​ Gizli bir hazine idim bilinmeyi istedim / Sağlıklı Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ocak '14

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
 

Gizli bir hazine idim bilinmeyi istedim

Gizli bir hazine idim bilinmeyi istedim
 

Nedense, insan dışında hiç bir mahlûkat kendi türünü öldürmüyor, minicik cüssesiyle vücudu hasta edebilen mikroplar bile birbirlerini öldürmüyor? 

İnsan dışındakiler nerden gelip nereye gittiklerini daha iyi biliyor olabilirler mi?

Teslimiyet anlamına gelen İslâm dinine mensup Müslümanlar işkence ediyor,öldürüyor, neden?

İnsanlık ıslah olsun diye son kez kitap indiriliyor, ama insanlığın müslüman kesimi kitabı okumuyor, uygulamıyor ve hala kitap ehliyim diyor, nasıl? 

Gizli bir Hazine idim bilinmeyi istedim...

Yani dünyadaki bütün varlıkların ve tüm evrenin Tanrı'nın yansımaları olduğu anlamını taşır, İnsanların Allah'tan gelip yine Allah'a dönüşleridir. Vahdet-i Vücûd (varlık birliği); tasavvufdüşüncesinde, yaratanla yaratılanın tek kaynaktan geldiğini ve "bir" olduğunu savunan görüştür.Dinden çıkmakla, sapkınlıkla ve şirkle suçlanan Hallac-ı Mansurve Seyyid Nesimi'nin kendilerini ölüme götüren "En-el Hak"sözü, bu inancın yansımasıdır. Uzun yıllar hapiste kaldıktan sonra, alenen işkence edilmek ve vucudundaki tüm derilerin kesilmesiyle (bir kuzunun kesiminden sonra postunun çıkarılması gibi), yarı canlı haça gerilip halka teşhir edildiğinin ertesi günü Hallac-ı Mansur ölür ve ölüm anında şu sözleri söyleyerek Allah'tan katillerini bağışlamasını dilemiştir; “Ya Rabbi canımı alan bu kullarını bağışla; çünkü onlar senin bana gösterdiğin sırlarından haberdar değiller, senin bana gösterdikerini onlar göremezler bilemezler”

...

Hakikat seviyesindeki ana fikir "Ne sen varsın, ne ben"dir. (Kaynak: Wikipedia)

Oysa;

İnsan, okumayı, yazmayı öğrenince ardından iletişebilmek için şahısları -sen, ben, o- diye tanımlaması gerekir. Ancak öyle bir kaptırır ki ben’lere, bencilliğe, benliğe, ben böyleyim, ben şöyleyim, ben kelimesini tekrarladıkça nefsi kabardıkça kabarır ve kendini bir şey sanmaya başlar... “Ben demek şeytana yakışır”,  ışıklar içinde olsun, Annemin lafıdır... 

Oysa;

İnsan, bir karıncanın yuvasını, bir sineğin tavanda baş aşağı düşmeden duruşunu yapabilir mi?

Bir yaprağın fotosentez yapmasını becerebilir mi?

Bir kertenkele hızıyla sinek yakalayabilir mi?

Bir kedinin çevikliğine, bir köpeğin sadıklığına sahip mi?

Bir kadının yaratıcılığına, bir erkeğin fiziksel gücüne, bir çocuğun saflığına,

hepsine birden aynı anda ve aynı bedende sahip mi?

Oysa;

Bütün bunlara tümüne birden sahip olduğuna inanmak yani nefsine uymak sadece insana özgü bir düşünce ve buna öyle inanır ki “herşeyi” ben bilirim edasıyla “dinleyin, anlayın, uygulayın” der de ne dediğini iki kulağa sahip olduğu halde kendisi dinlemez, alçak dağları ben yarattım diye uçtuğundan kendi sesini duyamaz. 

Oysa;

Sahip olunan varlığın yeteneklerini tümüyle kullanabilmek mucizedir...

Koklama, tat alma ve dokunarak hissedebilmeyi,

Görme ve duyma ile önce kendimizi sonra diğerlerini kendimizle aynı olduğunu idrak edebilmek dileğiyle...

 

 
Toplam blog
: 23
: 587
Kayıt tarihi
: 24.10.07
 
 

Müdahale edilmediği sürece barış ve denge içinde sürüp giden doğa hayranı ve doğal yaşam sevdalıs..