- Kategori
- Spor
Fenerbahçe de Bursaspor da hükmen galip gibiydi...

Öyle bir haftasonu yaşadık ki üst düzeyde bir heyecanla başladı; gerilim maçların 26. dakikası oynanırken düşüşe geçip, bitiş düdüğüyle birlikte tamamen ortadan kayboldu. Hem Bursaspor’un rakibi Kayserispor, hem de Fenerbahçe’nin rakibi Eskişehirspor’un ligden çoktan el çektirilmiş Ankaraspor’dan farkları yoktu. Sadece sahada oynar gibi gözüken 11 futbolcuları vardı.
Bursa ve Kadıköy’deki maç sonu görüntüleri aynıydı. Taraftarlar rakiplerinin kazandığı haberini alınca fazla mesai yapmak yerine önümüzdeki haftayı düşünmek için bir an önce evinin yolunu tuttu.
Fenerbahçe maç boyu bu sezon sadece Avrupa Kupası maçlarında oynadığı futbolu tekrar edip, Eskişehirspor’a nefes bile aldırmazken; Bursaspor 2-0 önde olmanın bütün rahatlığını kullanarak rakibine topu bırakıp, oyalayarak maçı tamamladı. Kayserisporlu oyuncular, Bursaspor’un verdiği hiçbir açığı ve pozisyonu değerlendiremedi. Ligin gol kralını bünyelerinde taşıyor olmaları çok büyük bir çelişkiydi.
Her iki takımda bütün tahminlerin ötesinde çok etkisizdi.
Şaibeperestlere de bol malzeme çıkardırlar!
Fenerbahçe sezonun en arzulu ve kaliteli futbolunu oynadı. Her hattıyla çok etkiliydi ve Eskişehirspor gibi geçen hafta Trabzonspor’u sahadan silmiş ve kalecisi Onur ile baş başa futbol oynamış bir takıma top göstermediler.
Fenerbahçe’de her oyuncu için aynı şeyleri yazmak mümkün; ancak yıllarca eleştiri oklarını yönelttiğimiz bir futbolcuyu hakkını teslim etmek adına ön plana çıkarmamız gerekiyor. Bunu hem Fenerbahçe camiası hem de futbol kamuoyu yapabilmelidir. Çünkü Fenerbahçe’nin bugünlere ulaşmasında onun birinci seviyede etkisi vardır.
Selçuk Şahin!
Leo Franco’yu avladığı gün belki kendisi de şanslı olduğunu düşünüyordu. Ancak görüyoruz ki bu bir şans değil, çalışmanın, işini doğru yapmanın bir ödülüydü ve haftalar önce futbolun perileri tarafından peşin olarak ödenmişti. Selçuk sahanın iki ceza sahası arasındaki her bölümünde oynuyor ve kapatıyor. Bunun neden bu kadar önemli olduğunu söyleyelim; aynı yerde ligin büyük bölümünde forma giymiş Cristian’ın orta saha ve dairesi etrafını görev yeri bilip, dışına karışmadığını hatırlayalım lütfen. Selçuk’un oynadığı maçlarda Fenerbahçe hep bir kişi fazlaymış gibi görünürken, Baroni’nin forma giydiği maçlarda da “mutlak” bir kişi eksik kaldı. Fenerbahçe’nin 28 Şubat tarihinden beri iki aydır gol yemiyor oluşunun geri planında Selçuk Şahin var. Bu performansını kalıcı hale getirirse futbol hayatının ikinci yarısını bambaşka bir macera şeklinde yaşayabilir; Fenerbahçe’nin Aurelio’dan sonra bir türlü yeri dolmayan bölgesinde değişmez bir isim olabilir.
Maçın en önemli adamıydı.
İkinci seviyede isimlerini anacağımız futbolcular; çünkü ikisini birbirinden ayırmakta çok zorlanıyorum, Özer ve Mehmet Topuz. Çok önemli işler yapıyorlar. Atakta sahanın her tarafında bu iki oyuncuyu görmek mümkün. Öyle olmasa Özer görev yeri sol taraf olmasına rağmen sağdan geliştirdiği atakta golü bulamazdı. Mehmet Topuz’un gol vuruşunda yine şanssız olduğunu söylememiz gerekiyor; maçın 4-0 bitmesini bu iki başarılı futbolcunun kaçırdığı mutlaka gol pozisyonlarında yaptıkları gol vuruşları engelledi.
Yüreğiyle oynayan futbolcusu Gökhan Gönül Fenerbahçe taraftarının da gönlünü fethetmiş durumda. Gökhan Gönül sadece Türkiye’nin değil bölgesinde Avrupa’nın en iyisi durumunda belki de.
Kötü günlerin ardından büyük bir kaptanlık örneği göstererek Fenerbahçe’yi aydınlığa taşıyan ve attığı kritik gollerle puanları tek başına toplayan Alex isminin çok anlam ifade ettiğini bıkmadan tekrar etmeliyiz. Alex haftalardır inisiyatif alıyor, maçlara bedenini koyuyor. Attığı golle Fenerbahçe taraftarını kendinden geçirirken maç boyu atakların merkezinde çok önemli toplar dağıttı.
Alex’in önünde Güiza gibi futbol fakirinin bulunması Fenerbahçe’nin en büyük handikapı olurken; ligde diğer takımların da önemli avantajıdır.
Ligin en isabetli paslarını yapan Fenerbahçe’nin maçta bu özelliğini devreye sokması rahat galibiyetin gelmesindeki etkenlerden biriydi.
Bursaspor 6 puanlık maç oynadı ve bunu cebine indirdi.
Fenerbahçe önümüzdeki haftalarda üç kritik finale çıkacakken Bursaspor’un sezonu kapatmak için tek maçının kalması çok önemli avantajmış gibi gözüküyor. Ertuğrul Sağlam bunu değerlendirmek için yeterli tecrübeye de sahip bir spor adamıdır.
Olimpiyat Stadında neler olup bitiyor olduğuyla hiç ilgilenemediğimiz için maçtan hiç haberimiz olmadı.
Ankaragücü – Trabzonspor maçıyla ilgili beklentimizi hafta içinde konuşmuştuk. Tam isabet sağladık. Ankaragücü yeni bir takım ve önümüzdeki sene için kalan maçları bir hazırlık olarak görüyor ve Trabzonspor’un aksine maçları ciddiye alıyor. Trabzonspor ise kupaya kilitlenmiş durumda ve lig konsantrasyonunu tamamen yitirmişe benziyor.
Bu nedenle kalan iki haftada bu görüntüye bakarak Fenerbahçe’nin şampiyonluk yolundaki en önemli engelinin Ankaragücü olacağını söyleyebiliyoruz.
Uzay Gökerman