​ Gene kene / Psikoloji / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Temmuz '08

 
Kategori
Psikoloji
 

Gene kene

Gene kene
 

Hiç düşündünüz mü bilmem. Çocuk yaşlarımızdan beri hep korkutulduk. Belki sizin ailenizde olmamıştır ama çevrenizdeki ailelerde çocuklarına “Bak yaramazlık yapma, polis amca seni karakola götürür”, “Yaramazlık yaparsan iğneci amca sana kocaman iğne yapar” sözlerini duymuş sonra da çocuk kaybolup polisler bulduğunda ya da hastahaneye gidip iğne olmak zorunda kaldığında iğne yapan hemşireden ve iğneden korkarak avaz avaz ağladığını görmüşüzdür. Ya da evde kimseden korkmayan , kimsenin söz dinletemediği çocuğun ablasının siyah çizmelerinden korktuğunu görünce. Hemen siyah çizmeyi kapının arkasına koyup. “Hımmm, sakın bak siyah bücü böyle yaramazlık yaptığını görürse, duyarsa şimdi kapının arkasından çıkıp buraya gelir. Seni alır” , bastonla “Tak, tak dede” gelir diye korkutulur. Kısaca, saymakla bitmeyecek korkutma örnekleri.

Korkutulmaya alıştığımız için midir nedir, gazetelerde de bu tip haberler ilgimizi çeker. Atıyorum:

- Üç yıl sonra bütün dünya hep gece olacak.

- Yirmi yıl sonra bir tek ağaç, ot kalmayacak.

- On beş yıl sonra bugünkü kara parçalarını denizler kaplayacak.

- İlk çağ hayvanları yeniden yaşamaya başlayacak…

Sayın sayabildiğiniz kadar iç karartıcı, insanı karamsarlığa iten olayları.

Bu arada salgınlar, başa çıkılması çok zor örneğin kuş gribi ve keneler.

Keneler büyük sorun her gün ikişer üçer kene ısırması yüzünden ölenlerin haberi, kenelerin yayıldığı bölgeler, önlemler, yapılması gerekenler, aşı yok yapacak pek bir şey de yok. Dikkatli olmak, paniğe kapılmamak, telaş etmeden yapılması gerekenleri yerine getirmek.

Sanıyorum 1 Temmuz 2008 akşamı bir televizyon kanalında “Memleketin Hali” programında Ankara Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof.Dr. Zafer Karaer otuz yıldır Türkiye’de “Kene” lerin olduğunu paniğe kapılmamak gerektiğini, tamamen “Ekolojik dengenin bozulmasından kaynaklandığını, doğal dengenin bozulması ile kenelerin yaşam alanı bulduğunu, kendisinin yetkisi olsa beş sene boyunca doğada hiçbir şey yapılmasına izin vermeyeceğini, doğa kendi haline bırakılırsa doğal dengenin bulunacağı” nı söylüyordu. Sakin sakin insanın içini rahatlata, rahatlata…

Uyarı insanın içini rahatlatır. Tehlikelere karşı bireyi korku ile eğitmek sağduyuyu yadsımak demektir. İnsanoğlu tüm tehlikeleri sağduyusu doğrultusunda atlatabilmiş tüm hastalıklarla mücadelenin yolunu bulmuştur. Korku her türlü batıl inancı onunda ötesinde komplo teorilerini üretir. Yine aynı şekilde uyarı korkutmak amacıyla değil önlem alınması amacıyla yapılmalıdır. Doç. Dr. Ergönül’ün kenenin bir bioterörizm ajanı olduğu sorusuna verdiği yanıt bunun örneğidir.

28 Haziran 2008 tarihli Milliyet gazetesinin beşinci sayfasında Avrupa Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hast. Der. Y.K. Üyesi Doç. Dr. Önder Ergönül KKKA virüsünün bioterörizm ajanı olabileceğini ancak bunun şu an için kanıtlanamayacağını söylüyordu.

Son bir yıldır. Türkiye sınırları içerisinde “Er kene “ isimli bir tür tespit edildi. Bu Er Kene konduğu zaman önce manen yıkıyor sonra öldürebiliyor.

Yazıma son verirken maddi manevi sıkıntılarımızın biteceğini, gazetedeki haberlerin bizi korkulara salmayacağı güzel günler diliyorum.

 
Toplam blog
: 28
: 625
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

Çok, çok, çok yıllar önce Ankara'da doğmuşum. İlk,Orta, Lise ve Yüksek Öğrenimimi,çalışma hayatımı, ..