- Kategori
- Futbol
Galatasaray, Kadıköy'e yaralı gidiyor: 4-2

Ankaragücü Teknik Direktör'ü Ümit Özat, maç öncesi verdiği demeçle, takımının oyun anlayışını ortaya koydu:
"Kapanmayacağız, İstanbul'a puan almaya geldik."
Maç başladığında gördük ki, Ümit Özat’ın amacı "üç puan" almakmış.
Ankaragücü, daha ilk dakikada bulduğu golle, atak futbol oynayacağını gösterdi. Ümit Özat, Galatasaray'ın savunmada açık vereceğini düşünmüş olmalı ki, ani ataklarla, İstanbul'a hem futbol oynamaya, hem de galibiyet için gelmiş.
Galatasaray, özellikle ikinci yarıda, az da, geride olmanın etkisiyle, savunmayı orta çizgiye taşıdı. Bu da Ankaragücü’nün işi kolaylaştırdı. Ani, ama bilinçlii ataklar, Galatasaray kalesi için hep tehlike oluşturdu.
Ankaragücü, topa sahip olmayı, oyun tarzı olarak benimsemişti. “Top, daha çok bizde kalsın” anlayışı vardı. Kaleci Özden’in topu elle oyun sokması bunun bir göstergesiydi.
Baros, iki gol atmasına karşın, ileride beklediği/ istediği topları bir türlü alamadı. Bunun için de, zaman zaman kenara geldi, top taşımak istedi.
Galatasaray’da kaleci sorunu sürüyor.
Kaleci Ufuk, 3. golde yapması gerekeni, 4. gole giden oyuncunun önündeki topa, ceza alanı dışında müdahale ederek doğrudan kırmızı kart gördü.
Kaleci Ufuk, haftaya Kadıköy’de, Fenerbahçe maçında yok.
Ayhan da, sanki, Fenerbahçe'ye maçı gitmek istemiyordu. İkinci sarı karttan kırmızı kart görmek için çabalaması, bende böyle bir izlenim uyandı. Ama hakem, Ayhan'a ikinci sarı kartı göstermedi.
Galatasaray, bu savunması, etkili top çıkmayan orta sahası ile, eğer önlem alınmazsa, taraftarını daha çok üzer.
Galatasaray, taraftarını şaşırtıyor.
Şaşıran, sadece taraftar, Teknik Direktör Frank Rijkaard da şaşıranlar arasında:
''Üç golü aynı şekilde yememiz beni hayrete düşürdü. Hayatımda böyle bir şey görmedim. Defansta kimse de buna önlem almadı. Bu şekilde goller yiyerek mağlup olmamız, bizi huzursuz etti.''
Sanıyorum, Rijkaard, konumu nedeniyle asıl “şaşırtan” oluyor.
Her yenilgi, özellikle “derbi öncesi” olanı, büyük takımlarda moral çöküntüsü yaratır. Galatasaray’da da böyle “çöküntü”nün, Fenerbahçe maçı öncesi olacağını söyleyebiliriz.
Galatasaray, bu oyun anlayışıyla, üstelik Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu’nda oynayacak olması, “yenigiye daveti”ye çıkarır.
Galatasaray, Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu’nda rahat oynayamama, uzun yıllardır galibiyet alamama göz önünde tutulduğunda, yine tedirgin gidecektir Fenerbahçe maçına.
Ankaragücü, oyunu çirkinleştirmedi. Yarine göre geri çekildi, oyunu orta alanda kabullendi. Galatasaray’ın pas yapmasını, ileri çıkmasını engelledi. Futbolseverlere güzel bir maç izletti.
Ümit Özat, Ankaragücü’ne futbolun nasıl oynanacağını iyi öğretmiş.
????
STAT: Ali Sami Yen
HAKEMLER: Toga Özkalfa, Şahan Yılmaz, Serdal Akçer
GALATASARAY: Ufuk - Serkan Kurtuluş (dk. 61 Aykut Erçetin), Servet, Hakan Balta, Insua - Ayhan, Mustafa Sarp, Misimovic (dk. 67 Aydın), Sabri - Baros (dk. 86 Mehmet Batdal), Pino
ANKARAGÜCÜ: Senecky - Uğur, Zevlakow (dk. 46 Aydın), Rajnoch, Klukowski - Güven Hürriyet, Sapara, Özgür (dk. 81 Turgut Doğan) - Sestak, Metin (dk. 58 Metin Akan)
GOLLER: dk. 57 ve 65 Milan Baros / dk. 3 Metin dk. 51 Özgür Çek, dk. 60 Sestak, dk. 90 Turgut Doğan
SARI KARTLAR: Mustafa Sarp, Ayhan, Hakan Balta / Klukowski
KIRMIZI KART: Dk. 61 Ufuk