- Kategori
- Voleybol
Geç gelen galibiyet…
Galatasaray’ın bu zaferi ilk maçta bağıra bağıra geliyorum demişti. İlk maçtan sonraki yazımda da belirttiğim gibi, elindeki dar kadroya rağmen gerçekten play offlara çok iyi hazırlandığını bir kez daha gösterdi. Sanırım Vakıfbank’ın kızları kafa olarak rakiplerine çok fazla hazır değiller ve hafife aldılar. İlk maçta çok bariz hakem hataları olmasaydı, Galatasaray’ın yarı finalde olması içten bile değildi. Vakıfbank iki maçtır kendi kişiliğinde oynamıyor. Sezon başından beri takım oyunu oynamadıkları zaten ortadaydı ama artık kozlarını da kullanamıyor. Sezon ortasında olsa Nikolic, Neslihan veya Grün devreye girer alırlar maçı diyebiliyorduk. Ama bugün öyle bir Galatasaray vardı ki sahada, hücumda ve özellikle de savunmada çok az hata yapıp, maçı kazanmayı bildiler.
İlk maçta Neslihan inanılmaz kötü oyunuyla takımı oyundan düşürürken Nikolic ve Grün iyi oynayarak hücumdaki zaafları çok iyi kapatmışlardı. Ama bugünkü maçta kötü sinyalleri veren Neslihan’a onlarda eklenince Galatasaray’ın işi gerçekten çok kolaylaştı. Anlam veremediğim konu ise bugüne kadar Türkiye ligindeki en iyi hoca olarak gösterdiğim Giovanni’nin Neslihan ısrarı. Vakıfbank kadrosu dar bir takım değil ki Neslihan’ın yerini dolduramasın. Ben bu Polen USLUPEHLİVAN ne zaman forma giyecek çok merak ediyorum. Attığı servisleri çok etkisiz kalırken, hücumda da bloklardan yaptığı plaselerle kurtuldu. Burada değinmek istediğim diğer bir konuda sanırım Gökhan Hoca ilk maçı iyi analiz edememiş. Çünkü Neslihan iki maçta smaçlarla bulamadığı sayıları plaselerle çok fazla aldı. Ve Galatasaray yapamadığı dublajlarla maçları daha rahat kazanma şansını yitirdi. Bahar’ın omzundaki sakatlığı Vakıfbank için çok büyük bir şansızlıktı. Duygu yerini açıkçası dolduramadı.
İlk sette rahat bir Galatasaray izledik. Sahada müthiş bir savunma yapan Galatasaray ve bu sezon bence transferin gözdesi olacak bir Seray vardı. Vakıfbank sanki ilk maçta çok rahat bir galibiyet almış ve yarı finale çıkmış bir havayla sahaya çıkınca Galatasaray’ın ekmeğine yağ sürmüş oldu. İkinci sette daha diri ve kendine gelmiş bir Vakıfbank izledik ama bloklarda Bahar’ın yokluğunda çok etkisizlerdi. İlk setin sonucunun aynısını bu sefer kendi hanelerine yazdırıp 25 – 18 kazanmayı bildiler. Üçüncü set ilk iki sete nazaran çok daha çekişmeli ve sanki maçın kopma noktası oldu. Galatasaray’ın savunmadaki müthiş direncine Gizemin olağanüstü çıkardığı manşetler eklenince avantajı eline geçirdi. Onun tam aksine Nihan’ı bu sezon bu kadar kötü ve üst üste gelen hatalarla hiç izlemedim. Vakıfbank oyuncuları tam beklediğim gibi oynadılar aslında. İlk maçta her şeyi belli etmişlerdi. Bu maçtaki hayal kırıklığım Stacey ve Ogonna’nın takımları adına hücuma ilk maçtaki katkıyı yapamamalarıydı. Sanırım bunun etkisiyle dördüncü sette Seray çok fazla yoruldu ve teknik molaya 8 – 3 gibi farklı bir skorla geride gittiler. İkinci teknik molada 16 – 10 gibi bir skorla geçildi. Ve tahminimce Gökhan Hoca artık maçın final setine gideceğini düşünüp, Seray’ı dinlendirip, oyuna Emel’i alması zaferin müjdecisi gibiydi. Son sete Vakıfbank tecrübesiyle ve kozlarıyla müthiş başladı. 10 lu sayılara 3 farklı üstünlükle girdiler. Skor 11 – 8 iken sahanın tartışmasız yıldızı Seray bugünkü hatasız ve mükemmel oyununu servis serisiyle taçlandırıp Galatasaray’ı öne geçirdi ve geç gelen bir galibiyetle işi son maça bıraktılar.
Play offlar başladı. Vakıfbank – Galatasaray serisi dışında her şey beklendiği gibi gidiyor. Bu iki takımada bize müthiş maçlar izlettirdikleri için sonsuz teşekkürler. Sanırım biz gençlerimize güvenmedikçe ve şans tanımadıkça alt sıralara oynayan takımlara giden gençlerimiz kendilerini ısrarla, bağıra bağıra gösterecekler. Şampiyonluğa oynayan takımlardakiler ise Polen gibi, Neşve gibi, Seda gibi, Selime gibi yeteneklerimiz yaşlanıp gidecekler. Tebrikler Galatasaray. Tebrikler Seray. Geleceğin parlak olur umarım…Saygılarımla...
Metin Timur TÜFEKÇİLER
Evladıma miras bu sevda...!