Fenerbahçe çok yavaş ama disiplinli, Marsilya beceriksizdi / Spor / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Kasım '12

 
Kategori
Spor
 

Fenerbahçe çok yavaş ama disiplinli, Marsilya beceriksizdi

Fenerbahçe çok yavaş ama disiplinli, Marsilya beceriksizdi
 

Bekir güzel bir gol attı.


Dün gece oynanan UEFA Ligi Grup Elemesi 5. maçında Fenerbahçe Marsily'dan istediği sonucu alarak döndü.

Beraberliğin grup liderliği için yetiyor olmasına rağmen 1-0 lık galibiyet her açından sevindirici oldu. Skor güzel grup liderliği daha güzel ancak oyun ise özellikle ilk yarıda çok yavaş ve sıkıcı idi.

Özellikle Gökhan Gönül biraz Sow sonra Caner ve Volkan iyi göründü ama Hasan Ali yine vasat bile değildi.

İlk 45 dakikada Fenerbahçe fazlasıyla topa sahip olurken pas trafiğinin neredeyse tamamının kendi yarı sahasında 4 oyuncu arasında geçmesi atak ve güzel oyunu gölgeledi. Hasan Ali nin en önemli mazareti gerek takımında lig ve Avrupa gerekse Milli maçlar nedeniyle her maçta 90 dakika oynamasından kaynaklanan yorgunluğu olmalıydı. Bir sol bekin bu kadar çok içeriye ve kendi defansının ortasına pas yapması anlamlı değildi. Toplam 50 pasın abartısız 40 ını göbeğe Yobo  ya da Volkan'a oynadı. Sol çizgiye attığı paslarda ise yarısı çizginden dışarı yarısı da rakibe gitti. Bu durumun taktik gereği olduğu düşünülebilir. Çoz fazla ileri çıkması yerini kaybetmemesi ve kontra atak ile rakibin pozisyon ve gol bulmaması açısından hocasının taktiğini uyguladığı söylenebilir. Ancak diğer bek Gökhan Gönül ün bir ara rakip kaleciye baskı yaptığı sürekli atağa çıktığı ve yerine dönerek defans görevini de yaptığı düşünülürse Hasan Ali nin de en azından biraz daha pozitif ve ofans katkısı olması gerektiği söylenebilir. Ancak  bu özellikleri ve kendine güveni olmadığı için hocası ona daha kontrollü ve garanti oynamasını söylüyor olabilir. Öyle ise ya Hasan Ali bu özelliklerini geliştirmeli ya da geç olmadan Fenerbahçe'ye iyi bir sol bek transfer etmelidir.

Fenerbahçe nin böyle oynaması gerekiyordu denilebilir. Beraberliğin bile kendine yetiyor olması nedeniyle bu oyun tarzının doğru olduğunu söyleyenlere AEL Limassol maçında da benzer bir oyunla oynandığını hatırlatmak isterim. Yine çok fazla defansta pas. Yine yavaş ve sıkıcı futbol ve yine bir defans oyuncusunun yine bir duran top ile attığı gol ile alınan 3 puan. Deplasmanda oynanan AEL maçı da Marsilya maçının kopyası gibiydi. Fark AEL maçında beraberliğin avantaj olmayışı idi. Bu handikapa rağmen Fenerbahçe AEL Limasosl maçında da yavaş durgun ve etkisiz bir görünüm çizmişti.

Demek ki Fenerbahçe Marsilya maçında taktik gereği değil oyun anlayışı bu olduğu için yavaş ve kontrollü oynadı. Tesadüfen bir pozisyonda gol bulursa da üzerine yatarak maçı tamamlamak üzerine taktiğini geliştiriyor.

Bu anlayış takımı gerek oyun olarak gerekse takımlar ve Avrupa seviyesinde çok üst sıralara taşımaz. Sadece grup maçlarında gruptan çıkabilir biraz da şanslı olursa en fazla son 16 takım arasına girebilir. Çünkü takım sayısı azaldıkça daha güçlü  takımlarla daha hızlı oynamak zorunda kalacaksınız. Fenerbahçenin bu görünümüyle bunu başarması oldukça zor görünüyor.

