- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Genel değerlendirme
Öncelikle bayramınızı en içten duygularla kutluyorum. Ben şahsen bu bayramı hakedecek herhangi bir şey yapmadım; oruç tutmadım! Bundan dolayı eskisi kadar çoşkulu olduğum söylenemez ancak yine de bayramları, insanların birbirleriyle selamlaşmasını, görüşmesini -tatlı olayı hariç- çok seviyorum.
Biz Atatürk devrimi çocuğu olarak - ki doğrudur- bu tür içten sevinçlere biraz uzağızdır. Biz de herşey sistematiktir. Yani resmiyet vardır. Devrimin kendisi biraz soğuktur. O kadar da içten değildir ne yazık ki! Çünkü ne yalan söyleyeyim, dayatma sonucu oluşmuştur ve toplumu %100 temsil etmez. Sadece %15 gibi düşük bir orana hitap eder. Yine de bu ülkenin bu refah düzeyine erişmesinde %100 fayda etmiştir. Toplum %100'e yakın okuma-yazma öğrenmiştir. Türkiye Ekonomisi bu şekilde büyümüştür; devasal şirketler bu bilgi birikiminin ürünüdür. Sanıldığı gibi her şey bu iktidar döneminde olmamıştır. Olay 90 yıllık çabadır ve bugün Ankara'daki ağaçların tamamı devrime aittir.
Ben de Mustafa Kemal gibi bir devrimciyim. Hem de katıksız olanından. İnsanlar hep mübalağ ettiğimi zanneder ancak Türk endüstrisine katkılarım yadsınamayacak kadar büyüktür. THY'nin bugünkü hale gelmesinde emeğim 1/100'dür; Tukcell'in kablosuz iletişiminde az da olsa emeğim vardır; Türkiye tarihinde medkial makina sektöründe Dünya Bankası ihalesi kazanmış ilk ihracat Müdürüyümdür; Türkiye'nin ilk elektrikli hasta karyolası yapan şirketin Üretim Müdürüyümdür, Amerika'da Freedom Tower(Özgürlük Kulesi) benim sattığım 12 m , 2500 ton abkant presle çelik kontroksiyonu üretilmekltedir; Hindistan demiryolu benim yaptığım kontrat sayesinde 48'e yakın Türk sac makası satın almıştır; Maysan Mando'nun ERP sistemini ben kurmuşumdur. Ve öyle ki bugüne kadar endüstriye 34 adet mühendis yetiştirme cüreti göstermişimdir. Yaptığım, bir kişinin yapabileceğinin çok ötesindedir ama tarafımdan yapılmıştır. Bazen ben bile inanamıyorum nasıl yaptım diye. Fakat cevap basit: SAVAŞARAK!!!!! Elektronik Mühendisi Turgut Erkul yıllar evvel lise yıllığıma yazmış; Türkiye Endüstrisi Anıl Yiğit'e çok şey borçlu olacak diye!
Ben hayat ile ilgili kefaretimi ödemiş biriyim. Bugün ölsem bile yaptıklarım arkamda baki kalacak. Çocuklarım bunların içinde en önemsizleri. Herkes benimle ilgili her şey söylebilir ama söylemeyecekleri tek şey benim ne kadar tembel olduğumdur. Aksine derler ki Anıl yavaş ol beynin bozulacak.
BOZULMUYOR!!!!!
Öğrenciyken kafamda 2 mesele vardı: Verimlilik ve enflasyon. Bu iki konu için ne kadar çok kitap okuduğumu bir bilseniz işte dersiniz ki örnek bir üniversite öğrencisi. Öğretmenlerim benim adımı ve soyadımla hatırlar. Bu yüzden midir bilinmez ancak babam öngörmüş ve adımı ANIL koymuştur. Soyadım da YİĞİT'tir hiç bir şeyden korkmam.
Çok çalıştım ve çalışıyorum arkadaşlar. Hiç bir zaman tembellik yapmadım. Hiç bir zaman boş oturmadım. Yazdığım herşeyi rassal değil bilerek yazıyorum ve buna aşk da dahil! Hikayelerimi dahi uydurmuyorum; öğrendiklerimden türetiyorum.
ANIL YİĞİT ile gurur duyuyorum...
Ve en önemlisi tüm bunları 19 yıl gibi kısa bir sürede yapmış olması.
Annem ve babamın durumu her zaman zordu. Her zaman en kötü sınıf 3.cüsü, İngilizce'yi ve matematiği en iyi bilen adam, hep olgun olan veya olmak zorunda olan, kaç kişiye bilinmez matemetik, ingilizce, fizik öğreten, tüm kuzenlerine örnek olan, sporun her türlüsünü başarıyla yapmış olan, yıllarca resim,heykel, şiir, şarkı yapan ve bitmek bilmeyen enerjiyle yazan bu adamı -izin verirseniz eğer- emeklerinden dolayı kutluyorum.
Kendisine saygım sonsuz.
Arkadaşlar başarı PARA kazanmak değildir, BAŞARI başarmak ve bundan haz almaktır.
Saygılarımla,
ANIL YİĞİT