- Kategori
- Dünya
Gersefil

uygun
Akşamın alaca karanlığında elimdeki terin etkisyle telofon elimden kaydı. Yere düşen ses onun aşk yakarışlarının tonlarıydı, sanki taş zeminin üstüne çakılandı. Ne kadar sıkıntlı bir durum, kalbim sıkı atmaya başladı, nabzım yükseldi, bu durumdan, bilerek değildi işte ama şansızlık işte dedim ve eğilerek telefonumu aldım. Onun sesi yüksek frekansla geliyordu, aman ne bağırmalar, beni neden dinlemiyorsun, değer vermiyorsun neden telefonu atıyorsun v.b yakınmaalr falan. Çok mahcup oldum defalarca özür diledim ve en sonunda patladım bana inanmıyorsan öleyim diye bağırmam onu susturdu nihayet.
Bu kadar uzakda olunca , İstanbulda bebekden ses çokmu zor gider Erzuruma bilmem, Arada yuksek rakımlı dağlar, uzayda boşluklar var ondan belki diye düşünürüm. Resimlere rastladım albümde, saçları dağılmış, umut resimlerde hüzün olmuş, bakışlar donuk, bazen araya sıkışmış tebessümler, zor yeşil gözler.
Nekadar çok duygulandım, bir zamanlar bunun içinmi, uzakdan gelen bir sevgili resminde hüzünle kaybolmak içinmi bu özlemleri yaşadık. Hiç mutluluk olmuyacakmıydı yarınlar örgüsünde , bunun içinmi kollarım omzumda resimli mektup gibi duruyordu, tanrım beraber mutluluk değilmiydi dileğimiz, tüm göz yaşları bunun için değilmiydi, en sevdiğim müzikle karşıladım perşembe sabahını pendikde, sabahlar hatıra olsun ömrümde.