- Kategori
- Sağlıklı Yaşam
Geniş Kalça Sağlıklı Olmanın Göstergesi mi?

Oxford Üniversitesi'nde bir araştırma yapılıyor ve o araştırmanın sonuçları Türk medyasına şöyle yansıyor :
"Kalçası büyük olan kadınlar daha sağlıklı."
Halbuki o araştırma, kilo sorunu olan kadınları göbek ve kalçadan şişmanlama yönünden bir karşılaştırma yapıyor. Araştırmanın sonuçları geniş kalçalı olmanın göbek bağlamaktan daha az zararlı bir kilo alma şekli olduğunu belirtiyor ki, bu da zaten yeni bir bilgi değil. Kalça bölgesinde yağ biriktirmek, göbek yapmaktan daha iyi tabii ki.
Fazla yağların toplandığı iki temel bölge var vücutta... Kalça-uyluk bölgesi ve karın-gövde bölgesi. Bu iki birikim tipinin nedenleri de, sonuçları da oldukça farklı. Birincisine "armut tipi", ikincisine ise "elma tipi" şişmanlama adı veriliyor. Armut tipi yağlanmanın, elma tipi yağlanmadan daha az metabolik-hormonal probleme yol açtığı bilinmekte. Sebebi de şu :
Kilo sorunu ve obezitenin yol açtığı kabaca 4 ana problem var. İlki ruhsal sorunlardır. Kilo probleminiz varsa bundan psikolojik olarak az ya da çok lâkin mutlak etkileniyorsunuz. Yâni ister elma, ister armut tipi şişmanlayın, en azından moraliniz bozuluyor...
İkincisi kozmetik problemlerdir. Kozmetik problem, bilhassa vücut ağırlığının yüzde 5'inden daha çok kilo alındığı durumlarda ortaya çıkıyor. Uzmanlara göre, kalça ve uyluk bölgesinde biriken yağlar, gövde, karın ve gıdık bölgesinde biriken yağlara nazaran daha az kozmetik kaygı yaratıyor...
Üçüncüsü ise mekanik problemlerdir. Kilonuz nerede birikirse biriksin, ağırlık artışı mekanik zorlamalara neden olacağı için kalça ve diz eklemlerinde hızlı gelişen romatizmal rahatsızlıklara yol açar. Bu sorunlara bir müddet sonra taban çökmesi, bel fıtığı ve boyun fıtığı gibi problemler de eklenebilir...
Mekanik etkilenmenin diğer sonuçları sürtünme ve aşırı terlemeye bağlıdır. Kasık ve meme altında kızarma, mantar enfeksiyonları, hatta sulu dermatozlar ortaya çıkabilir. Kilo artmasına bağlı terleme, nefes darlığı, halsizlik ve yorgunluğu da mekanik sorunlar arasında saymak mümkündür...
Kozmetik, ruhsal ve mekanik sorunların sonuçları, genellikle yaşam kalitesinin düşmesiyle bağlantılıdır. Mutsuz, yorgun, keyifsiz, birkaç merdiven çıkınca nefes nefese kalan, her yokuşta zorluk çeken, beli, dizi, kalçası ağrıyan, sıkça ayakları şişen, göğüs ve kasıktaki kaşıntılı kızarıklıklardan yakınan birinin yaşam kalitesinin azalması doğaldır...
Lâkin asıl problem dördüncü aşamada, yâni metabolik ve hormonal sorunlar ortaya çıktığında başlar. Bu sorunlar elmalarda armutlardan, yâni karın ve üst kısmında yağ biriktirenlerde, kalça-uyluk bölgesinde yağ biriktirenlerden daha çok görülür...
Eğer kalça ve uylukları ince, bel çevresi çok geniş, göbekten gıdıktan yağlanan biriyseniz; kadın da olsanız, erkek de olsanız hiç farketmez, kilo sorununuza bir müddet sonra hipertansiyon, kan şekeri yüksekliği veya hipoglisemi ataklarının, kan yağlarında dengesizlik ve ürik asit artışlarının, daha sonra da koroner kalp hastalığı ve erken damar yaşlanmasının eklendiğini görebilirsiniz...
Sonuç olarak göbek ve karından yağlanmanın yaşam süresini kısaltıcı ve hastalık oluşturma tehlikesi, kalça-uyluk bölgesini genişleten yağlanma modelinden çok daha yüksektir.
Akdenizli kadınlar kalça-uyluk bölgesinden kilo almaya eğilimliyken, orta-kuzey Avrupalı ve Slav kadınlar göbek-karın bölgesinden yağlanırlar. Akdenizli kadınların ortalama yaşam süresinin daha uzun, sağlık durumlarının daha iyi olmasında bu durumun etkisi olabilir belki...
Göbek-karın yağlanması; alkol alımı, insülin direnci, böbreküstü bezi hastalıkları gibi problemlerle ilişkili olduğu için de daha risklidir.