Feshane Giresun / Kültür - Sanat / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mayıs '12

 
Kategori
Kültür - Sanat
 

Feshane Giresun

Feshane Giresun
 

Bu yıl Giresun Feshane günleri 18-19-20 Mayıs'da büyük bir çoşkuyla yapıldı. Muhteşem bir görsellik, harika bir kültür sergisiydi. Benim de Cumartesi İstanbul'da olduğum güne denk gelmesi tamamen bir rastlantıydı. Orada bulunup da bir Giresun'lu olarak katılmamam büyük bir kayıp olurdu.

Cumartesi Feshanede hınca hınc bir kalabalık vardı. Arabayla gelenkerin işi hayli zordu büyük bir park sorunu yaşanıyordu. Bütün İstanbul burada mı diye düşünmekten kendimi alamadım. Daha İçeri girer girmez kendimi memlekete ayak basmış gibi hissettim. Bütün bürokratları, bütün siyasileri,bütün iş adamları herkes bir bütündü. Güzel bir birliktelik, beraberlik, bütünlük sözkonusuydu. Güzel insanlarım cıvıl cıvıl, hareketli, kıpır kıpır, sıcacık hepsi memleket, hepsi hasretti. Adım attığım her yerde bir tanıdık gördüm. Yirmi yıldır görmediğim arkadaşlarımla kucaklaşma fırsatı buldum. Benim için en güzel tarafı buydu kucaklamak yüreğine yakın olanları.

Güçlükle de  olsa bütün standları görmeyi başardım. Stadlar yan yana dizilmişlerdi tıbkı sahilde ilçelerin dizilişi gibi. Aralarında birkaç kilometre değilde birkaç adım vardı sadece. Giresun'lumun misafirperverliği de alkışı hakediyordu. Görele standında  ALİ DİLLİ beyi gördüm. Şiir dinletisini kaçırmıştım ama kendisiyle tanışma konuşma fırsatı yakaladığım için çok sevindim. Yeni kitabının tanıtımınıda yapıyordu. İmzalatabilmek şansı ile mutlu oldum. Bu benim için bizim yöresel tatlarımızı tatmaktan daha güzeldi.

10-15 dakika standın yanında kaldığımda üzülerek farkettim ki hiç kimse kitaplarla ilgilenmiyordu.

Halbuki Mehmet Emin Yurdakul "Şairleri haykırmayan bir millet, sevdikleri toprak olmuş öksüz çocuk gibidir" diyerek  şiirlerin önemini, şairlerin değerini ne güzel ifade etmiştir. Onlardır sesimizi duyuran,onlardır duygularımızı haykıran. Söz sazla buluştuğunda şarkı olur herkes söyler. İçli içli okursun dağ taş inler. Tekrar üzülerek belirtmek isterim ki benim Giresun'umun tek bir eksiği vardı Bilimin, sanatın, edebiyatın çok uzağındaydılar. Keşke keşke dedim "Şu yiyecek standındaki kalabalığın üçte biri buraya gelse" nafile.

Kitap çok güzel. Yüzyirmi sayfalık içinde okuyunca içimize işleyen sözler var. Kapağını ismiyle bütünleşen bir görsellikte yapmışlar. "AŞKI AYAĞINA GETİRDİM" Okunmaya değer. Kur'an-ı Kerim'le gelen ilk emir"ikra" Oku!... okuyalım. Kitapları sevelim, yazarları alkışlayalım, emeklere saygı duyalım. Sanatcılarımıza sahip çıkalım.

Ben Ankara'dan dudağımda gülümseme, ağzımda nefis bir tatla "Feshane Giresun'u" kaleme aldım. Emeği geçen herkese teşekkür ediyor ve yürekten kocaman kocaman kutluyorum.

Seneye de görmek umuduyla... 

 

 

 

 
Toplam blog
: 10
: 371
Kayıt tarihi
: 21.05.12
 
 

Sonbaharın ilk ayında yapraklar sararmaya başlarken,karadenizin hırçın dalgaları yağmurla heybetl..