- Kategori
- Güncel
FIKRA

Adamın biri yolda giderken gözü, yeni açılan mağazaya takılmış ve "bir gireyim bakalım neler var" demiş, girmiş mağazaya. Güler yüzlü bir tezgahtar adamı karşılamış.
Tezgahtar: Buyurun efendim, hoş geldiniz, mağazamızı tercih ettiğiniz için teşekkür ederiz. Size nasıl yardımcı olabiliriz? Ne bakmıştınız?
Adam: Merhaba. Bana eldiven lazım…
Tezgahtar: Lütfen şu bolüme geçin, oradaki tezgahtar sizinle ilgilenecek.
Adam geçmiş tarif edilen tezgaha: Merhaba. Bana eldiven lazım…
Tezgahtar: Hoş geldiniz, kışlık mi yazlık mi istiyorsunuz?
Adam: Kışlık…
Tezgahtar: Öyleyse lütfen şu bölüme geçin, oradaki tezgahtar sizinle ilgilenecek…
Adam o bölüme geçer: Merhaba, bana eldiven lazım, kışlık.
Tezgahtar: Merhaba efendim, deri mi yoksa yün mü ?
Adam cevap verir: Deri…
Tezgahtar: Öyleyse lütfen şu bölüme geçin, oradaki tezgahtar sizinle ilgilenecek…
Adam geçtiği bölümde yine sakin görünmeye çalışarak: Merhaba, bana eldiven lazım… Kışlık ve deri…
Tezgahtar: Merhaba efendim. Gerçek deri mi istiyorsunuz yoksa sahte deri mi ?
Adam artık sinirlenmeye başlamış: Gerçek deri…
Tezgahtar: Su bölüme geçin lütfen, oradaki tezgahtar sizinle ilgilenecek…
Adamın artık sinirleri iyiden iyiye gerilmiştir: Eldiven istiyorum… Kışlık ve gerçek deri …
Tezgahtar gayet sakin: Tabi, kollarınızı uzatır mısınız? Parmaklarınızı da iyice açın…
Adam denileni yapmış: Tabi, buyurun…
Tezgahtar: Yandaki bölüme geçin lütfen…
Adamın dayanacak hali kalmamış: Siz benimle dalga mi geçiyorsunuz, ben eldiven istiyorum. Verin de gideyim.
Tezgahtar yine çok sakin: Telaşlanmayın, siz gerçekten nasıl bir eldiven arıyorsanız, size en uygun eldiveni alacaksınız. Biz sizi maksimum derecede memnun edebilmek için elimizden geleni yapıyoruz. Eldiveninizin bu paltoya uygun olmasını mı istiyorsunuz?
Adam biraz da bağırarak: Evet…
Adam bir sonraki tezgahtarın yanına gider: Ben kışlık, gerçek deriden, bu paltoya uygun, bu ellere uygun, giyebileceğim bir çift eldiven istiyorum.
Tezgahtar, akıllara durgunluk verecek kadar sakinlikte: Tabi efendim. Fermuarlı mi olsun, çıtçıtlı mı?
Adam: Fermuarlı…
Tezgahtar: Su tezgahtarla görüşmeniz gerekiyor.
Tam bu sırada kapıdan içeri bir adam girer…
Bir elinde altından beton parçaları dökülen klozet, öbür elinde tuvalet duvarından birkaç parça fayans, bağırarak: İste bu benim tuvaletim, bu da tuvaletimin fayansı, kıçımı da demin size gösterdim, artik verin şu tuvalet kağıdını…
XXX
Öncelikle “Fıkra”yı her zamanki gibi gönderen dostum Şakir KARPAT’a teşekkür ederim…
Millet olarak neye ihtiyacımız olduğu belli. Gösterecek bir şeyimiz de kalmadı, her yanımızı gösterdik… Ne var ki ihtiyacımıza göre bir çareyi bize “Uyduramıyorlar” galiba…
“Uydurdular” da biz mi farkında değiliz ki?!
08 KASIM 2008