Fifa vs. pes - (Mücadelenin tarihsel gelişimi) / Teknoloji / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Temmuz '17

 
Kategori
Teknoloji
 

Fifa vs. pes - (Mücadelenin tarihsel gelişimi)

Fifa vs. pes - (Mücadelenin tarihsel gelişimi)
 

Öylesine güzel futbol oyunları vardı ki ilk gördüğümüzde ağzımız açık kalır, oynayanı seyreder, belki oynamaya ilk başta cesaret edemez veyahut sıra gelmezdi. Geçmişe döndüğümde cümle böyle bir gelişimle kuruluyor fakat şöyle bir anlam çıkıyor, eskiden futbol oyunları çok daha iyiydi. Daha iyi değildi sadece hayran bırakıyordu. Teknolojinin ilerlemesi, 3 boyut kavramının girmesi, yeniliklerle sürekli gelişti de.

Yukarıda bahsettiğim sahnenin yaşandığı yer atari salonu diye tabir ettiğimiz mekânlardı. Hatırlayanlar hatırlayacaktır. Konsollar güçlenmemişti. Nintendo NES ve türevleri konsollar mevcuttu. Adı SOCCER olan basit bir oyunu bile oynarken keyif alırdık ve bir de ATARİ Salonlarında elimizdekilerin çok çok üstündeki yapımlarla karşılaşır, zorluğunu aşana kadar jeton harcar veya pes eder sadece seyrederdik. Aklıma tonlarca hatıra geliyor bu oyunlarla ilgili ama uzatmak niyetinde değilim. Bir tane örnek vereceğim, futbol oyununda Türkiye Milli Takımı’nın seçildiğini ilk gördüğümde “Vay be, Türkiye’yi bile oyuna eklemişler, nasıl bir detay…” dediğimi hatırlıyorum. Yıllar değil on yıllar geçti aradan ve piyasada kalan belli başlı iki futbol oyunu Türkçeleştirilmiş haliyle çıkar vaziyete geldi. Yazıda da o iki futbol oyunuyla nasıl tanıştığımızı ve tarihsel gelişimini hafızam yettiğince aktarmaya çalışacağım.

Ev konsollarının şahsım ve arkadaşlarım adına altın dönemini yaşıyorduk sanırsam ortaokul yıllarımız. SEGA Megadrive konsolunda sıyrılmaya başlamıştı aslında bu iki futbol olarak gelişmemiş ama oyunları zamanla tekeli haline alan iki farklı ülkenin yapımları. Amerika ve Japonya firmaları, futbolla iç içe olan diğer ülkeleri geride bırakarak rekabete o yıllarda tutuştular. EA Sports firması Fifa lisansını alarak sahayı çaprazdan gören bir açıyla oyunlarını çıkarmaya başlarken Japon KONAMİ firmasının International Superstar Soccer oyunu elimizdeki konsollar adına ilgi çekici bir çıkış yapıyordu. 1996-1997 yıllarında Windows sisteminin çıkmasıyla PC kullanıcılığının yaş ortalaması sürekli düşerken kartuşlarla çalışan konsolların yerini CD tabanlı nispeten gelişmiş markalar almaktaydı. Bundan sonrasında Fifa 97 ile 3D geçişi sağlanırken EA Sports firması asıl darbeyi Dünya Kupası markasını yanına alarak Fifa 98’de vuracaktı. Yapay adamlar yerine biraz daha insansı grafiklere sahip oyun PC sahibi şanslı arkadaşları tatmin etti.

