- Kategori
- Futbol
Fenerbahçe Eskişehirspor maçı sonrası gerçek yalanlar

Fenerbahçe Eskişehirspor maçı sonrası gerçek yalanlar.. Milliyet Spor
Eskişehirspor-Fenerbahçe maçının sonrası, bir kaç gün bütün yorumlara elimden geldiğince kulak misafiri oldum.. Herkes kral'ın çıplak oldugunu konuşuyor.. Bir Allah'ın kuluda çıkıp gerçekleri anlatmıyor.
Birde benden dinlemek ister misiniz? Nasılsa bir şey kaybetmezsiniz..
Maç bitmiş, şapka düşmüş, kel görünmüş bir durumdayken herkesin aklında, nasıl anlatsamda karşı tarafa daha şirin görünürken, diğer tarafında hakkını yemiyeyim düşünceleriyle yola çıkan bu yorumcuları, bir telaş almış ki
''Nasıl anlatsam nasıl söylesem'' şarkısını düşünürken yorumlarını hazırlar halde görür gibiyim kendilerini..
Onlar bunu düşüne dursun benim düşüncelerim eski Ramazan eğlencelerindeki kukla oyunlarına takılıyor. Bir kuklacı gelir ve elindeki iplere bağlı kuklaları oynatarak milleti mutlu etmeye çalışır ve bundan da para kazanır..
Sonra toplar aletlerini, alır parasını çeker gider. Aynen bu durum aklıma geliyor.. Onun için, ne kuklalarını oynattıgı oyun, ne seyredenler vardır onun için, o sadece parasını alır.. Ertesi gün yine aynı hikayeleri anlatmak ve oynatmak için kurar tezgahını orta yere..
Neyse!... Maç bitmiş.. Olan olmuş ve halk yapılan doğruları yanlışları anlamak için geçmiştir TV. başına.. Orada sözum ona futbol otoriteleri vardır.. Hakemler, hakem hocaları falan filan....
Gelelim maçtaki kırılma noktalarına:Kaleci atlamış topu yakalamaya, Alex düşmüş kırmızı kart ve penaltı… :)))
Otoriteler: Hakem doğru karar vermiştir.. Mor kart olsa, onu da gösterecek ve neredeyse liglerden ihraç.. :))
Yani: defans sahasının içine üç büyüklerin forveti girdiğinde, kaleciler hazır ol da bekleyecekler… Topa atlamayı bırakın, forvet oyuncusunun terini bile silecekler.. Yoruldu ya.. Ama bu üç büyüklere has bir şey.. Yoksa hakem hocaları kabul etmez.. Spor yorumcuları, tu kaka der sonra onlara..
Neden? Çünkü ipler var.. O ipler herkesin elindedir.. Bir ip Kİ kuklacılardaki gibi… Haa bu arada kurnaz Alex'ın düşerken sol baldırını kalecinin suratına çaktırmadan uzatması, yani kendini düşmeye hazırlaması..
Bu nedense hiç bir yorumcu tarafından görülmez.. Her nedense kalecide yerde elleri açık topa atlamış ve hiç bir müdahale yok.. Oyuncu takılıyor kaleciye ve penaltı olabilir.. Tamam bişicikler (!) demiyorum da ya o kırmızı kart ??? Yazık diyorum ya sadece yazık..
Çok güzel oynayan bir takımın damarını kesmek için, iki saat boyunca takılı kulaklıklarda ki konusmalarda acaba diyorum şu konuşmalar mı vardı:''orta hakem yan hakeme soruyor. N'e yapalım? Yan hakem cevap veriyor.. Atalım hocam.. İddaa da Fener'e oynadık.. Baksana durum vahim yoksa ES ES yenecek.. Hee hocam atmazsak bir de ipin diğer ucu var mı deniyordur? Tabii 1 dk. sonra ''DÜRT'' kırmızı kart..
Yazık değil mi yaa? ES ES 10 kişi kalmış haftaya Ankara deplasmanında kaleci yok.. Çok iyi giden bir takıma, ne güzel bir oyun değil mi? Bu ne güzel köstek.. Hani Anadolu takımlarının hikayeleri nerede kaldı? Hepsi yalan… Yorumcuya olayı soruyorlar oda hiç teretdütsüz, ''mor kart'' diyor..
Bende diyorum ki yazık… Bununla kalsa iyi.. ES ES bir gol atıyor saymıyorlar.. Aynı şey, ''yok sayceydiniz yok saymeycezdiniz'' (!) hikayesi gibi gülünç.. :)
Yorumcular yine ön plandadır: olur böyle seyler.. N'e yapalım yani golse gol.. Hakem görmediyse vermez.. Yerinde değildi.. Falan filan fişmekan derken hikaye tamam.. :)
Ya Allah'tan korkun beee. Aynı şey üç büyüklerin başına gelse.. İki saat anlatmak zorunda kalacağınız bu olayları bu kadar basit ve de 1 dk'da geçiştirerek. Fener'in neden yenildiğini yorumlamakla saatlerini dolduran ve para kazanan yorumcular..
