- Kategori
- Basın Yayın / Medya
Gerçek demokrasi için, Hasan Cemal'ler susmamalı!..

Tam Demokrasi İçin, Sürekli şeffaflık...
Milliyet'in hakperest ve cesur yazarı kıymetli Hasan Cemal'e...
Yürekli ve onurlu çıkışlarınız ile, geçmişte demokrasi adına yaptığınız yanlışlıkları, her defasında açık yüreklilikle söyleyebildiğiniz için, sizi can-u gönülden tebrik ediyorum.
27 Nisan e muhtırasında ve sonrasında, demokrasimiz ve bu ülke yararına birçok cesur ve yürekli ifâderiniz oldu... Bu ifâdeleriniz ve çıkışlarınızla, kör-topal giden demokrasimiz, siz ve sizin gibiler sâyesinde güzel kazanımlar sağlamaktadır...
Bunun için Siz'in gibi yürekli insanları; Demokrasimizin müsbet gelişimine çok mükemmel katkılarından dolayı, can-u gönülden kucaklıyorum...
Yıllarca; DP, AP ve DYP çizgisinde, Demirel'in peşinden, sırf ''Demokrat olduğunu zann'ederek(!)'' koşan, kendini her zaman ''Dindar Demokrat'' olarak vasıflandıran birisiyim. İşimi-gücümü bırakıp, mümkün olduğu kadar Demirel'in, gittiği her yere, sırf Demokrasi adına koştum(!)...
Gençliğimin en verimli yıllarının nasıl, boşu boşuna kaybolduğunu, ne yazık ki yıllar sonra anlıyabildim(!)...
''28 Şubat Süreci'' nde, Sayın Demirel'in Demokrat olmadığını görmüş, ''Sırf Demokrat olduğunu zannederek'' , O' nun peşinde harcadığım kıymetli zamanlarımın hebâ oluşuna üzülmüştüm. Bugün hâlâ üzülüyorum...
Fakat ne çâre ki, giden zaman geri gelmiyor!..
Yalnız, Hasan Cemal gibilerinin sayısının arttığını görmek beni ümitlendiriyor.
Yıllardan beri pişirilip pişirilip önümüze konulan; sağ-sol, Alevî-Sünnî, Türk-Kürt ayrışmalarını körükleyenler, mâlûmunuz olduğu üzere, her zaman laik-antilaik tartışmalarını alevlendirerek parsa topluma gayreti içinde olanlar, şimdiye kadar Demokrasimize hep zarar verdiler...
Fakat bundan sonra; sizin gibilerinin olumlu katkılarıyla, bunlar, istedikleri gibi at koşturamıyacaklar.
Kıymetli Hasan Cemal Bey;
Dünyevî ve uhrevî görüşlerimizde farklılık olsa da, DEMOKRASİ adına geçmişte yaptığınız hatâları açık yüreklilikle, pişmanlıklarınızla birlikte, yapmış olduğunuz samîmi ''öz eleştiri'' lerinizden dolayı, size olan muhabbetimin arttığını söyliyebilirim...
Lise yıllarımda (1973-1977), Türkiye'mizin her yerinde olduğu gibi, bizim okulda da, sağın ve solun her fraksiyonu ile münasebetlerim oldu. Herkes birbiriyle kavga ederken, Rabb'im'e Hamd'ediyorum ki; bendeniz, hiçbir kimse ile kavga etmedim. Tam aksine, fikirlerimi de hiç gizlemeden ve çekinmeden, üstelik zaman zaman da tartıştığım halde, hepsiyle iyi geçindim. Şu an bütün kesimlerden, çok iyi dostluklarımın olduğu güzel insanlar var...
O zamanlar, birbiriyle kavga eden arkadaşlarımı; ''Yapmayın!.. Etmeyin arkadaşlar!.. Bu vatan hepimizin!.. Bizi birbirimize düşürmeye çalışan, karanlık güçlerin oyununa gelmiyelim!..'' diye uyarılarda bulunurdum...
Bu memlekette dindarın, dindar olmayanla hatta dinsizle; sağcının solcuyla, solcunun da sağcıyla; başörtülünün başörtüsüzle, başörtüsüzün de başörtülüyle; müslüman'ın gayr-ı müslim'le, gayr-ı müslim'in de müslüman'la; Alevî'nin Sünnî ile, Sünnî'nin de Alevî'yle hiç bir sıkıntısı ve derdi yok aslında. İnanıyorum ki; onların, sürekli birbiriyle derdinin olmasını istiyenler var!.. Ve yine inanıyorumki; onlar bu ülkede azınlıkta olmalarına rağmen, sesleri çok çıkıyor mâlesef.
Bu farklılıkların, farkında olarak yaşamak isteyenlere de, tahammül edemiyenlerin olduğunu ne yazık ki üzülerek görmekteyiz.
Kısaca, farklılıklarıyla birlikte bu vatan hepimizin...
Ortak değerlerimize hep birlikte sahip çıkmayı öğrenmeliyiz artık...
Cumhuriyet gibi, Demokrasi de bizim ortak değerimiz.
Birileri yıllardır; ''Cumhuriyet elden gidiyor'' bahanesiyle (üzülerek ifâde etmeliyim ki) TSK'ni de kullanarak, demokrasinin çanına ot tıkadı hep. Demokrasi'nin, insan haklarının ve bireysel özgürlüklerin, daha da üst seviyelere çıkartılmak istendiği, batı toplumlarını örnek aldığını iddia eden bâzı sözde entellektüel aydınlar, gördük ki o mâlum, '' Genelkurmay Bildirisi''nden sonra, yine sınıfta kaldılar mâlesef.
Bu, son Ergenekon olayları ile de, herhâlde okuldan atılacaklar gâlibâ?(!)
Fakat olan yine bu millete, bu memlekete oluyor ne yazık ki!...
Bu memlekette darbecilerin aklından, ''darbe'' kelimesinin ''D''si'nin bile geçmemesi gerekir aslında!..bFakat ne yazık ki, o kadar acı tecrübeye rağmen, birtakım muhterisler, buna cür'et edebiliyorlar hâlâ!..bBu DARBE heveskârlığının, artık bir son bulması lâzım!!!
O' da, basınımızdaki darbe şak-şakçılarının sayısının azalmasına, ayrıca bu şakşakçılığı yapanların dışlanmasına ve aşağılanmasına ve bütün DARBECİLERDEN esaslı bir hesap sorulmasına bağlı tabii ki...
Bakalım bu ERGENEKON soruşturması ile bu sağlanabilir mi?..
Hasan Cemal ve O'nun gibi, ''Gerçek Demokrasi'' sevdâlılarını, sergilemiş oldukları ''DİK DURUŞ''larından dolayı içtenlikle kutluyorum...
Bu ülke hepimize yeter!..
Ayrılık noktalarımızı değil, birlik noktalarımızı ön plana çıkarıp; bu ülkenin daha ileriye, daha ileriye gitmesi adına, elimizden gelen her katkıyı sağlamak için, hep birlikte âzamî gayret sarfetmeliyiz.
Bütün DARBELERE ve DARBECİLERE karşı çıkan herkesi, tebrik ediyor ve en içten muhabbetlerimle kucaklıyorum.
Teşekkürler hepinize...
Güzel Türkiyemiz'in yarınları, çok çok daha farklı olacak İnşaAlalh...
Sağlık ve Muhabbetle...
Bektaş Azizoğlu
2665.07.2008, cumartesi
Üsküdar-İSTANBUL