​ Galatasaray gol atıyor! / Spor / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ekim '11

 
Kategori
Spor
 

Galatasaray gol atıyor!

Dünkü karşılaşmanın en önemli detayı Arena’nın çimlerinin haliydi. İki milli maçtan sonra son üç gündür yoğun yağış altında kalan saha daha oyun başlamadan futbol oynanmayacak derecede kötü görünüyordu. Bu durumun normal olmadığını düşünüyorum.

Maçın ikinci yarısında futbolcular saha şartlarıyla üst düzey mücadele ederlerken ortaya kalitesi düşük, peş peşe üç dört pasın yapılamadığı bir oyun çıktı. İlginçtir o dört pasın üst üste yapıldığı tek pozisyonda da Galatasaray galibiyet sayısını buldu.

Galatasaray geçtiğimiz üç yıldan çok farklı bir görünüm sergiliyor.

Bir kere oyuncu kalitesinde belirgin bir düzelme olduğu ortada. Melo son yıllarda oynadığı bölge itibarıyla Türkiye’ye gelmiş en iyi yabancı olacakmış sinyalleri veriyor. En son Appiah’ı hatırlıyoruz.

Melo tipindeki oyuncular taraftarın görmeyi en fazla arzu ettiği türden; olmadık bir anda hırsını gösteren bir hareketle tüm tribünleri ayağa kaldırıyor; takımının üzerindeki ölü toprağını kaldırtıyor.

Melo’nun arkasında oynayan Ujfalusi de defansın sigortası oluverdi. Defans çizgisinin gerisine hiç top geçirmedi.

Elmander’in sonuca giden bitirici şutları da Galatasaray’ı fazlasıyla rahatlatıyor.

Galatasaray gol atıyor!

Elmander’in varlığı Galatasaray’da Baros’u Semih Şentürk pozisyonuna ve rolüne getirdi. Saha kenarında diri bir şekilde bekleyen Çek oyuncu, takım ne zaman zora düşse oyuna giriyor ve topla buluştuğu ilk anda ya golünü atıyor ya da penaltı kazandırıyor.

Baros eğer içinde bulunduğu durumdan rahatsızlık duymazsa Galatasaray bu sene oyunun son 15 dakikasında çok fazla gol bulur. Baros ne kadar az dakika görev alırsa sakatlıktan bir o kadar uzak kalır diye de düşünüyorum.

Ve Riera… Sol kanada dinamizm ve canlılık kazandırdı. En azından Arda’dan boşalan bu koridoru doldurabildi.

İster istemez Beşiktaş’ın Portekizli oyuncuları ile kıyaslama ihtiyacı hissediyoruz; iki takımın karakterini belirleyen oyuncuların saha içindeki görev bilinçleri oluyor.

İki maçtır Engin Baytar sahadan sakatlanarak çıkıyor; buna pili bitiyor, diyebiliriz. Dün bu kervana Kazım da katıldı. Fatih Terim sanki bu iki oyuncu ile bambaşka türlü ilgileniyor ve motive ediyor. Her ikisi de ikili mücadelenin olmadığı bölümlerde sakatlandı.

Hırslı olmaları, üst düzeyde mücadele etmeleri güzel şeyler ancak ortada sanki yanlış giden bir şeyler varmış gibi görünüyor.

Engin’in hazırladığı gol pozisyonu Bursaspor’un hiç beklemediği bir ataktı ve üç oyuncu birden oyundan düşüverdi.

Bursaspor iki sene öncesinin çok gerisinde bir futbol oynuyor. Ertuğrul Sağlam Sercan ve Volkan’ı takımdan göndererek teknik adamlık duruşu sergiledi. Ancak bu iki oyuncunun yerini tam olarak dolduramadı.

Büyük maçlarda hep geriden gelen oyuncular gol atıyor.

Bursaspor’da bir golcü sorunu olabilir. Turgay bir türlü kendisini daha ileriye götürecek adımı atamıyor. İşte tam bu noktada iş futbolcunun kendisinde düğümlenip kalıyor.

Serdar Aziz çok güzel bir gol atarken; Ömer Erdoğan’ın ve İbrahim Öztürk’ün oynamadığı bir karşılaşmada üzerine düşen görevi tek başına fazlasıyla yerine getirdiğini söyleyebiliriz.

Sol kanatta Ozan İpek de gelişimi ağır devam eden oyunculardan; oysa iki sene önce çok daha iyi olacağını umuyordum. Ertuğrul Sağlam ona çok güveniyor ve defansta da görev veriyor; işi çok zor ama daha fazla çalışmalı, kendisini göstermeli.

Galatasaray’ın farklı olduğunu konuştuk, daha fazla koştuğunu, mücadele ettiğini, arzuladığını da ekleyelim. Ancak Galatasaray’ın bir oyun düzeni henüz ortaya çıkmadı.

“Galatasaray şöyle oynar ve böyle golü bulur” demek için biraz zaman gerekecek.

Hakemimiz Hüseyin Göçek maalesef beklemediğimiz gibi çıkmadı. Şaşırtmadı. Penaltı kararı veremeyen hakemin hakemlik duyularının eksik olduğuna inanıyorum. Geçen sene ligin en kritik haftasın yaptığı hatalarla ön plana çıkmıştı; ancak 6. ya da 16. hafta, hiç değişmiyor.  

http://twitter.com/uzaygokerman

uzaygokerman@gmail.com 

 
Toplam blog
: 2033
: 1268
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..