Kaleci Volkan için söylenecek olumsuz hiç bir şey yok. Her zaman başarılı ve Fenerbahçe için önemli bir oyuncu.

Gökhan Gönül ve Yobo kesinlikle vazgeçilmez ve eksikliği önemli oyunculardan. Görevlerini her maçta üst seviyede yapanlardan. Bekir ise dün akşamki maçta oldukça motive olmuş görünürken attığı gol ile kendine olan güvenini biraz daha sağlamlaştırdığını söyleyebiliriz. Ancak özellikle geriden orta sahaya pas trafiğinde çok eksiği var. Topu ileriye uzun  şişirmelerden vazgeçmesi gerekiyor. Bu da yerden oynamak için hızlı ve çabuk olmayı gerektiriyor. Bekir çok hızlı bir oyuncu değil.

Sol çizgide oynayan Hasan Ali ise oldukça etkisiz. Ziegler'i arıyor Fenerbahçe. Sadece hücumda olmaması değil kendi alanına gelen hava toplarında da rakibin her pozisyonda topa kafa ile müdahale etmesi Hasan Ali için olumlu şeyler söyleyememize neden oluyor. Bir defans oyuncusunun hava toplarında rakibe bu kadar fırsat vermemesi gerekir. İleriye dikine oynama ve atağa daha fazla katılma kanatlardan top getirme gibi extraları olmalı ki Fenerbahçe de extra pozisyonlar bulabilsin.

Mehmet Topal ise Valencia da oynamış olmanın hatırına şu anda yerini koruyor. Çok iyi bir presçi ve top kazanabiliyor. Ancak kazandığı topları hücuma ve özellikle forvete aktarması  gerekiyor. Valencia da  daha iyi performans göstermesinin nedeni orda kazanılan topları forvete aktarmak için adam eksiltmek için çok daha fazla yetenekli oyuncuların olmasıydı. Mehmet Topal topları kazanıyor ve diğer arkadaşları Costa, Alba, Miguel ve Hernandez gibi oyunculara veriyor. Bu oyuncularda Aduriz  Oliviera ve Soldado yu rahatlıkla pozisyona sokuyordu. Fenerbahçede ise Mehmet Topal ın hem topu kazanma hemde Sow ve Christian ile Kuyt a pozisyon hazırlama görevini yapabilmesi gerek. Oysa bunu çok fazla yapamıyor. Tam aksine kazandığı topları Yobo ya veriyor. Alıyor Bekire veriyor. Alıyor Meirelese veriyor. Rakip te bu arada defans dengesini kurup atak olursa rahatlıkla karşılıyor.

Meireles ise bu maçta adeta kendini gizledi. Oda Mehmet Topal a uyarak hep geriye oynadı. Çok fazla riske girmedi. Oysa takımda topu dripling ile ileri taşıyacak iki oyuncudan biri Christian ise ki o da çok dengesizce bunu yapıyor diğer Meireles. Sürekli geriye oynamak hem maçın  hızını düşürüyor hem seyir zevkini azaltıyor hem de takımın pozisyon bulmasını güçleştiriyor.

En fazla gol ve pozisyon rakip takımın eksik ya da dengesiz yakalandığı, hızlı, çabuk ve ayağa pasların süratlice yapıldığı anlarda oluyor. Fenerbahçe rakip yarı alanda top kazandıktan sonra topu oradan ne yapıp edip Volkana geri pas olarak veriyorsa ne pozisyon bulabilir ne de hızlı oynayabilir.

Caner gayretli görünse de iki üç hareketi arka arkaya yapabilmesi ve çalım pas istikrarı ve sürekliliği olmayan oyunculardan. Ancak bu durumu ile bile şu anda nerdeyse vazgeçilmez ve direkt oynayabilecek konumda. Bu aslında Fenerbahçe'nin yetersizliğini izah eden bir durum. Bu hali ile Caner iyi bir yedek olması gerekirken yaptığı işleri yapacak oyuncu olmadığından bu katkısı ile kendine takımda yer buluyor.

