​ Gelecek Yakın Kitapları Yakın / Kitap / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ağustos '18

 
Kategori
Kitap
 

Gelecek Yakın Kitapları Yakın

Gelecek Yakın Kitapları Yakın
 

foto: Emre Erden


Fahrenheit 451

Los Angeles İtfaiyesi?
Bir sayfanın yanma sıcaklığını öğrenebilir miyim?
Bir saniye...
Adam telefonun ucunda verilecek cevabı bekliyordu.
Fahrenheit 451!

 

Ray telefonu kapatıp kütüphanede bozuk parayla çalışan daktilosunun başına döndü. Biten kitabın başlığını yazdı. Fahrenheit 451!

Ray Bradbury bir soğuk savaş Amerikası insanıydı. Farklı olanın düşman olduğu öğretilen bir neslin çocuğuydu. İkinci Dünya Savaşıyla Amerikan’ın dünyanın en güçlü ülkesi olduğuna inan, Kore’yle dünyanın koruyuculuğunu üstlenen, Vietnamla dünyanın mutlak hakimi olduğuna inandırılmıştı her Amerikalı gibi. Uzun bir yazı olacağı için yazıyı kısımlara ayırdım. İstediğiniz yerden okumaya başlayabilirsiniz.

Çevirmenlik Destanına Övgü

Türkiye’de Celal Üster ile başlamış çeviri kitaplar serileri Türkiye’de çok tutuldu. 80’lerden sonra gelişti ve 2000’li yıllardan sonra neredeyse çevirisi olmayan yabancı kitap kalmadı. Günümüzde Stephen Zweig, Garcia Gabriel Marquez, Kafka, Anthony Burgess, Vasconcelos, G. Orwell gibi birçok kişinin eseri çevriliyor. Ayrıca yeni nesil klasik eserlere de büyük önem veriyor. Türkiye Batı Dilleriyle yazılmış eserlerin çevirisinde artık ölü bir alan değil.

Yeni Bir Kelime Öğrenelim – Yangıncılar

Kitapta itfaiyeciler ülkenin büyük bir güvenlik gücü olarak hizmet veriyor ve yangın söndürmek yerine yangın çıkartıyorlar. Aslında kitabın baş kahramanı Guy Montag gibi her mesleği yapan insan farkında olmadan mesleğine ters gelen şeyleri de öğreniyor. En iyi yangın çıkartmayı kundakçılar değil itfaiyeciler bilir, arkasında hiç iz bırakmadan suç işlemeyi polisler bilir, en iyi cahil bırakmayı öğretmenler bilir, ülkeyi korumaktan çok en çok zarar vermeyi askerler bilir. Örnek 15 Temmuz! Burada bunların tam tersini yapıyorlar demiyorum burada dikkat çekmek istediğim nokta bilinçaltımızın kendi kontrolümüz dışında bir şeyler öğrenmesi. Burada bir kelimeye dikkat çekmek istiyorum. Yangıncılar... Kitapta böyle bir şey geçmiyor kafanız karışmasın. Yangıncılar, Hava Kuvvetleri’nin kendi itfaiyecilerine verdiği bir isim. Hatta Türkiye’de yangın söndürme konusunda onlar kadar becerikli bir grup yok. Ancak askeriyede fazla yangın çıkmadığı için bu abiler kendi yangınlarını kendileri çıkartıyor. Tatbikat için tabi... Ray Bradbury’i okurken aklıma bu yangıncılar geldi, kendi yangınlarını çıkaran itfaiyeciler.

Hitler de Kitap Yakardı

Eminim birçok tarih sever veya tarih filmi izlemiş kişiler Hitler’in kitap yakma gecelerini görmüşlerdi. Ray Bradbury burada Hitler Avrupa’sına bir gönderme yapmış. Hitler edebiyatı Almanlar için oldukça zararlı bulurdu. Sadece yahudilerin kitaplarını yaktırmazdı. Alman ırkını melankoliye, intihara ve faşizm ideolojisinden uzaklaştıracak her türlü kitabı, dergiyi, mecmuayı, gazeteyi, filimi yakar ve basılmasını yasaklardı. Belki aramızda Türkiye’nin yakın tarihini okumayanlar bilmeyebilir ama Türkiye’de de bu yapıldı. Yazarlar, şairler, sanatçılar, oyuncular hapislere atıldı. Filimleri ve oyunları yasaklandı. Nazım Hikmet bile ülkeden sürüldü ve sürüldüğü yerde öldü. Mezarı bile Rusya’da. Sadece 80 darbesinde binlerce kitap toplanıp yakılarak imha edildi. Yayımlanması ve basılması yasaklandı edebiyat durma noktasına geldi. Gerçi sansürcülük ve yasaklama bize Osmanlı’dan miras kaldı. Abdülhamit’in istibdad döneminde Tanzimatçıların eserleri yasaklanıyor halka aşk, ihanet gibi şahsi konularda eser üretilmesini istiyordu. Hatta bu eserler bile Yıldız Saray Teşkilatı tarafından titizlikle inceleniyor sakıncalı bir yer görülürse anında kitap yasaklanıyordu.

Seni Kim Üzdü Kral?

Ray Bradbury hayatının baharında Amerikan toplumunun ve dünyanın kötü, karanlık bir çağa doğru sürükleneceğini ve bundan kurtulamayacağımızı düşünmüş. Kitabındaki dünyada aydınlık bir kibritin yaydığı kadar. Ah abim Ray abim! Seni kim üzdü kral? Sana da mı Sovyetler Birliğinin, o kızıl komünizmin dünyayı ele geçireceği, bir gün tepenize nükleer bomba atılacağı yalanı izletildi. Sen de mi okullarda nükleer saldırı tatbikatlarına katıldın, Trinity belgeselleri mi izlettiler sana? Seni Vietnam’da dünyanın kurtarıcısı olduğuna mı inandırdılar kral? Şimdi oturduğun yerden halimize bakıyorsun. Evet çok korktuğunuz Sovyetler Birliği yıkıldı gitti. Dünyada sosyalizmle yönetilen ülke sayısı bir elimizin parmağını geçmiyor. İşin kötüsü sevgili Ray dünyada her şey güzel görünüyor ama kimse cehennemde yaşadığımızı hissetmiyor. Afrika’daki açlık, Latinlerin G.Amerika’da fakirlikten inlemesi, Suriye-Filistin’de yaşanan dram, Çin zulmü, Kuzey Kore’nin halkına çektirdikleri yine hiç kimsenin umurunda değil! Hatta gittikçe erimekte olan dünyanın yok olmak üzere oluşu bile umurumuzda değil... Sen gittin gideli 6 sene geçti, seni çok özledik kral!

 Emre Erden 

  

 
Toplam blog
: 203
: 322
Kayıt tarihi
: 16.11.13
 
 

1991 İskenderun doğumlu. EMU Mütercim Tercümanlık, Amasya Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği mezun..