- Kategori
- İlişkiler
Geriye ne kalır benden _ 3 (İlişkiler)
Çelik halatlar gibi örümcek ağları... Yerin çektiği çığlık sesleri, kimse duymayacak feryadımı oysa haklılığın esaretiydi ağır gelen... Akreple Yelkovanın telaşı var içimde.
Yolumun üzerinde yüzünün yansıdığı tabelalar ve her ne varsa sana dair, hepsi gidiş yönümde...
Ne çok geç nede erken, zaman senin hikaye’nin bittiği yerde.
Şimdi bir erkek çocuğuyum on kardeşten dördüncüsüyüm, kapının eşiğinde oturan, iki kardeşim ve birde ben bekarım. Aramızda dul olanlar da var hani şu ununu elemişse de henüz elekle işi bitmemiş olanlardan. Kimine göre zararlı üç beyazdan biriyim, un'um ben elek elek savrulan.
Kime ne zararım olur ki, ölçümü kaçırmasınlar yeter…
_Ah ah! Kara kuru bir çocuksun. Hangi yoldan yürüyorsun, hiç eskitmeden ayakkabılarını. Şair' mi oldun sen?
_ Selam ver yanından geçene, senden evvel bu yoldan gidene.
_Bak buğday başakları gülüyor sana, başları eğik ya sen ondan görmüyorsun…
_’’Un olup savrulmak’’ Ah ki ah! bu serseri hevesler, bir yağmurluk işin var farkında mısın?
Hele bir çoğalt bakalım kendini, yoğrul hamur gibi…
_Kaç şair çıkacak hamurundan?
Bak bu sonuncusu biraz benzedi.
? '' Haklılığının Zafer sarhoşluğu, dilinde en acımasız sözler...Çivili tahtaları göz göre göre bastı ayaklarım...
''haklısın''
Doyasıya yaşanmalı bu sevinç... Bu gece not defterin, sen ve tükenmeyen kalemin...
Yine Taksimdeyim, senin beni yanlış anladığın yerdeyim. Günlerdir dışarı çıkmadım nefes almak istiyorum birazda kalabalığa karışmak. Oturdum Anıtın önündeyim, polis arabaları devriye geziyor ara sıra kimlikleri sorguluyor, benim kimliğimi sormuyor… ‘’Kimliksiz miyim’’ Elbette hayır, sorgulanmayı gerektirmeyecek kadar net’im.
İnsanlar oradan oraya koşuşturuyor, gençler, aileler, travestiler… Bir sevgili kavga ediyor hemen yanı başımda, kız ağlıyor çocuk kaçacak yer arıyor aslında, sersem herif ayrılmayı bile beceremiyor… Bir sigara yaktım öylece boşluğa takılı kaldı gözlerim, sanki her yanım sen…
Bir adam, kırk yaşların da var bir kadının fotoğrafını çekiyor. Sevdiği kadın olmalı objektifindeki… Bir köşesinden bende çıkıyorum fotoğrafın, hiç tanımadığım insanların unutmak istemedikleri karesin de…
Aklıma geliyorsun yine ne büyük yalnızlık yokluğun, soğuk bir rüzgar gibi…’’ÜŞÜYORUM’’ Bir fotoğrafta da biz yan yana düşmüştük seninle, tesadüf değildi istemiştik…
Gerçekten tanıyor muyduk birbirimizi? İşte o fotoğraf elimde, ne fark eder ki ikimiz de gülümsüyoruz ve aynı karedeyiz…
Ne söyleyebilirim kendime nasıl teselli ederim, insan kendi kendisinin sırtını sıvazlayabilir mi..?
...Teselli...
Bir tesellinin ortasındayım şimdi
O silik yüzlü çocuk yine karşımda.
Nereden biliyor bu boyundan büyük lafları
Sen hiç teselli edilmedin ki…
Hep seyirci kaldın bir adım geriler de
Ertelendi umutların öteler de.
Bu ne cüret, bu ne ahkamdır dilinde.
Sen hiç mutlu edilmedin ki...
Bir tesellinin ortasındayız şimdi.
Sen yaralı bir çocuk
Ben vaktinden önce yetişkin.
Bin yıllık savaştan arta kalanız sanki
Eksik uzuvlarımız,
Bakma öyle yüzüme
Biz hiç tamam olmadık ki...
Biz ‘’hiç’’…
Olmadık ki…
Rahşan ATAR