- Kategori
- Bayramlar
Geri dönüşümü en hızlı ibadet “Kurban”

İslam dininde, geri dönüşümü en hızlı olan kurban’ı anlamak için önce kitaba bakmak lazım.
Günümüzde, her şeyin para olduğu gerçeğinden hareketle baktığımızda al parayı ver et’i, yaptım ibadetimi havası o kadar fazla ki. Şaşıp kalıyorum.
Komşusunun, yakınının ya da tanıdık birinin kurban kestiğini görüp, maddi imkansızlıkları olsa dahi, sırf çocuklarının aklı onlarda kalmasın diye kurban kesen aileler var.
Elbette bütün herkes bunun içine girmiyor. Fakat kafamızı çevirip baktığımızda, ne yazık ki anında geri beslemesi olan belki de tek ibadet. Nasreddin Hoca misali; ver parayı çal düdüğü gibi...
İslam’ın şartlarını aşağı yukarı hepimizi biliyoruz. Bu dine mensup olmak hakikaten bir ayrıcalık olarak düşünülebilir. En azından benim cephemde böyle.
Fakat diğer ibadetleri yapmayarak, namaz, inanç, oruç… Ahirete, meleklerine, kitaba inanmayıp da, sosyalleşmek adına kurban kesmenin et kesmekle birebir olduğu kanaatindeyim.
Namaz kılıyorsunuz diyelim, kabul edilip edilmeyeceğini bilmiyoruz.
Hakeza bu oruç, zekat (zekat karşındakini sevindirdiğin müddetçe içindeki mutluluğun artması ayrı) , hac içinde geçerli.
İslam dinine göre bu dünyada yaptıklarımızın ( iyiliklerin ve kötülüklerin; diğer anlamda günahlarımızın ve sevaplarımızın) karşılığını, ahirette göreceğiz, bir nevi ceza-ödül durumu.
Haliyle tavırlarımız, inancımız, itikadımız hal ve hareketlerimizden sorumlu olduğumuz bir gerçek. Ahlâk kuralları çerçevesinde belki bir nebze insan kendi yaptıkları hakkında az çok bilgi sahibi olabilir.
Kurban kesmeye dönersek; insan önce kendini yetiştirmiyorsa, inancı olur olmaz, az veya çok ise, ahlâk kurallarına uymuyor, çevrede rahatsızlık yaratıyorsa, insanlar ondan yüz çeviriyor dışlıyorsa, kurban kesmenin şartlarına haiz olmadığı halde sırf “et” ya da ”kendini ispatlama” durumu ile kurban kesiyorsa… Bilemiyorum.
Alim, arif değilim elbet. Ahkam kesmek haddime değil.
İnançta, devamlılık esastır.
İnancı oluşturan Farz’ları yapmayıp, sende bir gün ve de parayla yapılan bu tür inancı anlayamıyorum. Anlamaktan da acizim.
İslam dini bir bütünden ibaret ise ve biz diğer bütünleri kesip, tek parça halinde sadece kurban’ı görüyorsak, ne kadar doğrudur diye düşünmek lazım.
Geldi yine Bayram!..
Kurban etme (bazı dinlerde insanı bile), çok ya da tek Tanrılı, aslında birçok dinin içinde var. Yaratıcıya, yer ve gökyüzünün hakimine ya da hakimlerine şükranlarını sunmak ve O’nun / onların sevgisine, merhametine sığınmak belki de öfkesinden, azabından korunmak için ne kurbanlar verilir.
İslam dininde de hicri takvime göre zil-hicce ayının 10-11-12-13 ü kurban bayramı olarak kutlanır. Bu bayramın içinde Allah’a olan şükranlarını sunmak, verilen rızka ve sağlığa şükür etmek amacı ile kurban için belirlenmiş hayvanlardan kesilir/di.
Ancaaak, yozlaşan her ibadet, her gelenek kısacası insanlık gibi bu da yozlaşıyor, can hıraş bir savaşa dönüyor; ne kadar çok kan, ne kadar çok et o kadar çok sevap… Asıl amaç paylaşmak ama bütün etler dondurucuya.
Bayramları, ”şeker” “et” halinde görmekten çok; paylaşmak, huzur, sevgi, muhabbet, gönül zenginliği, i nsan kazanımı, yaşlılara saygı, hürmet olarak görsek... Sarılsak sımsıcak, önyargısız, iyiliğimiz dokunsa bir yetime, bir öksüze, bir düşmüşe, bir garibe...
Not:Elbette bu benim görüşüm.