defansta bekliyor. Dikine oyun da olmayınca bir türlü hücum gelişmiyor ve goller de duran toplara veya Lugano'nun uyanıklığına kalıyor.
Bu maçta gözümüze çarpan bir noktada Alex'in futbolunun hastalığa yakalanmış gibi günden güne erimesi. Onu bu şekilde bitik vaziyette görmek tüm Fenerbahçeliler gibi beni de kahrediyor. Ama Alex'in etrafında onun dilini anlayamayan birçok futbolcu olduğunu görünce içim daha da cız ediyor. Alex birkaç yıl öncesine kadar etrafında Tuncay gibi, Marco gibi, Anelka gibi daha yaratıcı isimlerle oynuyorken şimdi onu Maldo'larla, Josico'larla, Selçuk'larla ve Deniz'ler oynarken görüyoruz. Guiza bile halen Alex'i anlamadı. Evet Alex pek koşmuyor ve mücadele etmiyor gibi gözüküyor ama Alex eskiden koşuyormuydu a dostlar ?
Bu takım bu futbol'a rağmen liderden 2 puan geride ve transfer dönemi geliyor. Nerelere transfer gerektiği de çok net ortada. Bu da Başkan'In son hamlesi olacak ve tutturmak zorunda.
Edu ve Lugano'nun cezalı olduğu önümüzdeki hafta bu futbol Konya'ya yetmez ve ara öncesi son deplasmanda puan bırakır Fener.
Son söz, Fener'i santrafor Guiza kadar sırtlayan ve biçok maçta yüreğini ortaya koyan Lugano ile mutlaka sezon bitmeden anlaşılmalıdır.
Ahmet ÇELİKSÜNGÜ
14.Aralık 2008
Bu blog Canlı Maç Anlatımı sayfamızda da yayınlanmaktadır