- Kategori
- Kültür - Sanat
Gelelim keçinin faydalarına

Ölüdeniz Kültür ve Sanat Festivalinin logosu KEÇİ
Ölüdeniz Kültür ve Sanat Festivali’nin logosu KEÇİ. Keçinin festival logosu olmasını isteyen de, festivalin başkanı Ümit YILMAZ. Her ne kadar demokratik bir şekilde festival komite üyelerinin oylarıyla bu öneri benimsenmiştir miştirse de(!) , bizim haddini bilen bir komite üyesi olarak bu saatten sonra yapmamız gereken yegane görev keçinin faydaları üzerine oturup düşünmek, sorup soruşturmak, ya da oturup internetin başına kimler ne demişse bir güzel derleyip toparlamak.
Ben en sonuncusunu seçtim. Oturdum internetin başına ve arama motorlarından keçinin faydalarını araştırmaya koyuldum. Amanın bir de ne göreyim, dünyanın en faydalı hayvanı keçi değil miymiş!.. İnsan dostu, mide dostu, doğa dostu, bebeklerin dostu. İnanmadınız değil mi? Ben de ilkönce gözlerime inanamadım ama keçi ve keçi sütü hakkında yazılanları okuduktan sonra keçiler çok sempatik gelmeye başladı bana da.
ÇEVRECİ KEÇİLER
Neyse abartmayı bırakayım da, şaka maka epeyce faydası varmış keçinin. O ağaçları kemirip zarar veren hayvanın, bu kötü yanını telafi edecek bir sürü yararı var. Aslında bu ağaçlara zarar verme olayını da çözmüş elin oğlu. Fatih AYTÜRK’ün internette yazdıklarına bakılırsa, dünya keçi sütü üretiminin lideri konumundaki İsviçre, aynı zamanda büyük ormanlarla kaplı dağlarıyla da uluslar arası bir kayak merkezi. Ve soruyor Fatih AYTÜRK: Hani biraz garip bir karşılaştırma olacak ama bizdeki ağaç sayısından fazla keçisi olan bir ülke, ormanlarını keçilerden nasıl koruyor acaba? Alp Dağlarını paylaşan ülkeler İsviçre, Avusturya, Fransa, ormanlarının karşısında tehlike olarak gördükleri keçileri ıslah etmek amacıyla Alp Dağları’nda geçici bir yerleşim yeri durumundaki Saanen de doğal ortamında bulunan beyaz renkte, kılsız, çok yayılım istemeyen, ahır bakımına müsait olan ve ormanda dahi yayılımda olsa fidelere ağaçlara zarar vermediği bilinen bu keçiyle kendi yerli ırklarını birleştirerek, çok üstün özellikli ve süt verimi 6-8 kiloya kadar çıkabilen bir ırk elde edebilmişlerdir. Hem ormana keçilerden dolayı gelen zararları en aza indirirken, keçi yetiştiriciliği o kadar cazip hale gelmiştir ki hayvancılık daha büyük önem kazanmıştır. Bizde de bu keçileri damızlık olarak getirip keçilerimizi ıslah etmek için Ege üniversitesinin öncülüğünde bir çalışma yapılmış ama, damızlık olarak getirilen keçiler, ya ehliyetsiz ya da kötü niyetli kişilerce kendilerini kasapların tezgahlarında bulmuşlardır.
‘ Keçinin yediği her otu biz de yeriz, keçiye dokunmuyorsa bize de dokunmaz.
Demek ki insanoğlu isterse, keçinin bile çevrecisini , iyi huylusunu yetiştirebilirmiş.
Ama daha buna bile gelmeden ne marifetleri var keçilerin ve keçi sütünün. Bilindiği gibi Ege mutfağı, Girit mutfağının etkisinde kalmasından dolayı ot yemekleri büyük önem taşır. Dağlardaki bütün otları toplarlar ve bir de kıvamında haşlamaları, zeytinyağı ile tatlandırmaları, yemekleri doyumsuz lezzetlere ulaştırır. Gazeteci A.Nedim Atilla, “Tarihten Günümüze Türk Mutfağı” adlı kitabında yöre mutfağında Girit etkisini şöyle anlatıyor:”Giritli bir dostuma bir gün yanılıp da sormuştum. ‘Kaç çeşit ot yersiniz?’ diye.
