​ Fenerbahçe neden şampiyonluğunu çuvala sığdıramıyor? (3) / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Haziran '11

 
Kategori
Futbol
 

Fenerbahçe neden şampiyonluğunu çuvala sığdıramıyor? (3)

Fenerbahçe neden şampiyonluğunu çuvala sığdıramıyor? (3)
 

internetten


Bundan önceki iki yazıda, şampiyonluğun kazanılmasından sonra yapılan tartışmaların sebebinin, aslında Fenerbahçe’nin kendisi olduğunu yazmıştım. 

Mızrağın çuvala sığmayışının (göğsü geremeyişin) ilk nedeninin; Aykut Kocaman ve Aziz Yıldırım'ın gereksiz zamanlardaki çıkışları olduğunu, bu açıklamaların ardından yapılan hakem hatalarının aslında FB'yi zor durumda bıraktığını savunmuştum.  

Bugün diğer nedenlerine göz atmaya ve bütün olayları üst üste koymaya başlayalım: 

Dedik ya, şampiyonluğun kazanılmasından sonra yapılan tartışmaların sebebi, aslında Fenerbahçe’nin kendisidir. Fenerbahçe ligin bitmesinden sonra da bunu yapmaya devam etmiştir.  

Biliyorsunuz lig biter bitmez, alışılanın ve diğer transferlerin aksine “son derece seri bir şekilde” Emenike transferi bitirildi. Sadece bu transferin yapılması değil, yapılırken bir takım pazarlıklar ve bir sürecin sonunda 3-4 milyon euroya değil de, bu kadar çabuk ve 9 milyon euro gibi önemli bir para harcanarak bitirilmesi de akla başka sorular ve “şüpheler” getirdi. 

FB maçından önceki 4 hafta boyunca sahaya çıkan ve oynayan Emenike, tam da FB maçında oynamadı. Teknik direktör Yücel İldiz, Emenike’ye gün içinde iki kez oynayıp oynayamayacağını sorduğunu "açıkladı." Demek ki ortada normal şartlarda teknik direktörün de haberinin olduğu, oynamaya kesin engel olacak bir sakatlık yoktu. Ardından takım arkadaşı Bülent Ataman da Emenike’nin oynamamasıyla ilgili zehir zemberek açıklamalar yaptı. 

Kulüp doktoru Kürşat Yılmaz da, Emenike’nin F.Bahçe maçında forma giyebilecek durumda olduğunu söyledi: "Kaburgasındaki ödem ağrı yapıyordu. Bunu gidermek için 1 hafta uğraştık. Maç günü ‘Ağrım var’ dedi ve oynamak istemediğini belirtti. Oynasaydı durumu daha kötüye gitmeyecekti. Lokal anestezi ile bu ağrıyı geçirebilirdik. Fakat Emenike bunu istemedi.” 

(Emenike’nin daha sonraki haftalarda ve Trabzon maçında oynamaması bir anlam ifade etmez. Buna “kör gözüne parmak sokmak” derler. Herkes farkında ki, Emenike'nin son maçta oynamamasının sebebi Fenerbahçe maçında oynamayışıdır!) 

Bütün bu açıklamaların ve söylentilerin ardından lig biter bitmez, Fenerbahçe Emenike’yi tam 9 milyon euro vererek ve sanki mecburmuş gibi “süratle” almak için neden bu kadar ısrar etti? Emenike’ye bir söz mü verildi? Emenike ile henüz lig maçı oynanmadan anlaşıldı mı? Bu anlaşmanın Emenike'nin oynamamasına etkisi oldu mu? 

Bu soruları sorduran Fenerbahçe’nin kendisidir. Hatta insanları bu sorulara "öyle gözüküyor" cevabı vermeye zorlayan da "Emenike'yi derhal alan" Fenerbahçe'nin kendisidir! 

