- Kategori
- Psikoloji
Gereği düşünüldü

Hepimiz gündelik hayatımızda sayısız kararlar alırız. Bu kararları hangi kısaslara göre alıyoruz. Bunu hiç kendinize sordunuz mu? Ben sordum ve düşündüklerimi sizinle paylaşmak istiyorum. En kötü karar kararsızlıktan iyidir derler. Sizce ne kadar doğru sorgulamak lazım. Karar nedir. Herhangi bir konu, olay, durum hakkında sonuca varmaktır. Peki, bunu duygularımızla yaparsak nasıl olur, aklımızla yaparsak nasıl olur, ya da hiç karar vermesek kararsız kalsak nasıl olur. Buna karar verecek olan kendimiz. Hangi konularda aklımızla, hangi konularda duygularımızla karar verecek olan yine biziz. Tabi ki önemli olan kararlarımızın bizi mutlu etmesi. Peki mutluluk nedir? İnsan her yaptığının (kararsız kalmada dâhil) arkasında olması, kendinden utanmıyor oluşudur.
Beynimizin işleyiş süreçlerindeki farklılıklar olayları farklı bir şekilde algılamamıza sebep olur. Peki, kendimizi nasıl tanıyacağız. Sevdiklerimizi, sevmediklerimizi, bizi kızdıran, küstüren, nefret ettiren şeylerin neler olduğunu. Öncelikle şunu söyleyeyim. Bunun için en az otuz yaşını devirmek lazım. Ondan öncesi yanılsamadır. Yaş otuz yolun yarısı eder. Hiçbir şey boşuna değildir hayatta. Otuz yılda boşuna yaşanmamıştır. Bu bir dönüm noktasıdır. Ama öğrenme ömür boyu sürer ve hata yapa yapa kendimizi tanırız. Yaşam deneyler kazanmak için çıkılan uzun bir yolculuktur.
Hangi insanı seveceğimizin kararını nasıl vereceğiz. Bu tamamen içsel bir duygudur ve o insanda kendimizden bir şeyler bulup bulmadığımızla ilgilidir.
Bir de şu açıdan bakalım. Her birey karar alırken kendi yararına karar aldığını düşünür. Aldığı karar yaşadığı çevrenin sosyo ekonomik ve normatif koşullarına uyum sağlayabilir veya sağlayamaz. Geleceği göremediğimize göre bugün toplumla uyum sağlayamamış gibi görünen bir karar yarın uyumlu olabilir. Kişinin sosyal koşulları kadar ruh durumları da karar vermesinde etkilidir. Neşeli üzgün ve karamsarken ki kararlarımıza bir bakalım. Neşeli iken söz verme derler.
Duygusal olarak dâhil olup olmadığımız konularda nasıl kararlar veriyoruz? Olaya duygusal olarak dâhil değilsek gayet sevecen, adil, hoşgörülü olup ona göre kararlar veriyoruz. Duygusal ve zihinsel gelişmemiz aldığımız kararların gördüğümüz sonuçları sayesinde gelişir.
Peki, kararsızlık çok mu kötüdür? Her durumda değil. Bazen öyle şeyler olur ki siz karar verene kadar yeni şeyler oluşur ve çok kolay sonuca gidersiniz. Bunu hepiniz yaşamışsınızdır.
Herkese içtenlikle ve arkasında durabilecekleri kararlar aldıkları günler diliyorum. Yüreğinizi dinleyin o her şeyi bilecektir.