- Kategori
- Kişisel Gelişim
Gerçekliğin A, B,C, si nedir?

İlim ilim bilmektir,
İlim kendin bilmektir.
Sen kendin bilmezsen,
Ya nice okumaktır.
Okumaktan murat ne?
Kişi hakkı bilmektir.
Çün okudun bilmezsin,
Ha bir kuru emektir.
Ne kadar anlaşılır ve açık anlatmış sevgililer sevgilisi, Yunus emre. Hayatını, felsefesini hele hele şiirlerini bilmeyen yoktur. Büyük usta kendine " miskin Yunus "diye seslenerek, adı gibi hak aşığı, tutkunu bir garip derviş olduğundan bahseder. Sözü, özü gibi güzel gönüllere can verip dirilten, asırlardır yaşayan ve yaşayacak olan, Allah aşkını yaşadığı gibi yalın, sade olduğu gibi, gizlisi saklısı olmadan aşikar kılan, az söz ile özünü tam söyleyen hak eri....Günümüzde okuma yazmasının bile olup olmadığı tartışılan bu güzel gönül insan, neyi okumaktan bahsediyor? Kur'ân-ı Kerim'in ilk ayeti olan " İKRA " (OKU ,Allah'ın adıyla oku ) ayeti inzal olduğunda, Hz. Muhammed;" Ben okuma bilmem "deyince yüce Allah," Yerleri ve gökleri yaratan Allah'ın adıyla oku" muhatabına mazhar kıldı. Hz. muhammed (S.A.V ) de rabbinin adıyla okudu. Pekii peygamberimiz neyi okudu? Tüm insanlık neyi okumalı?
Bu gün bilimin tespiti şudur: Tüm varlık, hologram bir yapıya sahiptir. Holografi nedir? Lazer ışınlarına dayanılarak geliştirilen üç boyutlu ( en-boy- derinlik ) resim işlemidir. Üzerine bir gül imgesi kaydedilmiş bir holgrafik film parçasını ikiye böler, sonra parçaları lazer ile aydınlatacak olursak, her iki yarısının da gülün bütününü kapsadığını görürürüz. Bu işleme devam ederek en küçük parçalara bölsek de, en küçük parça dahi tüm gülün bilgilerini kapsar. Yani hologram, zerrede, bütünün boyutlar halinde saklı olduğu frekans dalgalarından oluşmuş bir yapı. Beynimiz de holografik esaslara göre çalışmak sureti ile alemi algılamaktadır. Yani her birimiz alemi, boyut boyut içimizde taşırız. Vücudumuzdaki her hücre, her bir parça içinde tam on sekiz bin alem gizlidir. Holografik yapıda fakat sınırlı olduğu zannedilen insan beyni, tüm bu boyutları ortaya çıkarabilecek kabiliyette yaratılmıştır. Görüyoruz, duyuyoruz, hissediyoruz diyerek algıladığımız her şey beyin tarafından algılanmadan önce, frekans dalgalarından ibaret olup, algılandığında ise beynin içinde oluşan çok boyutlu görüntü halinde dünyamızı oluşturur. Aslında dış dünyada değil, beynimizin içinde holografik sistemle oluşturulmuş hayal dünyasında yaşıyoruz. Tek gerçek ise, beynimiz tarafından yorumlanan elektrik sinyalleri... Nokta ilmine vakıf olan, Muhiddini Arabi'nin ve diğer tüm mutasavvufların ısrarla üzerinde durduğu " tüm sır bir noktada (zerrede) gizlidir. Noktanın sırrı çözüldüğünde bütün alemin sırrı ortaya dökülür" gerçeği asırlardır Allah'ın ( ezel ve ebed olan ) tüm bilgilerinin( isim ve sıfatlarının ) alemdeki her varlıkta, her zerrede boyutlar halinde holografik olarak saklı olduğu bilgisini mecaz, hikaye ve benzetmelerle anlatmaya çalışarak, holografik beynin, frekans dalgalarını objelere çevirip, somutmuş gibi gösterdiğini ifade etmişlerdir. Yüce Allah KUR'AN-I Kerim'de, her zerrede saklı olan bilgiyi" biz onu dağlara, taşlara verdik de taşıyamadılar, Yalnız insan yüklendi." diyerek her insan beyninin kapasitesi oranında, özlerinde mevcut olan bu bilgileri okuyarak açığa çıkarabileceğini ima eder. Bundan dolayı, Kur'an-ı Kerim'in ilk ayeti ve hükmü "oku" dur. Okunması istenen, insan beyninde kayıtlı olan bütüne ait tüm bilgidir. Bu bilgiyi deşifre edecek beyin kapasitesine her insan muhataptır. Fakat her insan böyle bir özelliğe sahip olduğunu bilmemektedir. Bunun farkına varan insan bilnçli olarak, ancak ve ancak zikir, meditasyon ve çeşitli ibadet yöntemleri sayesinde beş duyu vasıtası ile gelen verilerin kesilmesi sonucu zaman ve mekanın olmadığı holografik temel yapıda kendini bulur. Özünde kayıtlı olan sistemi, farkında olarak kapasitesinİ açabildiği oranda okur.
Beyin içindeki hayal dünyasına kendini hapseden insan ancak, kendini okuma kabiliyetinin farkına vardığında, gerçek olan tek aleme kanat açar ve kur'anın ilk ayeti "oku " emrine mazhar olur.
Sevgilerimle...