Lisans haklarıyla mı çözüldü her şey bilemiyorum ama EA Sports Fifa ismiyle oyun yapmaya başladığında piyasadaki futbol oyunları birer ikişer döküldüler. Fifa 99 PC almadan edindiğim ilk orijinal oyundu. Akrabalarımda oynamak için o zamanın parasıyla 7,5 TL vermiştim, 7,5 milyon yani altı sıfırlı haliyle. (iyi paraydı) Neden vermiştim çünkü içerisinde Galatasaray ve Ali Sami Yen Stadı bulunuyordu ki kulüp takımları oyuna dâhil olmaya başlıyordu. Stadyum hiç benzemiyordu, GS de idare ederdi ama Atari salonunda Türk Milli Takımı’nı görüp şok olan bir nesil için fazlaydı bile. O sene PC edindim, çıktığı gibi bir sonraki Fifa 2000‘i aldım ama bu sefer tüm Türk takımları varken GS mevcut değildi. Futbolcular daha bir inceltilmiş, düzenlenmiş, robotluktan kısmen arındırılmıştı. Fifa 2001 çıkmadan yaklaşık 1,5 mb boyutundaki bir videosunu internetten indirmek için 15dk beklediğimi hatırlıyorum, şimdinin 1sn sine tekabül ediyor. Günümüzde söylemek tuhaf olacak ama Fifa 2001’de bir devrimsel gelişme bulunmaktaydı, gerçek formalar… Eskiden sadece formanın renkleri ve şekli verilirken artık arma ve reklamları içermekteydi ki bu da inanılmazdı. Türkiye Ligi gitmiş geçilen senenin UEFA Kupası ve Süper Kupasını kazanan GS geri dönmüştü. O sene üniversite sınavlarına hazırlandığımdan öyle canını çıkartırcasına oynayamamıştım ama eğlenceliydi.

Ve yıl 2002‘ye geldiğinde işlerin seyrinin değişme zamanı geliyordu.  Üniversite’ye girmiştim, evimden uzaktım, Fifa 2002’yi oynayacak bir bilgisayarım yanımda yoktu ama deneyimlemem lazımdı. Bir internet Cafe’ye özel olarak gidip oyunu açtığımda aynı tadı alamadım. Pas sistemi değişmiş, şiddeti ayarlanan bir şekle gelmişti ama kullanışsızdı, oyuna hâkim olamıyordu fakat en önemlisi arkadaşımın Playstation 1 konsolundan (O zamanlar 1 diye ifade edilmiyordu) Winning Eleven oynamıştım. Onu oynadıktan sonra Fifa oyunu hayli yavan geliyordu. Bir şeyler yavaş yavaş değişim göstermeye başlamıştı. Neydi peki Konami’nin oyununu bambaşka yapan özellikler? En çok aklımda kalanlar gerçekçi oyun hâkimiyeti ve ara pas tuşunun bulunmasıydı diyebilirim. Sahada hazırlık pasları daha mantıklıydı, langırt oynuyor hissi vermiyordu, sahaya yayılabiliyorduk ve eğlenceliydi. Arkadaşımdan konsolunu satın aldığımda geçişimi tamamlamıştım. Fifa efsanesi zihnimde son bulurken adı zamanla Winning Eleven’dan Pro Evulation Soccer’a geçen PES ve türevlerine merhaba deme vaktiydi.

Fifa gibi yıl yıl anlatamayacağım çünkü PES serisi öncesinde sadece PlayStation konsolunda var olduğundan evdeki PS1 ‘de ve o senelerde piyasaya sunulan PS2 konsolunda, salonlarda oynadık yıllarca. Her yıl aşağı yukarı aynı değişikliği yapsalar da Fifa’yı tahtından etmişlerdi. Bir sene oyun yavaşlıyor, diğer sene hızlanıyordu. Bir ara acaba mekanik olarak iki önceki senenin oyununu mu piyasaya sürüyorlar diye aklımdan geçirmedim değil. PES serileri 2,3,4 şeklinde ilerlerken isimleri yıllarla ifade edilmeye başladı, o sırada üniversite bitti, askerlik dönemi başladı, yeni bir PC almıştım ve PES artık PC’de de vardı, güzel zamanlardı. Her sene çıktı, biz de oynadık taa ki 2009-2010 yıllarına kadar. Bu yıllar dediysem sonrasında da oynamaya devam ettim. Fifa’da bariz gelişmeler vardı, daha gerçekçiydi, hareketler gelişmişti gelgelelim yıllardır oynandığım PES’in yerini tutamıyordu kendi adıma. PS3 devri yine PES ile geçecekti. Sıkılmadan oynadım, arada Fifa’ya baktım, gelişiyordu ama oynanışı PES kadar alışıldık ve rahat değildi. Pek çok kişinin Fifa’ya geçtiğini duyuyor, takip ediyor ve ihanetlerini sindiremiyordum.  Nasıl yılların kıralı unutulabilirdi. Bu sırada 2009 senesinin sonunda evlenmiştim. Oyunlar eskisi gibi zamanımın tamamını almasa da hobim olmaya devam ediyordu.

