- Kategori
- Futbol
Fenerbahçe, Bekir’le zor da olsa kazandı! (Arena’da kozlar paylaşılacak...)

Bir maç, bir sonraki için ölçüt olur mu?
Önceki oyuna bakarak, sonrakinin nasıl olacağını kestirmek, bu açıdan bakıldığında zor. Onun için her maçı kendi içinde değerlendirmek gerekiyor. Açığa düşmemenin yolu, sonraki maçla ilgili öngörünün “olasılıklı”, “koşullu” cümlelere bağlı olması “kurtarıcı” oluyor.
Maç, maçına göre ayrı bir hava taşıyor.
İstenen elde edilmişse, o günkünün önemi kalmıyor. Futbolcular, maçın havasına giremeyince, ortaya sanki ortaoyunu çıkıyor. Tribünlerdeki taraftar da işin farkındadır, ama öyle boş vermişlik de olmaz.
Fenerbahçe’nin perşembe günü Borussia Mönchengladbach maçındaki o vurdumduymazlık neydi öyle?
UEFA Avrupa Kupası’nda grup liderliğini garantilemiş olma, sahada gezinme için bir neden olamazdı.
Ya bugün?
Borussia Mönchengladbach maçı, maçın havasına uygundu. Bu uygunluk, rahatlığın getirmiş olduğu bir durum olduğundan puan derdi yoktu. Ama İstanbul Büyükşehir Belediyespor maçı öyle miydi?
Spor Toto Süper Lig’de puanın “aslanın ağzı”nda olduğu artık iyice anlaşılıyor. Altlara düşen takımların dirençli oluşu, üst sıralara oynayanları doğal olarak zorluyor. Bu bakımdan, “Büyükler”den puan almak, o kadar zor olmuyor.
Belediye, Fenerbahçe’den puan alsaydı, bu, hiç de şaşılacak bir durum olmayacaktı.
*****
Fenerbahçe, baskılı gözükmesine karşın galibiyet golünü bir türlü bulamıyordu. Oysa Fenerbahçe’ye 3 puan gerekiyordu. Çünkü Braga’dan ta Sivas’a gelen, akıllı oyunu ile aldığı 3 puanla İstanbul’a dönen “ezeli rakip” Galatasaray, yola lider olarak devam ediyor.
Haftaya TT Arena’nın konuğu Fenerbahçe olacaktı.
Fenerbahçe, arayı açmadan haftaya başlamak istediğini, daha maçın başında Cristian’ın ayağından gelen golle gösterir gibi oldu. İlerleyen dakikalar, golün “gösterir”e uygun değil de, “gösterir gibi” olduğunu açıkça gösterdi. Çünkü Fenerbahçe, o kadar iyi değildi.
Fenerbahçe, gol pozisyonu bulamadı, ama istemediği kadar tam 16 korner buldu. Ancak korner atışları, Belediye savunmasını zor durumda bırakmaktan uzaktı. Ne ki, Bekir’in kafayla attığı 3 puan getiren gol, korner atışından geldi.
*****
Fenerbahçe, daha çok, uzun atılan toplarla sonuca gitmek istedi.
Kuyt koştu, didindi durdu. Uygun paslar alamadığı gibi, etkili paslar da veremedi. Son maçlarda “kurtarıcı” rolü üstlenen Sezer, ikinci yarıda sahada yer buldu. Ama maça bakanlar, Sezer’de aradıklarını/ beklediklerini bulamadılar.
Sow, top gelmeyince ne yapsın?
Mehmet Topal, Borussia Mönchengladbach maçında olduğu gibi etkisizdi, yorgundu.
Cristian, Mehmet Topal-Sezer değişikliğinden sonra, ileriden geriye çekildi. Bu da Cristian’ı ilk yarıdakinden farklı yaptı.
Kısacası, maça golle başlayan Fenerbahçe, 3 puanı zor buldu.
Önemli olan kazanmaksa, 3 puanın çok değerli olduğunu söylemek gerekecek.
Bu oyun haftaya yeter mi?
Bu soru, ister istemez baştaki sorunun yanıtına götürür bizi:
Bir maç, bir sonraki için ölçüt olmuyor.
http://www.facebook.com/turgutcelik