Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ekim '10

 
Kategori
Siyaset
 

Gerçek iyilik 2

Bugünkü dünyaya baktığımda genel olarak çok iç karartıcı bir fotoğraf görüyorum. Doğa her geçen gün kirleniyor, ekoloji bozuluyor, ekonomi daha kötüye gidiyor, kötülük dünyaya hakim oluyor, savaşlar çıkıyor, büyük şirketler daha çok kazanmak uğruna gözleri hiçbir şey görmeden doğayı kirletiyor, yok ediyor, daha çok satabilmek adına insanları neredeyse modern kölelik denebilecek ücret seviyelerinde çalışmaya zorluyorlar, büyük ekonomik güçleri sayesinde devlet yetkililerini “ikna” ediyorlar, bir şekilde onları kendi işbirlikçileri durumuna sokup kuralsızca faaliyet göstermeye devam etmeye çalışıyorlar, her yerde her TVde, gazetede daha çok tüketmenin önemi bir şekilde vurgulanıyor, daha zengin olmanın, her şeyin daha fazlasının daha iyi olduğunun reklamı yapılıyor, bir şekilde zengin olmuş, “parayı bulmuş” kişilerin başarı öyküleri kitaplaştırılıyor ama öykünün tamamı asla anlatılmıyor, nelere rağmen, nelere boyun eğilerek ya da kimleri ezip geçerek oralara gelindiği gösterilmiyor. Gençler de bu “örnek”leri görerek yetişip öyle olmaya çalışıyorlar.

Bu durumla nasıl mücadele ederiz diye herkes biraz düşünüyordur eminim. İşin başı ve en önemli noktası herkesin kendi kapısının önünü süpürmesidir. Yani etrafta görüp eleştirdiğimiz davranışları bizler yapmayacağız, çocuklarımızı da bu mantıkla yetiştireceğiz. Evimizde bunları konuşacağız, sadece televizyon seyretmeyeceğiz, arasıra o televizyonu kapatıp çevremize, ülkemizde, dünyada ne olup bitiyor konuşacağız, çocuklarımızın bunların farkına varmalarını sağlayacağız, televizyonlardan sıkılmadan yalanlar söyleyen yalancıların gerçek yüzünü görmelerini sağlayacağız. Bu bir başlangıç olabilir, bunun sonrası bizler gibi olan bitenden rahatsız, bizler gibi düşünen insanlara ulaşacağız, bir araya gelip daha güçlenmeye çalışacağız. Bunu mutlaka bir politik parti şeklinde yapmak gerekmiyor, bir sivil toplum örgütü bir partiden çok daha etkin olabilir diye düşünüyorum. İlla birilerinden bağış almadan, mutlaka TVlere çıkmadan, çevremizdekilere ulaşarak ve mutlaka interneti kullanarak aslında ne kadar büyük bir güç olduğumuzu görebiliriz diye düşünüyorum.

Geçmişte de benzer şeyler söyledim ama nedense içimde artık bazı şeyleri konuşmak için en uygun zaman olduğu, bu sözlerin zamanının geldiği yönünde bir olumlu his var. Bu çerçevede gerçek iyilik konseptine uygun bir şekilde kendi doğrularımı yazmaya başlayacağım. Benim gibi düşünen çok insan olduğunu görürsem belki de işin bir yerinden başlayabileceğimizi hep birlikte düşünebiliriz. Asla yalan söyleme. Söyleyeceğin şey kendi aleyhine olsa bile gerçeği söyle. Aleyhine bir şey olmasını istemiyorsan kötü davranışta bulunma. Karşılıksız iyilik yap. İyiliğin bedelli ya da bedelsiz bir karşılığı olmaz. Birşeyden, bir kişiden, birilerinden korkarak iyilik yapma. Dini anlamda sevap kazanmak için iyilik yapabilirsin ama bu yaptığın iyilikten ötürü bir karşılık beklediğini düşündürebilir. Sadece iyilik yapmış olmak adına iyilik yap, iyi ol, iyi şeyler düşün. Yaptığın iyiliği kimsenin görmesi gerekmez. Sadece senin bilmen sana yeter. Bunun tadını çıkar, bunun keyfini hisset. Trafikte kimse kuralara uyuyor diye sen de uymamazlık etme. Kimse kırmızı ışıkta durmuyorsa sen dur, en azından arkandakiler mecburen sana uyacaklardır. Çevrendeki herkesin bir zamanlar küçük bir çocuk olduğunu düşün, bugünkü hallerine nasıl gelmiş olabileceklerini düşün, belki de senin kadar şanslı değillerdi. Asla rüşvet alma, asla rüşvet verme, asla hak etmediğin bir şeyi alma. Gerçekten ihtiyacın olanı al, ihtiyacından fazla tükettiğin her şey hepimizin geleceğinden çalınan bir tuğladır. O geleceği hep birlikte inşa edeceğiz, her tuğlaya ihtiyacımız var.

