- Kategori
- Voleybol
Fransa'ya ikinci darbe...

Ankaradaki voleybol ziyafetinin 2. ve son gününde biraz içim buruk izledim son maçı. İnanın hiç dönesim gelmedi. Aylarca hergün maç olsa Ankara'da kalmaya razıydım. Bugünkü maçın biraz daha çekişmesiz gececegini düşünmüştüm. Ama hiçte öyle olmadı. 2 gün üst üste oynamak oyuncuları yorar diye bir düşünce oluşmuştu kafamda. Aslında Sultanlar maça dünkü kadar iyi başlamayınca Fransızlarında iştahı kabarmış olacak ki bugün biraz daha istekli ve arzulu oynadılar.
İlk sete yaptıgımız basit hatalarla ve manset cıkarmakta zorlanmakla başlayınca Fransa gayet rahat bir başlangıc yapmıs oldu. Neslihanın 1. setteki performansı hiç iç açıcı gözükmedi. Bugün sanırım ne zaman ne yapacagını anlayamadık. Bloklara takılmaya baslayınca klasik paralel plaselerini yaptı ama Fransızlar bunu iyi analiz etmiş olacak ki bu plaseler pek etkili olamadı. Neşvenin düne göre performansı biraz daha düşüktü. Buda savunmadaki direnci kırmış olmalı. İlk seti 25 - 20 lik bir skorla önde kapatmayı başardık.
İkinci sette ise Gülden şov başladı. Adeta yere top değdirmemeye yemin etmiş biri gibi oynadı. Bu kız gercekten yetiştirdigimiz en iyi libero. Genelde standartların üstünde oynuyor. Ama bazı maclar oluyor ki parmak ısırtıyor. İnanılmaz toplar cıkartıp sayıyı rakip takım alsa da ayaga kaldırıp kendini alkıslatıyor. Eczacıbaşı - Fenerbahçe serisinde bir yazımda liberonun takıma ne kadar etki ettigi konusuna deginmiştim, bunu bir kez daha gördük sanırım.Duygu düne göre savunmada biraz daha etkiliydi. Ama hucümda yine zamanlama hatalarını görmek üzücü oldu. Ama ona rağmen rahat bir seti daha 25 - 17 önde kapatmış olduk.
Üçüncü ve son set çok büyük bir çekişmeye sahne oldu. 2 macın en çekişmeli seti olarak hafızalara kazındı desem yeridir. Tabi bunu birazda yorgunluğa bağlamak gerekir. Neredeyse hiç oyuncu değişikliği yapmadan, kenardaki oyunculara bakmadan maç bitirdik. En azından gününden olmayan Neslihanın yerine kenarda dünkü performansından sonra oynamak için yanıp tutuşan Polen kullanılabilirdi diye düşünüyorum. Setin son bölümüne 24 - 21 önde girmiştik. Bu andan itibaren takımımız Rybaczewski'nin servis serisini bir türlü kıramadı. Setin son bölümleri çok büyük bir heyecana sahne olsa da 27 - 25 kazanarak Fransaya karşı 2 de 2 yapmış olduk.
Ankarada geçen 2 günün ardından inanılmaz keyifli dakikalar, anlar yaşadım. İzlediğim 4 maçıda kazanmak keyif verici oldu. Gelen az saydaki seyircide Milli Takımımızı gerçekten iyi destekledi diye düşünüyorum. Ama voleybola ilginin artmasını istemek çok büyük bir istek olmaz sanırım. Bu kadar başarı varken, Avrupa kupaları gelirken, takımlarımız en kötü Avrupa kupalarında dörtlü finaller görürken ve dünya takımlarının hayal bile edemeyeceği isimler Türkiyeye gelirken bu ilgi az diye düşünüyorum. Son sözü Naz'a ayırmak istiyorum. Geçen sezon Eczacıbaşında onu yıpratma politikası uygulandı. Ama görüyorum ki başarılı olamamışlar. Naz onlardan daha güçlü çıktı. Yeni sezona çok güleryüzlü, neşeli ve zeki Naz olarak yeniden karşımıza çıktı. Bugünkü maçta bir ara bocalama yaşadı. 2 topta önce Neşveyi sonrada Sedayı zamanlama hatalarına itti. Ama o kadar kusur kadı kızındada olur. Başarılarının devamı dilekleriyle. Amasyada görüşmek üzere... Saygılarımla...
Metin Timur TÜFEKÇİLER
tanisyarielf@gmail.com
Evladıma miras bu sevda...!!!