- Kategori
- Futbol
Fenerbahçe bu sene nasıl şampiyon olur?

Fenerbahçe' nin şu anki futbolu şampiyonluk için umut vermiyor. Zor bir dönemden geçiliyor. Moraller bozuk, saha içi taktik kurgular sıkıntılı, kadronun motivasyonu düşük. Ancak ne olursa olsun; ateşli bir taraftarı, iyi bir kadrosu ve tecrübeli bir hocası var FB' nin. Doğru adımlar atılırsa, bu kadro sezon sonu şampiyonluk ipini göğüsler. Peki başarı için ne tür adımlar atılması gerekiyor? FB Yönetiminin hemen devreye alması mümkün olan bazı önerilerde bulunacağım.
1. Prim sistemi değiştirilmeli. FB' de şu an maç başına belli bir miktarın takım içinde paylaştırılması prensibine dayalı, yönetim ile idari kadronun ortak çalışmasıyla belirlenen bir prim sistemi uygulanıyor. Prim performansı dörder maçlık seriler ile belirleniyor. Takım bu serilerdeki performansa göre, maç başına prim almış oluyor. Bizce sorun da bu.
Peki ne yapılmalı? Prim sistemi dörder maçlık galibiyet serilerine göre değil, sahadaki mücadele ve gayrete göre dağıtılmalı. Bugün günümüzde takımların toplam olarak koşu mesafelerini ölçmek mümkün. Takımın maç içindeki toplam koşu mesafesi için bir üst bir de alt değer belirlenir. Örneğin, 80 km alt- 100 km üst değer. Alta indiğinde ise prim miktarı kadar ceza kesilir. Sınırlar arasında kaldığında normal prim alınır. Üste çıkıldığında ise extra ve ciddi bir prim söz konusu olur. Maç sonucu ne olursa olsun maç içindeki gayret ödüllendirilmiş olur. Gayretsizlik ise maddi kayıp olarak futbolcuya yansıtılır. Bu sistemi koyduğunuzda, eli belinde gezen futbolcuya takım toplu halde tepki gösterecektir.
Ayrıca asist yapan, top çalan ve topları en fazla olumlu kullanan oyuncuların ekstra prim almaları sağlanmalıdır. Gol atan oyuncuya prim verilmesi ise engellenmelidir. Bu sayede Kazım gibi, Guiza gibi, Mehmet gibi, Vederson gibi aldığı topu olumlu kullanmak yerine dan dun kaleye vuran adamlara mesaj verilmiş olur. Emre gibi savaşçı, Alex gibi asiste dönük oyuncuların hakkı da bu sayede verilir.
2. Hafta içi antrenmanlarda en iyi performansı gösteren en az 2 yedek oyuncu, sistem ne olursa olsun o haftaki maç ya da maçlarda en az 30 dakika forma şansı bulmalı. Bu bir kural haline gelmeli ve Daum' u da bağlamlı. Örneğin, Özer ve Selçuk o hafta antrenmanda iyi performans göstermişse, formayı en az 30 dk. almalılar. Kimlerin iyi performans gösterip göstermediği de takım içinde oylama ile belirlenmeli.Diğer futbolcular gibi Daum, Koch ve Ayhan Hocanın da 1' er oyu olmalı. Hocanın yapabileceği adaletsizlikler bu şekilde minimum seviyeye indirilir.
Eğer yedeklerden verim alınmak isteniyor ise, sakat veya cezalı oyuncu beklenmeden, bu oyunculara forma verilmeli. Yedeklerini küstüren, kaybeden bir FB, ligin sonunu getiremez.
3. Cesur bazı taktik adımlar atılmalı. Örneğin, Santos beke çekilerek, zaten ayrılacak Carlos devre dışı bırakılmalı. Alex son 30 dakika oyuna dahil edilmeli. Bu sayede rakip kendisine tedbir almakta zorlanır. Üstelik daha diri bir Alex, çok daha verimli olur ve rakibin yorulmaya başladığı dakikalarda iyi işler yapar. Özer Hurmacı, forvet arkasına monte edilmeli. Alex' in oyuna dahil olduğu dakikalarda ise sol kanatta görev alır. Bu sayede son 30 dakika rakibin dengesi ciddi olarak bozulmuş olur. Forvette ne olursa olsun Semih' e forma verilmelidir.
Bunlar hemen yapılabilecek, çabuk geri dönüşü olacak bazı uygulamalar. FB Yönetim ve teknik ekibi, bu önerileri dikkate alırsa maçlarda farklı bir FB izleriz. Koşan, savaşan, mutlu yüzlerin olduğu, keyif alan ve en önemlisi keyif veren bir FB izleriz. Peki yukarıdaki bu öneriler şampiyon olmak için yeterli mi? Çok faydalı, ancak tabi ki yeterli değil. Eğer Daum takımın başında kalacak ise, ki bizce kalmalıdır, bu takımın acilen her biri savaşçı; bir pivot santrafor, orta yapabilen hızlı bir sol açık, kaliteli bir stoper ve hem bekte, hem de açıkta oynayabilecek yetenekli bir sağ kanat oyuncusuna ihtiyacı var.
Yönetim umarım bu ihtiyaçların farkındadır.