- Kategori
- Futbol
Galatasaray 0-0 Bursaspor. Muhteşem bir maç...

Maçın kaderini değiştiren, maçın yıldızları kalecilerdi.
Muhteşem bir mücadeleye sahne olan karşılaşma ne yazık ki 0-0 beraberlikle sonuçlandı.
Maç son derece zorluydu her iki takım için de. Galatasaray da Bursaspor da sahaya galibiyet için çıkacaklardı. Beraberliğe iki takımında tahammülü yoktu. Bir Bursalı ve aynı zamanda fanatik bir Galatasaraylı olarak benim isteğimse iki takımdan birinin maçı almasıydı. Ne olursa olsun beraberlikle bitmemesiydi.
Futbol açısından son derece keyifli bir maç izledik. Üst üste ataklar, pozisyonlar, kırmızı kartlar...
Maçın son dakikalarına gelirken öyle bir ruh haline girmiştim ki artık "Bursa atsın yeter, atsın da şampiyon olsun." diyordum. Talihsizlik bu ya, maçı kazanmanın tek şartı olan, aynı zamanda maçta eksik olan tek şey yoktu. Gol yoktu maçta.
Keyif almak için bu maçı izleyenlerin beklentilerini tam anlamıyla karşılayan bir karşılaşmaydı.
Galatasaraylı futbolcuların bireysel performanslarını değerlendirmek isterim.
Kaleci Aykut, Galatasaray için son derece önemli bir futbolcudur. Galatasaray'a yürekten bağlılığını ve vefasını, yedek otursa bile bu takımdan gitmemesinden anlayabiliriz. 2007-2008 sezonu şampiyonluğumuzda ligin 2.yarısında kaleyi o korumuştu ve takımın kalecisi olduğunu göstermişti. Fakat Galatasaray'daki yabancı kaleci sevdası onun yolunu kapatmıştı.
Son maçlarda olduğu gibi dün akşam da kalitesini gösterdi. Muhteşem kurtarışlar yaptı. Topa hiç korkmadan atladı her seferinde, "Ne olursa olsun o top kaleye girmeyecek!" düşüncesiyle. Oynadığı her maçta takdir toplayan bir performans ortaya koyuyor.
Lucas Neill'den bahsetmek isterim. Galatasaray'a geldiği günden beri görevini eksiksiz bir biçimde yaptı. Kırmızı kart görmesine rağmen o dakikaya kadar iyi bir performans sergiledi. Takımın yıldızlarından oldu çok kısa bir sürede. Siz daha önce bir futbolcunun kırmızı kart gördükten sonra sahadan alkışlanarak uğurlandığını gördünüz mü?
Hakan Balta'ya gelirsek stoperin hakkını vererek oynuyor. Topu ileri iyi aktarması en büyük avantajı.
Sabri ve Caner'e gelirsek, atağa daha çok katılması gereken futbolcular. Ofansif yönleri zaten çok güçlü. Bek olmalarına rağmen ileri çok iyi destek oluyorlar. Şutlarını ve ortalarını geliştirseler daha da iyi olacak.
Mehmet Topal'dan bahsedersek, ben onun performansından memnun değilim. Hala neden Mustafa Sarp'ın oynamadığına anlam verememekteyim.
Arda, dün akşam yapması gerekeni yaptı. Yüreğiyle, savaşçı ruhuyla, Galatasaray'ın kaptanına yakışır şekilde oynadı.
Giovanni Dos Santos, "Ben bu takımda kalacağım." mesajını tekrar verdi.
Milan Baros hala ısınma turlarında, daha etkili olması gerekiyor.
Keita dün akşam beni şaşırttı. Performansından fazla memnun kalmadım. Kaleye çok yurdu ve kötü vuruşlar yaptı. Çalım da atmadı fazla. İstediğimiz Keita bu değildi.
Elano ise çok yetenekli bir futbolcu olmasına rağmen bunları gösteremiyor.
Bursaspor'a gelirsek, bireysel değerlendirmemekle birlikte çok yetenekli futbolculara sahip olduğunu özellikle vurguluyorum. Bence Türkiye'nin en iyi takımlarıdan biri Bursaspor. Şampiyonluğu en çok o hak ediyor, önceki haftalarda da söylediğim gibi. Böylesine savaşan, hırslı, mücadeleci bir takıma şampiyonluk yakışır.
Her iki takımı da mücadelelerinden dolayı tebrik ediyorum. Ne olursa olsun iki takım da yılmadan, canla başla savaştı.
Bursaspor'a şampiyonluk yolunda başarılar dilyorum.