​ Gazze'ye ağlama seansları... / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Şubat '11

 
Kategori
Güncel
 

Gazze'ye ağlama seansları...

Gazze'ye ağlama seansları...
 

Gazze’de öldürülen Hamas militanlarına ağlayanlar, ülkesi için canını verenlere “Kelle” diyorlar… 

Dün televizyondan parti liderlerinin konuşmalarını izlerken, özellikle AKP grup toplantısında Sayın Başbakan konuşurken, konu Mısırdan açılıp, Gazze’ye doğru uzanınca, milletvekilleri dâhil herkes gözyaşına boğuldu. 

Bu sahneyi görüp de ağlamamak elde mi?(!) 

Yalnız bu ağlama seanslarında benim ilgimi çeken önemli bir olay, konuşma bitti, ağlama bitti değil, Gazze bitti ağlama bitti! Oysa daha ağlanacak çok olay var. Örneğin Irak’ta öldürülen 1, 5 milyon Iraklı… Ya ülkemizde öldürülen 40 binin üzerindeki insanımız? 

Eğer bir coğrafyada lider olmak istiyorsanız, bir kesime ağlayıp, öbür kesime gülmekle lider olamazsınız. Madem bu bölgenin liderliğine soyundunuz, o zaman Gazze’dekine, Filistin’dekine, Irak’takine, Tunus’takine, Mısır’dakine ve en önemlisi ülkendeki ölenlere toplu ağlama seansları düzenleyeceksin… 

Ülkende ölenlere “Kelle” deyip, Irak’ta ölenleri görmezden gelerek bölgesel lider olamazsınız. Mısır çıkışı ile Mübarek’e “Halkın taleplerini göz önüne al” deyip, ardından kendi ülkende hakkını arayan emekçilerin üzerine polisi salmak, hiçte demokrat bir lidere(!) yakışmıyor. 

Özellikle ülkemizde; son günlerdeki şiddet olaylarına bakacak olursak: Örneğin; daha dün Abdullah Öcalan’ın yakalanış yıldönümünü bahane edenler, Hakkâri’de sokaklarda kimlik kontrolü yapıyorlardı. Şırnak girişine kurulan barikatlarla gelen araçlar kontrol ediliyordu. Dağ başında falan değil şehrin göbeğinde! Bu şehir eşkıyalarından kaç kişi yakalandı? 

Emekçilerin, öğrencilerin, işçilerin, memurların üzerine, hele hele muvazzaf ve emekli paşaların üzerine acımasızca giden polisler, savcılar ve hâkimler bu olaylar karşısında ne yapıyorlar? 

Benim merak ettiği bir konuda; şimdi ordumuzda halen görevli bulunan 301 generalden 30’u tutuklandı. Yani orduyu yöneten paşaların onda biri cezaevinde! Herhangi bir savaş durumu olsa, bu paşaların yerine orduyu kim yönetecek? O hâkimler ve savcılar mı, yoksa cemaatin imamları mı yönetecek? 

İnsanın onuru, şerefi, geleceği bir kişinin dudağı arasında olmamalı. 

Ha… Bir yanlış anlaşılmada olmasın. Eğer bu askerler suçluysa cezalarını elbette çekmeliler. Ve ordudan ihraç edilmeliler. Ancak insanların tatmin olması için ilgililer gerekli açıklamaları yapmalıdır. Örneğin Balyoz Davası’nın temel alındığı zaman dilimi? 2002 ve 2003 yılları aralığı. O zaman Genelkurmay Başkanı kim? O zamanın Kara Kuvvetleri Komutanı kim? 

Mademki bu ülkede darbeciler, muhtıracılar yargılanacak, biraz daha beri gelelim. 27 Nisan 2007 ‘de E-Muhtırayı kim verdi? E- Muhtıracı Genelkurmay Başkanına Devlet Övünç Madalyasını, altına 1, 5 trilyon liralık zırhlı arabayı kim verdi? 

İsterseniz biraz daha öncelere gidelim. 12 Eylül 1980 yılında darbeyi kim yaptı? Kenan Evren hala sağ mı? Yeri belli mi? Veya 28 Şubat sürecinde Sincan’dan tankları kim yürüttü? Çevik Bir şu anda ne yapıyor? 

Muhalifleri içeri tıkarak “İleri Demokrasi” bir arada yürümüyor! Mustafa Balbay, Tuncay Özkan, Mehmet Haberal, Fatih Hilmioğlu veya Soner Yalçın mı darbe yapacak? 

Yapılan uygulamalara bakıldığında, İstanbul Baro Başkanı Doç. Dr. Ümit Kocasakal’ın sözlerine hak vermemek elde değil. 

Sayın Kocasakal ne demişti? “Bu uygulanan ileri demokrasi değil, ileri faşizmdir” 

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun söylediği gibi, şimdi sıra kimde? 

Bu ülkeyi seven herkesi içeri tıkabilir misiniz? 

 
Toplam blog
: 3842
: 3093
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..