​ Galatasaray-Eskişehirspor maçında gollerin ortak yanı (Goller, şirketten mi?) / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ekim '12

 
Kategori
Futbol
 

Galatasaray-Eskişehirspor maçında gollerin ortak yanı (Goller, şirketten mi?)

Galatasaray-Eskişehirspor maçında gollerin ortak yanı (Goller, şirketten mi?)
 

Galatasaray, başlarda çok gol atan, buna karşın çok gol yiyen izlenimi uyandırıyordu. Ama sonra “gol kısırlığı” başladı. Orta alanda maçı sürükleyenler durgunlaşıyor, gol atacaklar susuyordu. 

Fatih Terim’in durumdan memnun olduğu söylenemezdi. Maçı öncesi, “Maç kaybetmekle, ne değerimizi ne hedefimizi kaybederiz.” demekle, Galatasaray’ın istenen düzeyde olmadığını anlatıyordu.

Birkaç maça bakanlar, Galatasaray’ı hemen şampiyon ilan ettiler. Yapılan transferlerden yola çıkarak, “Rüya Takım” demeye başladılar. Fatih Terim, her fırsatta buna karşı çıktı, “Bir iki transferle 'Rüya takım' olunmaz” dedi

Terim haklıydı; çünkü bu yakıştırmanın takıma bir katkısı yoktu.

Nereden çıktı bu “Rüya Takım”?

Bu,1992’de izleyenleri büyüleyen ABD’nin NBA’de oynayan oyunculardan kurulu basketbol takımına verilen “Dream Team” yakıştırmasının Türkçe çevirisi...

Yabancı hayranlığımız vardır ya...

İşte hayranlıktan yola çıkanlar, Galatasaray için “Rüya Takım” dediler.

*****

“Rüya Takım” demenin “rüya görmek"le eşdeğer olduğu görülüyor.

Galatasaray, son maçlarına bakılırsa, iyi oynamıyor. Eskişehirspor karşısında, golü attıktan sonraki bölümü saymazsak, etkili olduğundan söz edemeyiz. Ne var ki, etkili oldukları, fırsat üstüne fırsat yakaladıkları bölümde gol yediler.

Öyle bir gol ki, gol yiyen kaleci Muslera’yı alkışlamak gerekiyor.

Gol yiyen kaleciyi alkışlamak, bir garip geliyor değil mi?

Bir kaleci, üst üste 3 kez gol vuruşlarını engelliyor, dördüncü vuruşta golü yiyorsa, bu kaleci ancak alkışı hak eder. 89. dakikada art arda gelen dört vuruşta, Galatasaray savunması nerede?

Beklemede!

Bir hakemden bayrak kaldırması, öbüründen düdük çalması bekleniyor.

Dedik ya, Galatasaray, 59. dakikada golü attıktan sonra, oynamaya başladı.

Ya öncesi?

Daha önceleri umut olan Melo, Hamit, Selçuk İnan dolaştılar.

Özellikle Melo, çok top kaybı yaptı. Fatih Terim de, sabredeceği kadar sabretti.

Selçuk İnan’ın iki güzel vuruşu, kaleci Boffin’ın kurtarışı güzeldi. Boffin, Galatasaray’a “Dur!” diyendi.

Hamit, daha güç toplamalıydı.

Riera, “Burası benim yerim değil” der gibiydi.

İleride Burak Yılmaz ile Umut, top gelmeyince ne yapsın?

İkinci yarıda oyuna giren Amrabat, Galatasaray'ın en iyi oynayanı olmalıydı.

Kısacası, Galatasaray savunması açıklar veriyor, orta alan aksıyor.

Ya Eskişehirspor?

Bir puan yeter, yakalarsam atarım, havasında.

Tello’nun paslara iyi görünse de, yerini bulmadı. Eskişehirspor, özellikle ikinci yarıda savunmada kaldı, oyunu orta alanda tutmaya çalıştı.

Eskişehirspor, iyi oynamasa da, iyi mücadele etti.

Goller, ofsayttan mı değil mi?

Ofsayt olmayan maçta sonuçta beraberlik var ya!...

 

http://www.facebook.com/turgutcelik

https://twitter.com/#!/turgutcelik

turgutc@ttmail.com

 
Toplam blog
: 2458
: 2418
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

24 Kasım 1944'te İspir'de doğdum. Ankara Kurtuluş Lisesi'ni, Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Tü..