- Kategori
- Futbol
Fırat Aydınus, M.H.K. ve hakemlik

Öncelikle söze, belki klasik olacak ama hakemlerin de insan olduğunu hatırlatarak başlamak istiyorum.
Bizim ekranda pek çok açıdan görüp ayırt edemediğimiz pozisyonları saniyeler içerisinde görüp yorumlamak zorunda olmaları dolayısı ile onların da hata yapabileceğini kabul etmeliyiz.
Futbolun da bu hatalar ile heyecanlı olduğunu, sadece spor ve eğlence olduğunu ve hakemlerinde bunun bir parçası olduğunu unutmamalıyız.
Hakemlerin yaptıkları hatalar nedeniyle tehdit edilmelerini, rahatsız edilmelerini, hakarete uğramalarını asla tasvip etmiyorum.
Fakat 17.11.2012 tarihinde oynanan Eskişehir Spor – Fenerbahçe maçında hakem Fırat Aydınus’ un yaptığını basit bir hakem hatası olarak kabul etmiyorum. Mesela verdiği penaltıyı hakem hatası olarak kabul edebiliriz. Çünkü bu pozisyon bana göre penaltı olmaya bilir Fırat Bey’ e veya bir başkasına göre penaltı olabilir. Hakemlerin bu tip pozisyonda hata yapmasını anlayabilirim. Ama çıkarttığı kırmızı kartı anlayamıyorum maalesef. Ve kesinlikle verdiği kararın altında bir art niyet arıyorum. Neden mi;
- Dünya’nın neresinde ülkesinin önde gelen, yurt dışında maçlar yöneten bir hakemi emin olmadan, sırtı dönükken, tek kulağında kulaklık takılıyken ve olaya daha yakın olan yardımcı hakemi ile dördüncü hakemi herhangi bir uyarıda bulunmazken böyle bir kart çıkartır?
- Yönettiği büyük takım maçlarında; GS’a 1 kez, BJK’ a 2 kez kırmızı kart çıkartmışken Fenerbahçe’ye 8. Kez kırmızı kart çıkartması manidar değil midir?
- “Lan” kelimesi biraz argo olmasına rağmen özellikle halkımız arasında 7’ den 77’ ye kullandığımız bir kelime. Hakem bu kelimeye kırmızı kart gösterebilir belki. Ama o zaman da şu hususlar önemli;
- Sahada kendisine itiraz eden futbolcuya; “geç lan yerine” diyen hakemi maçtan kim atacak?
- “Lan” kelimesine çıkan direk kırmızı kart ile daha ağır bir küfrün aynı şekilde cezalandırılması ne kadar mantıklı?
- Fırat Aydınus’ un yönettiği diğer maçlarda bu kelime hiç mi kullanılmıyor? Kullanılıyor ise Fırat Bey neden duymuyor ya da duymazdan geliyor?
Biraz da MHK den bahsetmek istiyorum. Fırat Aydınus önceki haftanın en önemli maçında Beşiktaş – Bursa Spor maçında düdük çaldı. Bence vasatın altında bir performans gösterdi. MHK ne yaptı bu kez onu bu haftanın en önemli maçına Eskişehir – Fenerbahçe maçına atadı. Ve sonuç ortada... MHK resmen en iyi hakemlerinden birini harcadı. Keza Cüneyt Çakır’ ın da sürekli Fenerbahçe – Galatasaray maçlarına atanarak harcanmaya çalışıldığı gibi.
Hakem atamalarının neye göre yapıldığını özellikle merak ediyorum. Şurası da kesin ki bizim maçta ki performansını beğenmediğimiz hakemler gözlemcilerden iyi notlar alıyorlar. Almasalar bu kadar sık maç yönetmezler. Zaten onları gözlemleyen eski hakemlerin sahada ki performanslarını da gayet iyi hatırlıyoruz! Onun içindir ki “çıracının şahidi bozacıdır”…
Hakemliğin bir meslek dalı olmasını ve bunu icra edenlerin başka mesleklerinin olmaması taraftarıyım. Çünkü; Cüneyt Çakır ve Fırat Aydınus’ un maç trafiğini göz önüne aldığınızda ( bunun birde idman programı var ) diğer mesleklerini nasıl icra ediyorlar merak ediyorum! Bir diğer hususta, mesela Fırat Aydınus bu maçta ki yönetiminden ötürü 4 maç dinlendirildi farz edelim; başka bir mesleği olmasa mali anlamda ne yapacağı konusu. Bu da yönettikleri maça daha fazla konsantre olmalarını sağlar diye düşünüyorum. Mesela ben şuan ki işimden ötürü yapacağım hatanın bedelini ödüyorum ve benim ikinci bir iş yapma şansım yok. Hakemlerinde başka bir mesleklerinin olmaması gerekir. Tek meslekleri hakemlik olsun aldıkları ücret arttırılsın.
MHK’ nin bundan sonra ki süreçte daha dikkatli olması gerekiyor. Çünkü şuan ligin sakin dönemleri… Ligin ikinci yarısı tansiyon daha fazla artacak ve o dönem maç yönetecek kaliteli hakemlerini zor durumda bırakmayacak bir program uygulamalı. Bir hakem bu hafta Galatasaray’ ın, gelecek hafta Fenerbahçe’ nin ve sonra ki hafta Beşiktaş’ ın Trabzon’ un şeklinde peş peşe büyük takımların maçlarına verilmemeli. Bu büyük bir risk bir hakem için. Ve bazı kulüplerin ön yargısı olduğu hakemleri bu takımların önemli maçlarına verip zor durumda bırakmamalı.