‘ Keçinin yediği her otu biz de yeriz, keçiye dokunmuyorsa bize de dokunmaz.’ demişti.
Bundan daha büyük bir fayda olabilir mi? Keçinin yediği her şeyi yiyeceksin ve bu yedikleri de dünyanın en güzel, en lezzetli ve en yararlı mutfaklarından biri olacak. Çünkü keçinin yediklerinin içinde sarımsak, ebegümecinden tutun da, ısırgana, sinirotuna, kuşkonmaza kadar dünyanın faydalı otu var.
KAHRAMANMARAŞ DONDURMASININ ÜNLÜ OLMASININ NEDENİ DE KEÇİ SÜTÜNDEN GELİYOR
Kahramanmaraş dondurmasının tarihçesini okuduğumuzda da (http://www.kahramanmaras.bel.tr sitesinden)ününü keçi sütünden aldığını görüyoruz. Kahramanmaraş’ı çevreleyen Ahırdağı’nın yamaçlarında özellikle kekik, keven gibi rayihalı otlarla beslenen keçilerin sütünde, birinci kalite sahlepten üretilen bugünkü Kahramanmaraş Dondurmasındaki en büyük özellik SÜTÜN KEÇİ SÜTÜ OLMASINDAN KAYNAKLANIYOR. Ahırdağı yamaçlarında beslenen keçilerin sütü önce bir eksper tarafından kontrol ediliyor. Özellikle sütteki yağ oranının belirli bir yüzdenin altına düşmemesi gerekiyor. 90 derece sıcaklıkta kaynatılan sütler, mikroorganizmalardan arındırılıyor. Daha sonra bu süte önce sahlep, ardından şeker katılıyor. İyice karıştırılan bu karışım, 6-8 saat dinlendirildikten sonra eksi 6 derecede soğutulduktan sonra tüketime sunuluyor.
EKZAMA İÇİN DE KEÇİ SÜTÜ
Egzama adı, benzerlik gösteren pek çok deri hastalığı için geçerli olabilir. Bedenin bütünselliği açısından bakıldığında bu tür benzerliklerin zaten pek önemi yoktur.
Sedef hastalığında olduğu gibi burada da, hastalığa yol açan içsel nedenlerin teşhis edilmesi gerekir. Eğer bir alerjik tepkinin katkısı varsa, alerjiye yol açan maddenin saptanması gerekir, çünkü beden bu durumla başa çıkamaz ve bitkisel tedaviye olumlu yanıt veremez. Ellerde, yüzde veya cinsel organlarda oluşan egzamalar genellikle alerjik tepkilerden kaynaklanır; örneğin bebeklerde sıklıkla görüldüğü gibi, inek sütü bu alerjik tepkilere yol açabilir. Egzama sıkıntısı çeken herkes, süt ve süt ürünlerinden uzak durmalı, inek sütü yerine KEÇİ SÜTÜ VEYA SOYA SÜTÜNÜ tercih etmelidir.(’www.doktordoğa.com)
KEÇİ SÜTÜ ŞİFA DAĞITIYOR
Batılı doktorların raporlarında “astım, alerji ve öksürük” gibi birçok hastalığın tedavisinde ilaçların etkili olmadığı halde, keçi sütünün olumlu sonuç verdiği kaydedildi.
Keçi sütünden yapılmış ürünlerin Avrupa’da özel healt shoplarda özel fiyatlarla satıldığı ve bebeklere anne sütünün alternatifi olarak verilebileceği bildirildi.
Van YYÜ Ziraat Fakültesi Zooteknik Bölümü Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr.Mehmet Bingöl keçi sütünün tedavi edici ve kendine özgü üstün özelliklerden dolayı birçok hastalıkların tedavisinde kullanıldığını söyledi
Keçi sütünün düzenli olarak tüketilmesinin, egzama, astım, sindirim rahatsızlıkları, varisle ilgili bazı rahatsızlıklar ve bazı alerjik durumların tedavisinde yararlı olduğunu ifade eden Bingöl, şöyle konuştu:” Keçi sütünden yapılan başta yoğurt ve peynir olmak üzere birçok ürün, Avrupa’da özel sağlık dükkanlarında özel fiyatlara satılmaktadır. Batılı doktorların raporlarında, kendilerine astım, alerji, hazım sorunları, bazı cilt rahatsızlıkları, bebek egzamaları ve iştahsızlık ile öksürük nöbetleri gibi birçok şikayetle gelen hastaların tedavileri ilaçlarla başarılamadığı halde keçi sütü ürünleri kullanılarak başarıldığı belirtilmektedir.”
