- Kategori
- Futbol
Fenerbahçe'nin büyüklüğü tartışılmaz

Bu resim google görseller bölümünden alınmıştır.
Fenerbahçe Spor Kulübü adını Türk spor tarihine altın harflerle yazdıran çok önemli bir kulübümüzdür. O’nun büyüklüğü ülke sporuna birçok yönden öncü rolü oynamasından ve diğer spor kulüpleriyle mukayesesinden ortaya çıkmaktadır. Seyircisi, tesisleşmesi, ekonomik büyüklüğü, diğer branşlarda alınan sportif başarı yönünden, rakiplerine göre bariz bir üstünlük sağlamıştır. Ezeli rakibiyle yaptığı müsabakalarda da üstünlüğü tartışılmaz. En güçsüz göründüğü sezonlarda bile Galatasaray’ı yenmesi, onu ezeli rakip olmaktan çıkarmış, aralarında oynadıkları derbi maçları sıradan bir maça dönüştürmüştür. Geçtiğimiz yıllarda basketbol, voleybol ve futbolda yaptığı yıldız oyuncu dış transferleriyle adından uluslar arası alanda sıkça söz ettirmiş, büyüklüğünü tüm dünyaya da göstermiştir. Bu yıl da Fenerbahçe kız voleybol takımı bir ilke imza atarak, Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda ikinci olarak büyüklüğünü iyice perçinlemiştir. Üstelik kız ve erkek voleybol, basketbol takımları da bu yıl, ülke içi turnuvalarda rakiplerini saf dışı bırakarak, lig ve kupada büyük bir başarı kazanmışlardır.
2009-2010 sezonunun son maçına çıkmadan önce, Fenerbahçeli taraftarlar maçı kazanarak şampiyon olmaya odaklanmıştı. Son maçı kendi sahalarında oynayacaklardı. Diğer şampiyon adayından da bir puan öndeydiler. Taraftarlar takımlarının başarılı olması için, kendilerini şampiyon olarak şartlandırmışlardı. Aynı doğrultuda davranış gösteren bazı Fenerbahçe yanlısı arkadaşım da, henüz maç başlamadan mesajlar yazarak, şampiyonluğa ve takımlarına olan inançlarını kendi aralarında dile getiriyorlardı. Taraftarlar için bundan daha doğal bir beklenti olamazdı.
Esasında futbol sezonunun son gününde, sporla ilgili bir yazı yazmayı hiç düşünmemiştim. Arkadaşlarımın resimlerime yazdıkları yorumlar, ister istemez beni de taraf olmaya zorlamıştır. Kendilerine cevap vererek, Bursaspor’un şampiyonluğu konusunda dilek ve temennilerimi açıkça dile getirdim. Sonuç hepimizin malumu olduğu üzere, benim dilek ve temennilerim doğrultusunda gerçekleşti. Arkadaşlarım adına üzüldüğümü söylemeden de geçemeyeceğim. Bir evvelki sezon Denizli’de yaptığı son maçında şampiyonluğu Galatasaray’a kendi eliyle sunmuştu. Benzer bir sonla Fenerbahçe bu sezon da aralarında dost ve arkadaşlarımın bulunduğu taraftarı üzüntüye gark etmiştir.
Ama Fenerbahçe’nin esas büyüklüğünü kimse fark etmiyor. O’nun büyüklüğü mücadeleyi sonuna kadar önde getirip, şampiyonluğu kendi eliyle rakibine ikram etmesinden kaynaklanıyor. İkram etmek büyüklüğün şanındandır. Kendi evinde yapılan ikram daha muteber olsa gerek. Fenerbahçe’nin büyüklüğü bunun için tartışılmaz.
İstanbul, 17 Mayıs 2010