2013 yılında insanlara sinirlendiğim olay başıma geldi hem de PES in en güzel oyununu çıkardığı senede. Tüm sene bayıla bayıla PES 2013 oynamanın ardından Fİfa’ya öylesine bir bakmış, biraz zorlamaya karar vermiştim ve takılıp kaldım. Daha estetik hareketleri vardı, adamlar robot gibi değildi, oyun çok daha akıcıydı, tam beceremiyordum ama oynamak istiyordum. Derken alıştım, Fifa 14’ü bekledim, aldım, oynadım ve o sene PES 2014 yenilenen sistemiyle tam bir kâbus oldu. Yeniden Fifa’ya dönmüştüm. İşler PES’in krallığına oturduğu gibi gitti. Fifa her sene devrimsel değişiklikler yapmadan yaptıklarının üstüne koydu, gelişti, kadrolar güncellendi ve devam ettik. PES tabiri caizse bir batağa saplanmıştı ve durumu düzeltmeye çalışıyordu ama birkaç sene boyunca olmadı bir türlü. Fifa beni kazanmıştı bir kere. Modlarıyla, online oyunlarıyla, akıcılığıyla bir futbol oyunundan istediklerimi veriyordu. Sahip olduğum bilgisayar eskimeye, oyunu zor çalıştırmaya başlamıştı ama arada birkaç maç atmamı engellemiyordu sene 2017 olana dek…

Evet bir dönüşüm yeniden yaşandı bu sene ki bu sefer fazla uzun sürmemişti. Yeniden PES’e transfer oldum ama biraz da zorunlu bir geçişti çünkü artık mevcut bilgisayarım Frostbite motoruna geçen Fifa’yı kaldırmıyordu demosundan denediğim kadarıyla. Zaten önceki sene pek çok özelliği kapatarak Fifa oynayabilmiştim ama artık mümkün değildi. Bu sırada PS4 edinmiştim, iki oyunun da demolarına bakmıştım ve PES beni inanılmayacak seviyede etkilemişti. Fifa oynayan birisi olarak rahatlıkla oyuna hâkim olabiliyordum, oyuncu animasyonları, grafikler harikaydı. Oynadıkça mekaniklere alıştım, PC de için edindim, hatta pek çok kişinin yapmayacağı bir şey yapıp PS4’e ikisini de aldım ama PES beni daha çok etkilemişti. Yıl boyunca PES’le vakit geçirdim. Daha oturaklıydı, daha gerçekçi, daha ayağı yerine basan adamlar vardı ama en önemlisi eskiyen bilgisayarımda çalışabiliyordu, grafiklerini PC için geliştirmemişlerdi ama oynanışı PS4 versiyonuyla aynıydı yaklaşık olarak. PS4’te uzun zamanımı almadı diğer oyunları oynarken ama PC’de hâlâ elimin altındadır. Bu arada Fifa daha mı kötüydü, hayır, sadece bir oyunun mekaniklerine alışınca diğeri biraz tuhaf geliyor. Aslında her iki oyun da oyuncuları başına bağlayabilecek seviyelerde, alışma meselesi. PES’i bu sene beğenmeme rağmen lisans sorunları çok göze batıyor, bir çaresini bulması lazım diye düşünüyorum.

2018 senesi iki oyunun da iddialı girdiği bir sene olacak, bu yıl PES’in de PC grafiklerini yükselteceği söyleniyor, muhtemelen oynanmayacak eski makinemde ama PS4 için iki oyunun da demolarını inceleyip indirim zamanını bekleyebilirim. Yorumları 2018 versiyonlarını oynadıktan sonra yapmayı tercih ederken tüm oyuncalara iyi eğlenceler diliyorum…

Yazan: Emrah SUBAŞI 

 
Toplam blog
: 16
: 2219
Kayıt tarihi
: 07.07.17
 
 

Tüm oyunseverlere merhabalar… Bir roman yazarı olarak en sevdiğim hobim hakkında yazılarımı payla..