- Kategori
- Balıkçılık
Flaş haber!

blog.makezine.com
Deniz göl ve akarsularımızda ki, balık popülâsyonunun yok olmasının birinci ana sebebi ve failleri bulundu! :)
Buna göre yaptığım araştırma sonucunu sizinle paylaşmaktan gurur duyuyorum!
Aşağı Akdeniz’den başlayarak Hatay, Adana, Mersin. Antalya' dan Ege’ye;
Muğla, Aydın, İzmir, Manisa, Çanakkale'den geçip yukarıya doğru, Saroz’ Körfez kıyılarını dolaşıp, Çanakkale Boğazından içeriye giriyorum.
Marmara fay hattının her iki kıyısından İstanbul Boğazına kadar olan bölümde, gördüklerime inanamayacaksınız.
İstanbul Boğazının her iki yakası evlere şenlik!
Önce Boğazdan Batı Karadeniz’e Istranca kıyılarından Yıldız dağları ve Mahya Tepelerinin gölgesinde İğneada ve Beğendik’i geçerek Bulgaristan sınırına ulaşıyorum.
Bu kez Bulgaristan sınırından geri dönüp İstanbul Boğazından Doğu Karadeniz’e yönelip, Kocaeli, Sakarya, Düzce, Zonguldak, Bartın, Kastamonu, Sinop, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin Hopa’ya kadar olan kıyı şeridini adım adım geçiyorum.
Akaryakıt takviyesi yaptıktan sonra Çoruh Nehri üzerinde ki raftingcilere selam verip Tortum Gölü üzerinden, Çıldır gölü, Aras Nehri, Murat Nehri ve ufacık göllerin üzerinden geçerek Van gölüne geldim.
Suriye sınırından Dicle Nehrini takiben Hazar Gölüne ve Keban Barajına ulaştım. Burada biraz soluklandıktan sonra Fırat Nehri üzerinden Karakaya Barajı ve oradan Atatürk Barajına geçtim.
Tekrar Suriye sınırından Ceyhan ve Seyhan Nehir’ini dolaşıp yukarıya doğru Tötürge Gölü ve oradan iç Anadolu’ya Tuz gölüne ve Kızılırmak nehrinden yukarı orta Karadeniz’e, Yeşilırmak Nehir in’den Hasan, Suat Uğurlu ve diğer küçük barajların üzerinden Gökırmak Nehir’ine ulaştım.
Küçük çaylardan, atlaya zıplaya Karadeniz kıyısından, Sapanca Gölüne ve tekrar aşağıya doğru Sakarya Nehir’ini takiben, birçok irili ufaklı barajları aşıp, Eber Gölü ve Hocanın Akşehir Gölü üzerinden aşağıya indim. Beyşehir, Eğridir ve Burdur Gölü üzerinden Dalaman Çayı ve buna müteakiben Dalyan ve Köyceğiz göllerine ulaştım.
Arada yemek ve yakıt takviyesi için duruyor ve sonra devam ediyordum.
Ege’ye paralel iç kısımdan yukarı çıkarak Bafa Gölü ve oradan Büyük Menderes Nehiri üzerinde veya kollarında ki barajları aşarak Işıklı Gölüne geldim. Karayeli peşime alarak batıya doğru uçup, Gediz Nehirine, Demirköprü Barajına ve Marmara Gölüne, oradan da tekrar Ege’ye ulaştım.
Kıyı şeridinden ayrılarak orta ve batı Karadeniz ortasına doğru Kaz dağlarının üzerinden uçarak irili ufaklı barajları aşıp, Kuş Gölü ve Ulubat Gölüne geldim.
Tekrar, kırk beş derece batıya doğru dönerek yoluma devam ettim. Kadıköy ve Karademir Barajından sonra, Ergene Nehirine, oradan Meriç Nehirine ulaştım. Yunanistan sınırını takip ederek, Bulgaristan sınırından Karadeniz’e doğru yönelince, sırasıyla Süloğlu, Kayalı ve Kırklareli barajlarını gezdim. Daha sonra, İğneada ya Rezve deresine, oradan içeriye doğru Efendi deresi üzerinden Karadeniz’e ulaştım. Karadeniz’e paralel Mert, Saka, Bulanık, Aksicim, Durusu, Terkos, Büyükçekmece ve Küçükçekmece göllerini aşarak evime döndüm.
Trakya’da ve Anadolu’da birçok yerde olduğu gibi küçük çay, dere, göl ve barajlarım hepsini yazamadım ama oralarını unutmuş değilim! Bu yolculuğumda gördüklerimi size aşağıda resimlerle sunuyorum. İşte Türkiye’de balıkların yok olmasına sebep olan failler!
Trol, Tırıvırı, kaçak avcılık, ağ vs. Onların hiç suçu yok (!) suçlu oltacılar; aha bunlar.
Ben ve dostlarım...
SUÇ ALETLERİ!