- Kategori
- Gündelik Yaşam
Gezdim, gördüm, sevdim
Saat: Gece 01.00 suları
Yer: Alanya kara suları
Saat 01.00 a.m suları, Alanya’nın işlek caddelerinden bir tanesi. Tam yürüme mevsimi ya da saatleri bilemiyorum ama yürüyorum. Hava deniz kokuyor, deniz deniz bakıyor gözler ve bu gece her gecekinden daha deniz bir deniz söz konusu. İki yanı palmiyeli ve yer yer sağanak yağışlı caddede, o anda muhtemelen kendini hiçbir millete mensup hissedemeyecek kadar özgür, mensubiyetsiz bir çift takılıyor gözüme. 20’li yaşlarda genç, güzel bir kız. Beyaz body altı beyaz kapri ve bilmem ne marka ayakkabısıyla hava atanlara inat çıplak ayaklı. Ve dedik ya güzel, bana Yılmaz Erdoğan’dan bi şeyler hatırlatıyor güzelliği: “Bu kız var ya insanın sevgilisi olsa uyku tutmaz adamı” Ve bu güzelliğin yanında hiç dikkatimi çekmediği için kel mi yoksa sırma saçlı mı olduğunu net olarak hatırlayamadığım bir herifçioğlu. Muhtemel bir sevgililik durumu var ki ortada elele tutuşmuşlar, tutmuşlar birbirlerini sanki, bıraksa kaçacak yani karşısındaki. Bir bankta oturmuş birbirlerine bakıyorlar, evet hala elleri birbirinde, bana nispet yaparcasına ve dikkat çekercesine yalnızlığıma. Sonra meyve yiyorlar, sadece bu kadar. “Ne yaptığın değil de kiminle yaptığın önemli” diyorum. Kafamın şiir yüklü bölümünden cevap veriyor bu sefer Yılmaz Erdoğan “Sen aşka aşıksın” diyor “müsaitsin gördüğünü abartmaya” Ben her gün yediğimiz A, B, C, D, E, F ve bilumum vitamin deposu meyvelere bir başka gözle bakıyorum o gece. Meyveden çıkıyor sanki o anın tadı.
Yürüyorum, ilerde bi manav görüyorum. Biliyorum ki meyve alsam olmayacak, yazık olacak güzelim atmosfere. Biliyorum keramet meyvede değil, büyük hayal kırıklığı. Yürüyorum, bu sefer ilerde bir manav değil deniz gözlü bir sevgili bulmayı umuyorum. Yürüyorum…