- Kategori
- Futbol
Geleceğe dönüş

Tarih 7 Ocak 2012..
Galatasaray, ligin ikinci devresinin ikinci maçında Samsun deplasmanında ilk yarıyı berbat bir futbolla 2-0 mağlup kapatıyor. İkinci yarıda, takımın tüm hatlarının dahil olduğu inanılmaz bir geri dönüşle maçı 4-2 kazanarak şampiyonluk yolundaki rakiplerine, o güne kadarki en net mesajı veriyordu.
25 Şubat 2013
TT Arena'da oynanan Orduspor maçında kişiliksiz bir oyun, berbat bir zemin, korkunç bir Serkan Çınar performansıyla ilk yarıyı yine 2-0 geride kapatan Galatasaray, bir de Terim'den mahrum kalmıştı. Buna rağmen ikinci yarıda Sneijder ve Burak'ın başını çektiği dalga dalga ataklarla maçı yine 4-2 kazandı. 2013 şampiyonluğunun fitilini yakan maçların ilki bu müsabakaydı.
6 Nisan 2013
İlkbaharın ilk günlerinde, yine Arena'da Mersin maçı. Ligin en zayıf takımına karşı bir türlü istenen oyun oynanamıyordu ve 1-0 geri düştükten sonra Dany'i de kırmızı kartla kaybetmişti Galatasaray. Devre sonlarında yine Terim'in atılmasıyla oyunculara bir kez daha adrenalin iğnesi yapıldı ve 10 kişilik Galatasaray o maçı, 3-1 kazanmayı başardı. Ligin sonuna kadar bir daha da arkalarına bakmamışlardı o maçtan sonra.
Ve 21 Mart 2015
Galatasaray, ligde son 2 maçta 5 puan kaybettikten sonra kendisine en ters gelen takımlardan Kasımpaşa'ya karşı ilk yarıyı 2-0 mağlup kapadı. Taraftarların pek çoğu, önceki geri dönüşlere rağmen bu maçtan ümidi kesmiş olmalıydı çünkü Melo'nun da yokluğunda o zihinsel sertliği ortaya koyacak personeli yok denecek kadar azdı. Yine de müthiş bir dönüşle bu maç da atlatıldı, belki de şampiyonluk kazanıldı.
Maçın geneli aslında çok farklı oynanmadı. İlk yarı Galatasaray atamadı, Kasımpaşa iyi çıktı ve maç 2-0 oldu. Daha 30. dakikada orta sahaların by - pass olduğu oyun, adeta bir Rus ruletine döndü. 45-55 arası maç 2-2'ye gelirken burda esas önemli olan, gollerin dakikalarıydı. 55. dakikada yeniden başlayan maçta Galatasaray net bir üstünlük kurdu ve 35 dakikalık mini maçı hem oyun olarak hem skor olarak kazandı.
Bu galibiyeti özel kılan etkenlerden biri, sarı - kırmızılıların yüksek fiziksel direnciydi. Böylesi yüksek tempoda Selçuk - Hamit ikilisi kusursuza yakın bir iş çıkardı ve yorgunluktan iki gün uyuyamamaları muhtemel. Sneijder ve Yasin de ikinci yarıdaki mini çaplı efsanevi dönüşün mimarlarındandı.
Hamza Hamzaoğlu, yine özür dileyeceği bir maçtan ancak böyle bir dönüşle kurtulabilirdi. Burak'ın ilk 18'de olmasına rağmen maça başlamaması, çok ama çok ilginçti. Kadroya alınan her oyuncu, fiziksel olarak oynamaya hazır demektir ve Burak'sız nasıl zorlanıldığı da özellikle geçen hafta bariz şekilde gözüktü. Neyse ki hatasından dönmek için yeterince vakti vardı ve şans da onun yanındaydı. Ama bu her zaman tekrarlanmayabilir, keza özürlerin yetmeyeceği zamanlar geldi lig takviminde.