Size sesleniyorum! ES ES'in oyununu takdir etmekten uzak yarıştınız. Neden çünkü; ipleriniz başkalarının elinde de ondan.. Dikkat edin de bir gün o ipler size dolanmasın.. Allah'tan korkun! Aslanlar gibi oynayan ES ES'i hiçe sayıp bir de 2 puanının HİÇ edilmesi yetmiyormuş gibi, neredeyse utanmadan hırsızın suçsuz olduğunu ev sahibinin suçlu oldugunu söyliyeceksiniz..
Ben size dememiş miydim bundan önceki yazılarımdan birinde, ES ES Efsane Eskişehirspor geri döndü!!(http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=121465) Bakın ES ES geliyor dikkat edin diye! Fenerbahçe'nin yenerek bir sürü hava yaptıgı Sevılla'yı zamanında dize getiren takımdır ES ES.. ES ES geliyor diye uyarmadım mı sizleri? Bakın tek tek çıkıyor fallarım.. İnanmayanlar o yazımı tekrar okuyabilirler.. O zaman ne demek istediğimi daha iyi anlayacaklardır..
Sayın Ahmet Çakar'a!
Buraya kadar, bütün yazdıklarımı rahatlıkla üzerinize alabilirsiniz..
- Yorumlarınızla hakemleri yanlış yönlendiriyorsunuz..
- Her hafta hakemler sizin laflarınızla maç oynayacaklarsa yandı bu Türkiye Ligleri.. Sayenizde daha çok hakem dinlenir.. Onlar bilmiyor olabilir ama sanırım sizin bir bildiğiniz vardır.. Reyting korkusu mu deniyordu ona heralde odur..
Herkese, sizin kural diye konuştuğunuz şey, bir telefon rehberi kadar bir kitap.. Bunu hepimiz 1 gün oturup okusak ezberleriz.. Kimseyi kandırmayalım lütfen.. Gerçek hakemlik dış saha politikalarıdır. Yoksa Anadolu takımı falan hikaye.. Sizde mi? Gerisi kem küm ama gerçekler arkaya depoya..
Sayın Ahmet Çakar, size göre hayat ''çakar çakmaz çakan çakmak'' çakmayı çak mumunu yak.. Ama! Unutmayınız ki Sayın Çakar, mum dibini aydınlatmaz! Şu an benim yazmaya çalıştığım da zaten yorum morum olamaz.. Siz zaten baştan sona yorumsunuz onun için de ben ancak Sabiş'çe falladım..
Bunları yazana kadar yorulmadım dersem yalan olur.. (bu arada bana bir kahve borcunuz var.. Kahvem döküldü size kendimden bir şeyler yazacağım diye) Kabul ediniz ki efendim sizler kadar profosyönel olamasak da amatör bir ruhumuz var.. Bizde kendimize göre gerçekleri görebiliyoruz..
Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor, ES ES vs. sayamadıklarımın hepsi bizim takımlarımız.. Gerçekten de dünyaya Türk Futbolunu sergiliyeceksek herkes kendi işinin başında dürüst olmalı.. Bu hepimizin başarısı olmalı.. Başarılar kimsenin tekelinde değildir.. Avrupa kupalarında yüreklerimiz hepsi onlar için bir çarpıyor.. Hangisi yenilirse yenilsin hepimizin içi birden kan ağlıyor..
Birilerine göre ''aynı tas aynı hamam'' olunca her şey tastamam oluyor.. Yeter ki tepeden bazılarının istedikleri olsun.. Onlara YTL getirecek yorum sahaları gerek.. Keşke İstanbul ligi, Anadolu Ligi diye, lig ikiye ayrılsa o zaman hiç problem olmayacak.. Hani derler ya ''sen sağ, ben selamet'' yıl sonunda üç büyüklerdean kim şampiyon olursa Anadolu liginden şampiyon olan takımla karşılaşır ve kim kazanırsa o gerçek şampiyon olur. Nasıl fikir ama? :))
Babam anlatırdı 40'lı yıllarda öyleymiş galiba? Millet ileri gittikçe bizim TV. da ki yorumcular nedense geri gidiyor.. Olacak iş değil.. :)) Bunlar benim acı gülümsemelerim..
Aslında şu an ülkemdeki her konu gibi, bu konuda burnumun direğini sızlatıyor.. İşleri sadece konuşmak olanlar da YTL'yi alıyor görevini yaptığını sanıyor.. Sayın Başbakanımızın da dediği gibi, ''ağzı olan konuşuyor''..
Kısacası Eskişehirspor'un bu hafta hakkı yendi.. Yazık oldu.. İnşallah bu yazık oluş bütün takımlar, özellikle de Anadolu takımları için son olur..
Ehh benide çaktırmadan, hemi de kadın başıma spor yazanı yaptınız ya helal olsun size.. Eeeee bela geliyorum demezmiş... Onun için hoşbuldum efendim.. Ben CİMBOM'lu Çingen Sabiş, namı diğer öteki ismicazım Sabiha Rana diyeler..
''Melekler bütün yorumcuların yüreğinden öperler''
Gönül notum: Bu yazdıklarım: bana gelen E-postaların ortak çığlığıdır...
Fenerbahçe 2 Eskişehirspor 2 http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=141741
Fenerbahçe Eskişehirspor maçı öncesi: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=141483