​ Füze savunma sistemleri ve Türkiye… / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Eylül '09

 
Kategori
Güncel
 

Füze savunma sistemleri ve Türkiye…

Füze savunma sistemleri ve Türkiye…
 

Amerikan senatosundan Türkiyeye füze savunma sistemleri satışı geçer geçmez yeni bir siyasi ve askeri tartışma başladı. Önümüzdeki günlerde de devam edecek. Zaten böylesi önemli bir konuda gerekli tarışmalar yapılmalıdır. Bir iki satırla bizde bu tartışmaya katılalım.

Dünyadaki silahlanmanın gidişatına göre ülkelerin savunma stratejileri de her gün farklılaşıyor. Günümüzde caydırıcı güç olmanın yolu göklere hakim olmaktan geçiyor. Atatürk’ün “istikbal göklerdedir” sözü ne kadar ileri görüşlü olduğunu gösteriyor.

Göklerde ısı yayarak uçan tehlikeye karşı oluşturulan sisteme füze savunma sistemleri diyoruz. Kaynayan, ve gündemden en az 100 yıl daha düşmeyecek olan orta doğuda her ülkenin cadırıcı gücü olması bir anlamda sıcak çatışmaları önleyecektir.

Komşularımıza baktığımızda, hemen hepsinin balistik ve anti balistik füzelere sahip olduklarını görüyoruz. Bunlardan Rusyanın ve İranın (Şahap füzeleri) dışındakilerin elinde kısa ve orta menzilli füzeler var. TSK envanterinde halen uzun menzilli füze ve hava savunma sistemi ise bulunmuyor. Türkiye, halen kısa menzilli hava savunma ihtiyacını Rapier ve kaideye monteli Stinger füze bataryalarıyla, orta menzilli hava savunma ihtiyacını ise modernize edilmiş I-Hawk füze sistemleri ile karşılıyor.

Türkiye'nin uzun menzilli hava ve füze savunma sistemi ihtiyacı ilk olarak ABD’nin Irak’a yönelik 1991 ve 2003 yıllarındaki harekatları sırasında ortaya çıktı. Harekat dönemlerinde NATO kendi imkanlarını seferber ederek Türkiye'ye Patriot sistemleri gönderdi. Irak'ın Scud füzelerine karşı güvenliği de Patriot füze sistemleri sağladı.. Etki alanları 300 km. yi geçmiyor.

Füze savunma sistemleri esas itibarı ile üç şekilde atılmış füzeyi yakalayıp imha ediyor. Bunlar kabaca,

1- Atılır atılmaz,

2- Atmosfer dışında seyir halinde iken,

3- Düşüş aşamasında,

Bunlar göz önüne alındığında TSKnın fiyatı yaklaşık bir milyar doları bulan dört batarya istemesi anlamlıdır. Bu sistemlerle ülkenin doğusundan ve güneyinden gelecek tehditleri hatta Yunanistandan olası tehditleri önleyecektir. Günümüz dünya ve Türkiye politikalarına baktığımızda uzaktan bir füze tehditi görülmüyor. Tabii biz ABDnin ileri karakolu gibi hareket etmezsek. ABD, İranı veya başka bir ülkeyi kendine ve müttefiklerine tehdit olarak görüyorsa, özellikle bu konuda İran ön plana çıkıyorsa, bahsi geçen yedi milyar dolara maal olacak sistemleri ülkemizin doğusunda konuşlandırabilir. Bunlar saldırı amaçlı olmadığı için caydırıcı gücü, getirmesi olası risklerden çok daha fazladır. Ancak bunun maliyetine biz değil bu sistemden yararlanacaklar katlanmalıdır.

******

Konunun bir de başka yönü var ki, bizim için o daha önemli. Biz her şeyi çabuk unutuyor ve hesap sormuyoruz. Yani sorunlarımıza halk olarak sahip çıkmıyoruz. Atatürk zamanında uçak sanayiinin temelleri atılmış, belirli bir ilerleme de kaydedilmişti. Uçak sanayiimizi ülkeden kazıyıp atanlara müsaade ettik. Sahip çıkmadık. Hesap sormadık. Bu gün göklerimizde gezen her şey için başkalarına muhtacız. Adı geçen sistemlerde ise alternatifler, İsrail, Çin ve Rusya. Bu üç isme bakınca benim içim acıyor. Sizlerin de acıyordur sanırım.

İki kutuplu dünyada, ileri karokol olduğumuzdan ordumuz güçlendirildi. Bu gün ise durum tamamen tersine. Ordumuzu güçlendirmemiz için bize destek olan ülkeler elbirliği ile ordumuzu küçültmeye, zayıflatmaya uğraşıyor.

Alınması düşünülen sistemlerin borcu bitmeden geçerli caydırıcılığının geçmiyeceğini kimse taahhüt edemez. Zira her alanda teknoloji olağan üstü bir hızla ilerliyor. Bu nedenle ordumuzun ihtiyaçlarının ne pahasına olursa olsun kendimiz tarafından karşılanmasında yarar vardır.

Pazar, 27/9/2009

 
Toplam blog
: 1508
: 1688
Kayıt tarihi
: 16.07.08
 
 

Yetmişiki yaşında iki çocuk ve iki torun sahibi bir erkeğim.. Lise mezunuyum. Uzun yıllar esnaflı..