- Kategori
- Deneme
Frida Kahlo
Bir kadın
Ama o bir evye önü değil, tuval önü kadını. Elinde fırça, fırçaya tutunmuş boyaları ile.
İçen, seven, sevişen, korkunç beden acısına rağmen varoluşunu yatakta bırakmayan biri o.
Zamanı resmederek durduran, zamandan, resmederek intikam alan çelik korseli kadın, Frida.
Kısalmış bir ayağıyla, uzun elbiselerin altına saklanmış orantısız topuklu ayakkabıları ile, topallığına inat hayatla valsler yapan bir Meksika'lı.
Bebeğinin bile o yaralı bedenine tutunamadığı, Diego'suna kendini yettiremediği bir dişi varlık.
47 yaşa sığdırılmış 32 zamanlı ameliyat.
Buna rağmen onlarca sevgili onlarca refakatçi.
Tablolarını senin yaptığın mesafeden görebilmiş olmak, bu hayatta aldığım doyumsuz tatlardan biriydi. Adeta tahta iskemlende yanına ilişmiş, yattığın yatağın kenarına uzanmış, ızdırabına fırça ile tuvali şahit edişini izlemiştim.
Hayatta; çok az insanın gücüne hayran kalmışımdır.
Kırık omurgalı kadın ben sana, gösterdiğin yaşam azmine hayran kaldım.
Bence toprağın bedenine borcu var. Giderken, vasiyetine not düştüğün ''umarım bir daha gelmem'' sözünü geri al ne olur.
Tekrar sunulmalı bu yaşam çünkü sana, tekrar getirtilmelisin hayata. Ödemeli toprak ana, 'sağlıklı yaşam' borcunu sana, artanıyla kalanıyla.
Kırılmasın o gelişinde vücudun.
Neşterlenmesin bedenin.
Kesilmesin dizinden bacağın.
Dikişler nakış gibi işlenmesin beyaz tenine.
Geldiğinde geri, hiç bırakmamış gibi aşina olsun, fırçaların o tahta sapları eline.
Sende acı değmemiş tonlardan yap bu sefer o muhteşem resimlerini.
Sev sen yine Diego'yu, Trotsky'yi, Meksika'yı ve tabi Cinzano'yu.
Yine söyle sokaklarda korkusuzca devrim şarkılarını.
Yumruğun hiç düşmesin yanına. Özgürlükle pekişsin yine o güzel adın Frida.
Gene meyveleri çiz ama lütfen bu sefer dalında.
Her bir rengiyle, tabiatı taşı tuvallerine.
Ve çok yaşa sen o gelişinde Frida çok yaşa.
Dirilsin kainat, şahlansın tüm renkler ve hepsi bir ağızdan haykırsın; çok yaşa Frida
Viva Frida
Viva Frida