Bugün Dünyanın en önemli bir başka sorunu, problemlerin küresel düzeyde olmasıdır. Örneğin Yunanistan’ın borcu önce Avrupa’yı ve sonra Dünyayı ilgilendirmektedir. Ve tabi ki Türkiye’yi de. Benzer şey İrlanda, Portekiz, İspanya için söylenebilir. Son dönemde bu ülkelerin ve Amerika’nın yaşadığı ekonomik sıkıntılara baktığımızda işin özünde hırs, insanların daha fazla tüketime teşvik edilmesi, uluslar arası şirketlerin kontrol edilemeyecek şekilde büyümeleri ve kendi kendilerini bile kontrol edemeyişleri yatmaktadır. İşin vurucu noktası ise şuradadır. Artık bizlerin sadece kendi ülkemizi iyi yönetmemiz asla yeterli değildir, biz ne kadar iyi olursak olalım, diğer ülkelerin de en az bizler kadar iyi olmaları gerekmektedir.

Geçtiğimiz aylarda televizyonlarda Yunanistan’ı, İzlanda’yı izlerken gerçekten çok endişelendiğimi hatırlıyorum, kendimi oralarda yaşayan insanların yerine koyduğumda kendimi çok kötü hissetmiştim. Yani, bizler gibi düşünen insanları sadece kendi çevremizde bulmamız yetmiyor, yukarıda belirttiğim ve tabi ki henüz yazamadığım, inşallah kendim gibi düşünen kişilerle birlikte daha çoğunu yazacağımız ilkeleri paylaşan ve diğer ülkelerde yaşayan insanlara ulaşmalıyız. Dünyaya ahlak ve iyilik egemen olmalıdır, internet bu amaçla kullanılabilecek çok önemli bir kanaldır. Bir Yunanistan’da, bir Brezilya’da, bir Irak’ta, İran’da yaşayan ortalama bir vatandaş bizden daha farklı değildir. Gündelik sıkıntıları çok benzerdir, herkes geçim gayretinde, yaşamını idame ettirmeye, ailesini geçindirmeye, hayatı mutlu yaşamaya çalışıyor. Sağlık sistemi bir çok yerde problemli, bir çok ülkede siyasette yozlaşma var, rüşvet var, eğitim istenilen düzeyde değil, bir çok ülkede toplumun %20’si gelirin %50’sinden fazlasını alıyor, basın temiz değil, gerçekleri yazmıyor, yazamıyor. Çok merak ediyorum, siyasetçilerin neredeyse tamamı niçin zengin, nasıl zengin olmuşlar, sadece kendiler değil, çevreleri de tabi ki. Ortalama vatandaş nedense bunu görmüyor, belki de görmek istemiyor. Bunlar daha fazla konuşulmalı. Tüm bunları düzeltmek için önce bir araya gelmek lazım, denilecek çok şey var. Bence yeni dönemin en önemli unsuru ideolojiler yerine iyilik olacak. Her şeyin özü ve temeli bu bana göre.

Sevgi ve saygılarımla, CABACAN
 
Toplam blog
: 29
: 803
Kayıt tarihi
: 22.08.07
 
 

40 yaşındayım. Bankacılık sektöründe çalışıyorum. Bankacılık, finans, ekonomi ile mesleğim gereği il..