- Kategori
- Siyaset
Geçmiş zaman olur ki

Anadolu Ajansının haberini benim gibi hepiniz atladınız sanırım. 29 Aralık günkü haber şöyleydi:
‘AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN dün öğleden sonra, Cumhuriyet Halk Partisi Konak (İZMİR) İlçe Başkanının davetine icabetle, ilçe kongresinin yapılmakta olduğu salona gitmiş, kongre üyeleriyle dinleyicilerin hararetli tezahürleriyle karşılanmıştır. CHP İl Başkanı Ali ENGİN, Başbakan ERDOĞAN’ı kongre adına selamlamış, ilçe başkanının davetini kabul edip bu kongreye geldiğinden kendisine teşekkür etmiş, bu ziyareti Türk demokrasisinin gelişmesi yolunda bir fâli hayır telakki ettiğini belirtmiştir...’
Bu bir mizah yazısı değil dostlar, yukarıdaki haber tamamen doğru. Yalnızca haberin tarihi 29 Aralık 1952 (Milliyet gazetesi). Ben nereden nereye geldiğimizi görmek adına DP yerine AKP, Adnan MENDERES yerine ERDOĞAN, o tarihteki kongre başkanı Dr. Lebit YURTOĞLU yerine Ali ENGİN yazdım. O tarihteki CHP İl Başkanının ve Başbakanın özgüvenlerine bakar mısınız, biri kendi genel başkanı ne der diye düşünmeden Başbakanı davet ediyor, diğeri de tepki görmekten korkmadan ana muhalefet partisinin ilçe kongresine katılıyor.
Arşiv araştırması yapmanın faydasına inanıyorum ve geçmişte gezinmekten hoşlanıyorum. Zaman makinesinde yolculuk gibi, tavsiye ediyorum. Arşiv insanı gerçekten hayrete düşürüyor. Bazı konuların hiç değişmediğini, bazı konuların ise 60 yıl öncesinden nasıl değiştirilmeye başlandığını izlemek gerçekten çok ilginç oluyor.
Yukarıda verdiğim haberin bugün olabileceğini düşünebilir misiniz? Bu haberin doğru olma olasılığı, Mayalar’ın Kıyamet beklentisinden daha çok kıyamet alameti değil midir?
Bazı konuların ise, 60 yıl öncesinden nasıl değiştirilmeye başladığına bir örnek mi istiyorsunuz. İşte 02 Ocak 1953, Milliyet Gazetesinden bir haber:
‘Ankara Telefon İdaresi ile, 1953 yılı telefon rehberini basacak müteahhit arasında itilaf çıktı. Telefon müdürlüğü rehberdeki Başbakanlık, Sayıştay, Danıştay, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı gibi isimleri değiştirerek yerlerine yeni kabul edilen Anayasa dili nedeniyle Başvekâlet, Divanı Muhasebat, Şurayı Devlet, Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekâleti gibi isimler konması istenmektedir. Müteahhit ise, dizgi işleminin bittiğini ileri sürerek fazla masraf yapamayacağını söylemektedir. Bu anlaşmazlığın halline çalışılmaktadır… ’
Bugün milli bayramları, Atatürk’ün adını anmayı yasaklayabileceğini, yurtseverleri hapse atarak sindirebileceğini sanan zihniyet, 60 yıl öncesi işe nereden başlamaya çalışıyor görüyor musunuz? Mehmet Akif’in dediği gibi, ‘İbret alınsa tarih hiç tekerrür eder mi?’
2013 yılınız sağlıklar ve özgürlüklerle dolu olsun.