​ Gitmeden olmaz / Gezi - Tatil / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Şubat '07

 
Kategori
Gezi - Tatil
 

Gitmeden olmaz

Gitmeden olmaz
 

TRT’deki gezi programlarından birinde bir Belediye Başkanının ilçe halkına nasıl yeni bir gelir kaynağı sağladığı anlatılıyordu. Birkaç yıl öncesine kadar çoğu kişinin adını bile bilmediği Beypazarı birden bire turların vazgeçilmez uğrak noktalarından biri olmuştu. Bu programı izlediğimizden beri hafızamızın bir yerine adı kaydedilmiş ve mutlaka gidilecekler listesinde yerini almıştı. Kısmet 2006 Kasım ayı imiş.

Gitmeden önce duyduklarımız tarihi evleri, misafirperver halkı, leziz yemekleri, gümüş ve bakır işlemeciliği idi. Tarihi evlerini fotograflardan, gümüş ve bakır işlemeciliğini oradan alınmış obje veya takılardan anlamak mümkün iken, misafirperverliği ve yemekleri için mutlaka orada olmak gerekir diyorum.

Beypazarına gittiğimizde saat öğleyi geçmiş, sabah erken yapılan kahvaltı nedeni ile fazlasıyla acıkmıştık. Tarihi evlerden restauranta dönüştürülmüş birini gözümüze kestirip girdik içeriye. Siparişlerimizi verip, başladık beklemeye. Öncelikle ortaya söylediğimiz yaprak sarma geldi, kalaylanmış bakır bir sahanın içinde. Ege’li olarak zeytinyağlıdan yana da olsa tercihimiz, bugüne kadar yediğim en güzel etli yaprak sarmaydı Beypazarındaki. Diğer yemekler için sipariş vermiş olmasak bir kaç porsiyon daha yiyebilirdik. Diğer ünlü yöresel yemekleri olan Tarhana Çorbası ve Ev Baklavası da elbette çok lezzetliydi ama benim aklım yaprak sarma’da kaldı.

Yemek sonrası Beypazarı sokaklarında dolaşmaya başladık. Girdiğimiz müzeye dönüştürülmüş konakta, tarihi bir gezintinin içinde bulduk kendimizi.

Bu eski konaklarda beni en çok şaşırtan ve etkileyen her odanın kendine özel, oda içinde banyosunun olmasıydı. Bir arada yaşayan aile bireylerinin özel hayatlarına imkan sağlayan bir incelik bence bu.

Geceyi pansiyona dönüştürülmüş konaklardan birinde geçirmeye karar verdik. Mevsimin sonbahar olması nedeniyle yer bulma gibi bir problem yaşamadık. Unutmadan hafta içi bir gündü. Turlar nedeni ile hafta sonları tüm odaları dolu olarak çalışıyormuş hepsi. Kocaman konakta sadece biz vardık. Odaya girdiğimizde karşılaştığımız manzara Beypazarlıların misafirververliğini anlatıyordu aslında. Siz pansiyon müşterisi değilde misafiri idiniz kaldığınız yerin.

Akşam yemeğinden sonra televizyon seyrederken gelen çayın, kestanelerin ve meyvanın tadı bugün bile aklımda.

Beypazarından dönmeden önce gümüşçüler çarşısına da uğradık. Giderken gümüş bir takı almayı koymuştum aklıma. Öyle de yaptım. Gümüş takı meraklıları için uğranmaz ise olmaz yerlerden biri bence bu çarşı.

Damağımızda leziz yemekleri, yanımızda meşhur Beypazarı kurusu ile ayrıldık Beypazarın’dan.

 
Toplam blog
: 67
: 1640
Kayıt tarihi
: 18.10.06
 
 

Biz Tiryaki ailesi gezmeyi ve gördüğümüz yerlerin fotograflarını çekmeyi çok seviyoruz. Blogumuzda, ..