- Kategori
- Futbol
Fenerbahçe’yi önce Olcan, sonra Volkan Demirel kurtardı!

Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadyumu, Galatasaray maçlarında farklı bir havaya bürünür. Taraftar için Galatasaray yenmek, futbolda zevklerin en büyüğüdür. Kuşkusuz bunun tersi de Galatasaray taraftarı için geçerlidir. İki takım arasındaki maçlar, galibiyet varsa, sorunları erteleyen/ donduran maçlar olur.
Ya Trabzonspor maçları için nasıl bir havaya bürünür?
Bu hava, Trabzonspor’un 1996’da Avni Aker’de Fenerbahçe’ye yenilmesi, o yıl şampiyonluğu kaçırmasından sonra, hafif deyişle, “rövanş alma”ya dönüştürüldü. O “rövanş”, Bursaspor’a şampiyonluk yolunu açan 2009-2010 sezonun son maçında Saracoğlu’nda berabere kalınarak Fenerbahçe’den alınmış oldu.
Öyle sanıldı!
Gel gör ki, sonraki sezon, "gol averajı”yla şampiyonluk Fenerbahçe’nin olunca.... Ve 3 Temmuz süreciyle Kupa Fenerbahçe’de, şampiyonluğun getirisi Trabzonspor’da kalınca... Trabzonspor “Kupamı isterim!” diye tutturdu. Sonra, “Kupa kalsın, bizi 2010-2011 Sezonu Şampiyonu ilan edin.” dendi. Bu da TFF’den dönünce, Trabzonspor yönetimi çözümü buldu:
“2010-2011 Sezonu Şampiyonu!..”
“Şampiyon takımımız!”
*****
Trabzonspor, Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadyumu’na gelir gider, 3 puansız gider/di. Yıllardır galibiyeti yok; yine olmadı. Ama bir beraberliği var ki bütün galibiyetlere değer. Dedik ya, o beraberlik kendine değil, Bursaspor’a yaramıştı.
Trabzonspor, Saracoğlu'na bu kez yenmek düşüncesiyle gelmişti. Bu, daha ilk dakikalarda görüldü, maç boyunca sürdü. Maçı alırsa şampiyon olacakmış gibi oynadı.
Ama...
Olcan, Fenerbahçe’yi kurtaran futbolcu oldu. Olcan’ın kaçırdıkları, maçın skorunu etkiledi diyebiliriz. Olcan, o kadar kötü vuruşlar yaptı ki...
Fenerbahçe, kanatları denedi, göbekten/ ortadan geliştirdiği ataklarla etkili olmaya çalıştı. Sow, uzun atılan paslarla gol aradı. Ama Trabzonspor defansı, fırsatları fırsat olmaktan çıkardı.
Fenerbahçe, “gamsız kişiler” gibiydi; işi ağırdan alıyordu. Solda başlayan Stoch, geriye yardım etmeye çalıştı, bazen ortaya kaydı. Zaman zaman maçı seyretti.
Alex çabaladı, ama gol atamadı; bir şutu direkten döndü.
Meireles'in vuruşu da, önce direğe çarptı, sonra direğin üzerinden kaydı gitti.
*****
Maçın tek eksiği golün/ gollerin olmayışıydı.
İlk yarıda akıllarda kalan her iki kale direğinde patlayan şutlar, Zokora’nın Alex’e yaptığı faul... Neyse ki, Fırat Aydınus, Zokora’ya göz yummadı.
Trabzonspor, Kadıköy’e eksik gelmişti, ama bu eksikliği hiç de aratmadı. Gol atamadı, yemedi de...
Fenerbahçe, taraftarını bir kez daha eve “boynu bükük” gönderdi.
Fenerbahçe kötü mü oynadı?
Buna "Evet" ya da "Hayır" demek yerine, taraftarın beklentisinin boşa çıkarıldığını söylemek daha yerinde olur.
Volkan Demirel, "İyi oynadık" diyor.
Doğru, Volkan Demirel iyi oynadı; arkadaşları da yakaladıklarını değerlendiremedi.
Fenerbahçe taraftarı "sabreden derviş" durumunda.
http://www.facebook.com/turgutcelik