​ Fenerbahçe, Salzburg’u eli boş gönderir de... / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ağustos '13

 
Kategori
Futbol
 

Fenerbahçe, Salzburg’u eli boş gönderir de...

Fenerbahçe, Salzburg’u eli boş gönderir de...
 

Avrupa maçları, çok farklı havada oynanıyor.

Kuşkusuz, özellikle elemeye dayalı olanları... Havasını yakalayan, bütün gücünü “tek”lemeden bu maçlara veren takımlar, rakibin ayağa gelen beklenmedik fırsatlar dışında, istediğini elde ediyor.

Avrupa maçları içinde yer alan, hazırlık maçları farklı...

Öyle ki, sadece Fenerbahçe’nin değil, çoğu takımın da hazırlık maçları da, çok şey anlatmaz!.. Bu bakımdan, hazırlık maçlarına bakarak, takımların geleceğiyle ilgili kesinlemelere gitmek,  erken karar vermek,  yanılmayı da birlikte getirir.

Adı üstünde “hazırlık”...

Öyle olunca da, neredeyse, iki ayrı takım oluyor sahada. Teknik direktörün kafasından geçenleri, oyun tarzına, değişen oyunculara bakarak anlamak, buna göre yorumlar yapmak, o maç için doğrudur. Ama yapılanlar, bir “süreklilik” gösterirse, yanlışlar/ doğrular, sonraki maçlardan önce gündeme gelebilir.

Hazırlık maçlarında alınan sonuçlara bakarak yapılacak övgü ya da yergi açısından sert değerlendirmelerin sağlıklı olmayacağı kısa sürede ortaya çıkar.

Kimi hazırlık maçları, rakibin gücüne göre ele alınacak kuşkusuz. Dişli sayılan bir rakiple yapılan maçın sonucu, olumlu ya da olumsuz, hemen aşırı övgüyü ya da umutsuzluğu gerektirmez.

Kuşkusuz, hazırlık maçından maçına fark var.

Fenerbahçe, ciddi bir rakip sayılan PSV Eindhoven ile 24 Temmuz’da oynamış, iki gol yemişti. "Kader”inden mi nedir, Meireles’le iki kez direklere takılmıştı. Beklenen/ özlenen futbolu oynamadığı, o durumuyla daha “hazır” olmadığı için, taraftardan skora homurdananlar olmuş, umutsuzluk, kimilerinde tavan yapmıştı!

*****

Fenerbahçe, PSV Eindhoven’dan sonra, bu kez  Şampiyonlar Ligi’ne gidecek yolda geçen hafta Salzburg’la ilk resmi maçına çıktı. Kendi liglerinde oynadığı iki maçta 10 gol atan, 2 gol yiyen Salzburg karşısında, “hazır “olmadığını gösterdi. Ama son saniyelerde, penaltıdan da olsa, 1-1‘lik eşitliği sağlanması, maçın son bölümündeki oyunuyla umut verdi.

“Hazır” sayılan Salzburg, “hazır” sayılmayan Fenerbahçe, salı günü kozlarını paylaşacak.

Fenerbahçe’nin önünde, turu atlatacak iki olasılık var: 0-0 eşitlik, galibiyet...

Fenerbahçe, “ciddi” bir sınavla karşı karşıya... Bu sınav, Teknik Direktör Ersun Yanal için de çok önemli.

İlk iki maçında fırtına gibi esen Salzburg, üçüncü lig maçında Wacker Inssbruck’la yenişemedi. O maçtaki oyun, Salzburg’un durduğu gibi yorumlanmasına yol açabilir.

*****

Fenerbahçe, nasıl oynayacak?

Fenerbahçe’de, geçen yılki oyun anlayışının değişeceği görülüyor. Daha düne kadar, genellikle geri/ yan paslarla rakibi yorma/ oyalama, sonra da, özellikle kenarlardan rakip kaleye gitme vardı, Bazen, oyun, kenarlarda sıkışıp kalıyor; geri paslar Volkan Demirel’i zor durumlarda bırakıyordu.

Şimdi?..

Ersun Yanal’la, orta alanı kalabalık tutma, rakip kaleye diklemesine gitme, oyalamayı unutma tarzında bir oyun anlayışının yerleşeceği seziliyor.

Salzburg karşısında, golü yiyene kadar tek şutu olmayan, ama oyun üstünlüğü “yüzde”de ele geçiren Fenerbahçe, nasıl oldu da birden bire değişti?

Bunda geriye düşmenin etkisi olsa da, asıl değişiklik, oyuncu değişliklerinden (Sow-Alper, Emre-Cristian) sonra oldu. Karşımıza maçın son bölümünde kendine gelen Fenerbahçe çıktı.

Fenerbahçe’de taşlar yerine oturmamış.

*****

Bir maç, bir sonrakinin ölçütü olmuyor; bu tartışılmaz.

Ancak, Salzburg’un Fenerbahçe karşısında, golü attıktan sonra bocalaması, cumartesi günü liglerinde Wacker Inssbruck karşısındaki oyunu, özellikle savunmada verdiği açıklar, Fenerbahçe'yi  umutlandırmaya yeter. Hoş, Fenerbahçe’nin savunmada ne yapacağını da kestirmek o kadar kolay değil. Gökhan Gönül’ün yokluğu, Mehmet Topuz’un zorunluluk karşısında sağda oynatılması, Yobo’nun daha kendine gelememesi, Kadlec'in bir ayar tutturamaması...

Alves, iyi mücadele ediyor; ileride, ataklara katılacağı izlenimini uyandırıyor.

Kuyt-Sow-Webo üçlüsü, Salzburg’u yine uğraştıracaktır.

Ersun Yanal, orta alanı nasıl kurar? Hasan Ali Kaldırım'a ilk onbirde yer verir mi?

Ya Salzburg?

Salzburg, önce, gol atmayı düşünecek. Bu düşünce, "tek"leyen savunmasının açık vermesine yol açacaktır. Avlanmamak için, Volkan Demirel’e yine çok iş düşecek. Volkan Demirel yine "kurtarıcı" olur; sonra hızlı/ dikine çıkışlarla, Salzburg kalesinde gol/ler bulmak hiç de zor olmaz.

*****

Sona yaklaşırken...

Başlık olan cümleyi “... gönderir” diye bitirmek varken, niye “de” bağlacıyla “yargı sürürüyor” anlamını vermek için uzattık?

“... de...” dediğimize göre, demek ki, kazanmanın dışında, bir “kuşku” söz konusu.

Nedir o?

Statlarda alınacak önlemlerin tribünlere nasıl yansıyacağı; “cici”, “bozguncu” taraftar gözüyle bakılacakların birbirlerine karşı nasıl davranacakları...

Umalım, tribünlerde maç öncesi/ sırası/ sonrasında taraftarlık ruhunu zedeleyecek görüntüler görülmez.

Son söz:

Fenerbahçe de Avrupa maçlarını sever.


http://www.facebook.com/turgutcelik

https://twitter.com/#!/turgutcelik

turgutce@yandex.com


 

 
Toplam blog
: 2458
: 2418
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

24 Kasım 1944'te İspir'de doğdum. Ankara Kurtuluş Lisesi'ni, Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Tü..