- Kategori
- Müzik
Geldiler

Sesi çatlakmış artık, bir de çok kilo almış, Slash, Duff olmadan olur muymuş; aç parantez itiraf etmeli Slash olmayınca bir şeyler hakikaten eksik kapa parantez, yaşlıymış bilmemne, o konsere gidilir mi hiçmiş… Efendim?
Kuruçeşme ve dahi İstanbul kaç kere böyle konser gördü veya görecek acaba? Kaçırdınız hem de çok şey kaçırdınız eğer gelmedinizse. İki saat geç çıkıverdiler neredeyse sahneye , varsın olsun, sorun bakalım dün geceyi yaşayan kaç kişi hatırlıyor şimdi. O ses hala aynı, biraz yaşlanmış da olsa ki zaman yalnız bizim için akmıyor ve Axl da bir fani. Müthişti, tek kelimeyle müthişti. Hiç bitmesin dediğiniz anlar ardı ardına geldi ve dün geceyi yaşayanlar evlerine ve hayatlarına harikulade bir anı götürdüler. Bi de kapıda dağıtılan Rolling Stone dergilerini.
Klişe tabirle İstanbul sallandı. On üç yıl sonra Axl ve yeni şürekası ruhumuzu okşadı geçti onca yıllık hasreti bir çırpıda silerek. İki saatlik bekleyişin ardından Welcome to the Jungle ‘ın ilk notaları karanlıkta çınlarken transa geçildi ve durmadan dinlenmeden söylendi bütün o bildik şarkılar hep birlikte. Konserin hemen başında Axl’ın dikkatini çekip kendini sahnede buluveren pankartta “ don’t worry mum I’m with Axl again” (anne merak etme , yine Axllayız )yazıyordu . Sağolasın teknolojiyle parça parça tüm konser kayda alınırken ceplerde saklanmak üzere, memleketin dört bir yanındaki bahtsız hayranlar içerideki sevenlerince şarkılar dinletilerek hem sevindirildi hem de dağlandı orada olamayan yürekleri. Bu konser turunda bildik sahne listesini yine çalan G N R açılışı Welcome to the Jungle ile yapıp It’s so easy ve Mr.Brownstone ile devam etti. Live and let die, Sweet child o’mine, Patience, I think about you, November Rain, Knockin on Heaven’s Door, You could be mine, Outta get me, Nighttrain, vs., konfeti ve ateş fırdöndüleriyle kapanışta Paradise City. Atina’daki gibi Don’t Cry vokali tamamen seyircilere aitti. Ve son birkaç konserde olduğu gibi yine Izzy Stradlin konuktu. Efsanenin bir başka sacayağı. Ama biraz daha ağırbaşlı ve yaşlı göründü Axl’ın yanında. Söylentiler var Slash ile Axl’ın da yakın zamanda görüşmüş olduğuna dair. Belki de yine birleşirler. Her anı özel ve anlamlı bir konserdi eminim bizim gibi sevenler için. Ayışığı ve Axl’ın deyimiyle ‘nehir’ manzarasında unutulmaz bir geceydi işte.
Geliyor , keşke geliyorlar diyebilseydim demiştim ama galiba neredeyse geldiler. Dün gece sahnede Axl Rose yoktu, Guns N Roses vardı.
Bir daha görür müyüz bilinmez ama dünya gözüyle şu geceyi yaşadık ya. Daha ne ister şu gönül. Ve tüm bunların olmasını sağlayan Keith Richards’a binlerce teşekkür ve acil şifalar…