Bingöl, keçi sütünün önemli bir kullanma yeri ve nedeninin de, bebeklerde görülen ani ölüm olduğunu belirterek şöyle devam etti:”Tıp raporlarına göre, 2-24 haftalar arasında en tehlikeli olan ve bebeklerde kusma, ishal, burun akması, hırıltılı nefes alma veya deride kızarık-kabarık görüntüler, egzama gibi durumlar gösteren ve bu nedenlerle teşhiste yanıltıcı olan bazı gelişmelerin, bebeklerin inek sütüne alerjik oluşları ile ilgilil oldukları görülmüştür.Bu durum bebeklerde görülen ani ölümlerin üçte birinin nedenidir. BÖYLE BEBEKLERE İNEK SÜTÜ YERİNE KEÇİ SÜTÜ VERİLMESİ GEREKMEKTEDİR.”
KANSER TEDAVİSİNDE KULLANILABİLECEK KEÇİ SÜTÜ BULUNDU
Beyaz Rusyalı bilimadamları, enfarktüs ve kanser hastalıklarının tedavisinde kullanılmak üzere ilaç hazırlanması için keçi sütü üstünde çalışmalar yapmaktaydı. Bilimadamları yaptıkları araştırmalar sonucunda tespit edilen en kaliteli sütün Krıjovka Köyü'nde oturmakta olan Moskalenko ailesine ait çiftlikteki keçilere ait olduğunu açıkladı.
Uzun yıllar ordu mensubu olarak görev yaptıktan sonra emekliye ayrılan keçilerin sahibi Vladimir Moskalenko, yakalandığı ülser hastalığından kurtulmak amacıyla bu köye yerleşerek keçi beslemeğe başladığını anlatırken ve her gün düzenli olarak içtiği taze keçi sütü sayesinde sadece ülserden değil diğer hastalıklardan da kurtulduğunu söyledi.
Moskalenko'nun eşi Galina, beslemekte oldukları yaklaşık 50 adet keçiyle artık tüm köy halkının da süt ihtiyacını karşıladıklarını söyledi.
Bazı keçileri Clinton, Monika, Buş, Gorbaçov ve Yeltsin gibi isimlerle adlandıran Moskalenko çifti, verem hastalığına yakalanması imkansız olan keçileri, aralarında ilaç otlarının da bulunduğu 30 çeşit otla beslendiklerini ve sütün çocuk alerjisi tedavisinde de çok etkili olduğunu dile getirdi.
Şimdi şöyle bir özetlemek gerekirse;
-Bebeklerde görülen ani ölümleri engellemek için keçi sütü öneriliyor,
-Kanser tedavisinde kullanabilecek keçi sütü bulunuyor,
-Astım, alerji ve öksürük gibi hastalıklarda keçi sütünün çok faydası bulunuyor,
-İstenilirse çevreye zarar vermeyen iyi huylu keçiler yetiştirilebiliyor,
-Egzama gibi hastalıkların tedavisinde keçi sütü kullanılıyor…
Eti, yağı, yoğurdu, peynirinin yanında kaliteli sütüyle Kahramanmaraş Dondurmasının ünlü olmasında da rol oynayan keçi sütünün bu kadar faydalı olduğunu görünce kendimi rüyada hissettim. Madem rüya gibi geldi, bir de rüya tabirlerine bakayım dedim. Bir de ne göreyim, orada da keçinin faydasından söz edilmiyor mu? Rüyada keçi görmek, muradınıza ereceğiniz anlamına geliyor. Ve rüyada keçi sütü içmek, emeklerinizin karşılığınızı alacaksınız anlamına geliyormuş!..
Haydi hayırlısı bakalım!..