Kuyt için söylenecek hiç bir şeyimiz olamaz. Yüreğiyle tecrübesiyle özverisiyle çok önemli bir oyuncu. En kötü gününde bile olsa diğer arkadaşlarına örnek olması onları motive etmesi gerek defans gerekse hücuma katkısı ile şu anda en önemli taşlarından  birisi konumunda.

Christian, Alex in gidişinden sonra biraz daha rahat ve forvete yakın olsa da oldukça istirkrarsız ve devamlılığı eksik bir oyuncu. Pas tercihlerine çoğu kez yanlış kararlar veriyor. O pozisyondaki oyuncunun asistleri konuşulmalı. Christian breysel oynama yerine paylaşımcı özelliği ile asist özelliğini ortya koymalı. Özverisi eksik bir oyuncu. Ancak yetenekleri de çok fazla değil. Sadece uzaktan şutları ve birazda frikik atışlarında daha başarılı. Hepsi bu. Ben 3 yıl içinde Christian nın bir kafa golünü hatırlamıyorum. Belki vardır ama hatırlamıyorum.

Sow  apayrı bir yerde. Poaizyona girme sorunu yok. Tek sorun diğer oyuncuların oyunu rakip ceza sahasına yıkamaması. Topu çok fazla rakip sahaya götürememesi.

Fenerbahçe oyun ve pas hızını süratlendirmeli. Dikine oynamayı geliştirmeli. Orta saha oyuncuları rakip oyuncuyu çalım ve pas ile eksiltmeli. Topu orta sahada kazanıp kendi yarı alanında getirip pas yaparak  Fenerbahçe'nin skor üretmesi ve gerek kendi liginde gerekse Avrupa da yukarılara çıkması olası değil. Marsilya maçında ilk 45 dakika o kadar yavaş oynandıki  +35 yaş masterler maçınımı izliyoruz diye düşünmemek elde değildi.

Alex in çabuk isabetli ve dikine oynayarak iki pas ile pozisyona girebilme özelliğinden kendi yarı sahasında çok pas yapan ve bazen bulunan bir şans golü ilede galip gelen bir Fenerbahçe durumuna gelinmiş görünüyor.

Kendi liginde 5 beraberlikle en fazla berabere kalan takım bu nedenle Fenerbahçe. Evinde  Antalyaspor'a karşı 3-1 kaybederken posizyon bulmakta zorlanan bir Fenerbahçe.  AEL Limasosl ve Marsilya maçlarında tek golle galip gelirken iki golün de kornerden ve defans oyuncularından gelmesi tesadüf değil oyun taktiği ve şablonunun daha yavas daha sakin daha kontrollü olduğunun göstergesidir.

Marsilya takımının 4 önemli oyuncusunun sakat veya cezalı olması Fenerbahçe'nin işini müthiş kolaylaştırdığını belirtmekte fayda var. İlk yarıda Ayew in Volkan ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda topu sol üst köşeye bırakmadaki yeteneksizliği ve aceleciliği Fenerbahçe için büyük bir şans oldu. 90 dakikaya baktığımızda ise bu kadar eksiğine rağmen Marsilya'nın pozisyonları ve gole yaklaşması Fenerbahçe'den çok daha  fazla oldu. Defansa kapandığı son 10 dakikada bir kaz kontra atağa bile çıkmadı. 80. dk da oyuna giren Stoch maç bitene kadar top ile buluşup dripling yapamadı. Bir kontra oyuncusuna 10 dk top gelmiyorsa oyun şablonunu değiştirmeli ve acilen oyun hızını artırmalıdır.

Aykut Kocaman ın bu yavaşlıkta nasıl 115. bin km koşuyoruz dediğini de anlamak mümkün değil.

Fenerbahçe bir sonraki turda oyun anlayışını daha hızlı oyun ve pasları rakip sahada daha fazla yapan bir görünüme getiremezse korkarım ki UEFA liginde en fazla bir tur daha geçebilir.  Kendi liginde ise Şampiyonluğu zor göreceklerini söylemek için kahin olmaya gerek yok. 

 
Toplam blog
: 96
: 648
Kayıt tarihi
: 12.08.08
 
 

Karadenizliyim. İzmir' de yaşıyorum.  Dünyanın tek bir ülke  olduğuna inanarak  bütün insanların ..