​ Geeellll abblaaaaa, gelll, çocccuuğuunna oynamalıkkkk civcivvv / Ben Bildiriyorum / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Mart '13

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
 

Geeellll abblaaaaa, gelll, çocccuuğuunna oynamalıkkkk civcivvv

Geeellll abblaaaaa, gelll, çocccuuğuunna oynamalıkkkk civcivvv
 

Dün akşamüzeri Konak Meydanı'ndaydım. Bunda olağanüstü bir şey yok.

Hayır, var. Normal görünen, olağanüstü bir durum var. Belediyemiz sayesinde kendimi bir anda, Hindistan'a gitmiş gibi hissettim. Şimdi nerden baksan bir dünya yol parası vereceksin, sonra, oteli ıvırı zıvırı var. İçimden teşekkür ettim, belediyeye... 

Konak'ta, metronun Bahri Baba çıkışında karton koli içinde üstü üste civcivler satılıyordu.

Ay ne güzel, ne güzel!
 

Girişimci ruhlu kişiler çocukları düşünmüş, tanesi 1 tl den boyasız, organik civciv satıyorlar.Düşünceli anneler de, "hadi bakiim çocummm, seç hangisini istersen" diye, çocuğuna uygun hayvan alıyordu.

İstediği kadar mıncıklasın, kanadını, tüyünü koparsın. N'apcak artık fedakar kadın, yerdeki pislikleri bir noktaya kadar silecek.

Eee fadakarlık da bir yere kadar. Çocuk bütün sadist eğilimlerini civciv üzerinden gerçekleştirdekten sonra, civciv sağ kalırsa, yeterince büyüdükten sonra sokağa salarlar.
Belki de yabancılık çekmesin diye, Konak Meydanı'na sokak köpeklerinin yanına bırakıverirler.

Bu aşamada çocuğun psikolojisi ne olur? Bir canlıya karşı empati geliştirmesini bekleyebilir misiniz?

Sokak köpekleri için bir şey söylemek istemiyorum. Belediyelerin onları kaldırmaları demek, ne demek? Uyutulmaları demek. Çünkü belediye yetkilileri, hayvanı sadece tabakta seviyorlar. Şehrin ortasında uzaklara bakan, insanlığın uzaklarda olduğunu anlamış sokak köpeklerini görünce, üzülsem de, burada olmalarının şehrin ve ülkenin şartlarında onlar için daha iyi olacağını düşünüyorum.

Uygun koşullarda olmayan o kadar çok pet shop var ki. Küçücük bir kafesin içine tıkılan kedi köpeklere, tuvaleti gelmesin bırakın yiyeceği, su bile vermiyorlar. Zabıta görevini; dilenci toplamaktan ve pazarcı esnafını itip kakmaktan ibaret.  Ne seyyarda satılan hayvanları, ne de pet shopları denetleme zahmetine katlanıyor, belediye. Bakın bütün okulların kapılarında civciv satılıyor. Niye bu kadar sahipsiz, bu şehir anlamıyorum, belediyenin duyarsızlığını da. 

Pet shoplardan obje olarak alınan kedi köpeklerden sonra, her bahar bu civciv satışı tekrarlanıyor.

Denetimsizlik o kadar had safhada ki, nete "zabıta ne iş yapar?" diye girdiğimde, nasıl zabıta olursunuz gibi yazılar çıktı.

Bu renkli civcivlerse Gaziantep'te satılıyormuş. Kesinlikle boyama değilmiş. "Asrın mucidi" yumurtalara boya enjekte edip, civcivlerin yumurtadan böyle çıkmalarını sağlıyormuş.

Bu ülkede hayvan hakları diye bir şey yok arkadaşım. Bazen bana da diyorlar ki, insan hakları var mı?

Hayvan hakları gerçekleşmiş olsa, insan hakları çoktan gerçekleşmiş olurdu.

Sonra bir de tuttururlar, "biz AB ye 1950 yılında başvurduk" Letonya'yı bile aldılar da, bizi hâlâ almadılar. (Letonya bizden çok düşük bir ülke. Hemen burnunuzu kıvırın.)
Ne zannediyor ki; banka kuyruğuna girmiş emekli adam mı? "De getsene sen lan, sıranın sonundaydın, seni içeri alıyorlar ben giremiyorum, banane sıra benim, sıra benim."
 

Almasınlar zaten, almasınlar. Hangi şartta, hangi insan hakkında, hangi hayvan hakkında bizi alacaklar ki? 
 

Özellikle bütün belediyelerin yöneticileri, fikirde ayrı, yönetimde aynıysa, canlıya beş para değer vermiyorsa, her şeyi şekilden ibaret yapıyorsa, girmeyelim arkadaş. Hepsi sadece oy peşinde, birbirini karalamaktan başka, özde bir şey yaptıkları yok. 
 

 
Toplam blog
: 246
: 1012
Kayıt tarihi
: 15.02.08
 
 

..