​ Fevkalanın fevkinin de fevkinde olan insanlar / Kişisel Gelişim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Nisan '13

 
Kategori
Kişisel Gelişim
 

Fevkalanın fevkinin de fevkinde olan insanlar

Fevkalanın fevkinin de fevkinde olan insanlar
 

Dünyanın varoluşuyla beraber, dünyaya yön veren şahsiyetler her zaman olmuştur. İnsan yaşantısının her alanda kendini gösteren, kabul ettiren; çoğu kez söylemlerinden dolayı çeşitli badireler atlatan, insanım diyen bazı zevatları rahatsız eden menkıbeler, kıssadan hisseler, nasihat alınacak çok gerçekler, bugün günümüzde dahi halen insan yaşantısına yön verebilmektedir.

Büyük şahsiyetlerin hayatlarından, yaptıklarından ve söylediklerinden bahseden ve yüzyıllardır anlatılagelen deyişler, birçok kişinin hayatına yön vermiştir. Doğrudan söylendiğinde de insanları rahatsız edebilecek bazı doğru söylemler, en basit, doğru, keskin ve sempatik hâliyle bizlere sunulmaktadır.

İnsanların duymaktan veya görmekten çekindiği çıplak gerçekleri, en güzel şekilde gerek yazılı, gerekse sözlü olarak bizleri etkisi altına alırlar ve büyük bir haz alıp mutlu olmamızı sağlarlar. Yüzyıllardır, zamanından söylenmiş olup günümüze kadar gelen bazı söylemler; Anadolu’da şehir şehir, köy köy gezip insanlara nasihat vermekte, herkesi iyiye ve güzele, doğruya sevk etmektedir. Kimi zaman bir hikâye, kimi zaman bir menkıbe, kimi zaman kıssadan hisse, kimi zaman masal, kimi zaman başka bir şey olarak karşımıza çıkmaktadır.

Şimdi okullarda öğretmenler bile, eğitim-öğretim kapsamında çocuklara dersleri iyi anlatmak ve öğretmek, unutturmamak adına, en etkili bilgiyi sunarken dahi çeşitli şahsiyetlerin hikâyelerinden destek alıyorlar. Radyo, televizyonların çeşitli programlarında bile tarihî hikâyeler anlatarak, verilen bilginin etkileyici ve kalıcı olmasına çalışıyorlar. Bütün öğretmenlerinin sınıfta bu performansla ve teknikle hikâyelerden ve etkili sözlerden faydalanarak ders anlattığını düşünün, dersini sevmeyen öğrenci kalır mı caba?

Çocukları beyinlerine bilgi yerleştirmenin en kolay ve etkili yolu ve yöntemi, öğrenme kalıcılığı açısından en büyük etkisi, hikâyelerin arasına gizlenmiş bilgiler olduğu kanaatindeyim.

Hemen herkes, onlarca konferansa, kursa, panel veya seminere katılmıştır. Dikkatinizi çekti mi bilmiyorum. Bir düşünün bakalım, o anları bir tahayyül edin. Şayet konuşmacı teoriden bahsettiğinde ya da kitabi bilgiler sunduğunda dinleyenlerin sıkıldığını, hemen homurdanmaların olduğunu, başka şeylerle uğraştığına şahitlik edersiniz. Görürsünüz. Hâlbuki aynı konuşmacı, yaşanmış/yaşadığı basit bir hikâyeyi anlattığında; dinleyenleri birden ele geçirip tahakkümü altına almaktadır. Bunu en güzel stand-up’ çılar çok güzel uygularlar.  Herkes hikâyenin sonunu ya da bir sonraki gelecek sunuyu merak ettikleri için, ilgiyle dinlendiğini görürsünüz.

İster öğretmen olsun, ister anne-baba olsun, ister amir, yönetici olsun, ister herhangi bir konferans veren bir hatip olsun, liderlerin yaptığı konuşmalar olsun; eğer söylenilmek istediklerinizi bir hikâyenin içine gizlerseniz, inanın daha çok kalıcı ve etkileyici olduğu kaçınılmaz olacaktır.

Konuşmayı yapan, deneyen herkes için geçerlidir bu söylenenler.

Özellikle doğru, sade ve açık yapılan her konuşmada doğru söylenmesinin faziletlerinden bahseden, tarihe mal şahsiyetlerin hikâyelerinden, hayatlarından kesitler, hikâyelerle alıntılanarak anlatmak daha elzem bir hal almaktadır.

İnsanlar özellikle çocuklar artık, sıradan, kalıplaşmış, sıradanlaşmış söylemlerle karşılaşmak ve dinlemek istemiyor. Hele emrivaki söylemler, tamamen etkisini kaybetmiş durumda.

Artık insanlar sıradan, klişe söylemlerle uyutulmak için değil; uyandıran, harekete geçiren, kendini bulabilecekleri, farkındalıklarının farkına varacakları, “fevkalanın fevkinin de fevkinde” (Bülent Ersoy çok kullanır) olan, özellikle önemli ve tarihe mal olmuş veya olabilecek insanların söylemleriyle arzu edilen bir yaşam sunmamız gerekiyor.

 

Kerim BAYDAK        

kbaydak61-artan@hotmail.com

 

 

 
Toplam blog
: 1022
: 214
Kayıt tarihi
: 06.11.12
 
 

Kerim BAYDAK 01.01.1961  ADIYAMAN  doğumlu.. 2003 yılında Anadolu Üniversitesi  İşletme Fakultesi..