Biliyorsunuz geçen sezonunda son 4 haftasında, 3 hafta üst üste rakip kaleciler hatalı gol yediler, olabilir. Bunların biri olan Serkan Kırıntılı, 33. haftadaki maçta oynadı ve hatalı gol yedi. Bir hafta sonra ise lig biter bitmez FB’ye gidip 3. kaleci oldu. Bu transfer “olmazsa olmaz” bir transfer olmadığından, aslında yapılmaya değmezdi. Neden dedikodular göze alınmıştı? 

Şike yapılmıştır diyecek delillere sahip değiliz ama soruyoruz: Geçen sene de bunlar yaşanmışken ve Emenike’nin oynamaması hakkındaki dedikodular ve mide bulandırıcı söylentiler bu kadar yükselmişken, bu sene Emenike’yi almakta ısrar etmenin anlamı nedir? 

Bir fark yetecekken 8-0’lık skorla biten meşhur maç onlarca yıldır nasıl (Galatasaraylı olmayanlarca) sembol haline getirildiyse, Emenike transferi de bundan sonraki uzun vadeli süreçte sembol haline getirilmiştir. Fakat buna Fenerbahçe’nin kendisi sebep olmuştur. Oysa Fenerbahçe’nin adı, bundan çok daha kıymetli olmalıdır. 

3 büyüklerin adları, herşeyden kıymetlidir. Şahsi görüşüm; Cemal Nalga skandalı yaşandığında Galatasaray, takımını ligden çekmemekle nasıl hata yapmışsa, Fenerbahçe de Emenike’nin transferi konusunda hata yapmıştır. Bu olay yıllarca Fenerbahçe’nin değil, Fenerbahçelilerin başını ağrıtacaktır. Önümüzdeki yıllarda muhtemel haklı olacakları bir çok konuda bile başlarını eğecektir. En azından dik durmasını engelleyecektir. 

Ercan Güven’in bu konudaki yazısı da dikkat çekicidir: “Emenike şampiyonluğun üstündeki kalın/kaba bir perdedir ve transferi ayıplıdır. Dedikodu bu kadar ayyuka çıkınca, Fenerbahçe gibi bir kulübün “bağrına taş basıp” Emenike’den vazgeçmesi lazımdı oysa. ‘Teknik direktörümüzün transfer listesinde ilk sıraya yazdığı Emenike’yi, futbolumuzu gereksiz polemikler içine sokmamak ve büyük Fenerbahçe’yi dedikodulara muhatap etmemek için transfer etmekten vazgeçti’” şeklinde bir açıklama yakışmaz mıydı?  

Kaç milyon ederdi bu tıynet, bu asalet? Fenerbahçe’ye yakışmaz mıydı? Azıcık etik, sevgi ve güven olarak geri döneceği gibi “az tamah çok ziyan getirir” Fenerbahçe’ye.  

O “ziyan”, gelecek sezonlardaki gündelik olaylarda karşısına çıkınca, düşman arayacağına böylesi eylemlerini sorgulamalı Fenerbahçe yönetimi". (*) 

(Erman Toroğlu'nun bu konudaki yazısını buraya almadım) 

Yani.. “Herkes bize düşman” kolaycılığından ve söyleminden vazgeçilmeli, empati yapılmalıdır. 

Emenike'nin bu şekilde transferi "Emenike FB maçında bilerek oynamadı" söylentilerinin bizzat Fenerbahçe tarafından ayyuka çıkarılmasıdır.  

Demek istediğimiz şudur ki, mızrağın çuvala sığmayışının (sıkıntının) ikinci sebebi Emenike’nin transferidir ve bunu yaratan da yine Fenerbahçe’yi yönetenlerin başarıyı, dedikodulara set çekmeye ve etik duruşa tercih edişidir.  

Bu tercih de, en çok Fenerbahçelileri rahatsız etmektedir veya etmelidir. 

.......................... 

Devam edecek. 

(*) spor.milliyet.com.tr/umarim-emenike-ise-yaramaz-/spor/sporyazardetay/28.05.2011/1395781/default.htm 

 
Toplam blog
: 293
: 1063
Kayıt tarihi
: 07.11.08
 
 

Sporun bir kavgadan çok; ahlak, mücadele, eğitim, zeka ve dürüstlük olduğuna inanıyorum. Doğaya, ..