- Kategori
- Ekonomi - Finans
Gizli fonlar...

Ülke halkımızda bir inanç vardır… Her konuyu bildiğini sanıp konuşanlara pek fazla itibar etmezler ve güven duymazlar. Nedeni de herkesin, her şeyi bilmesi mümkün değildir!
Ha Başbakan seviyesine veya bakan seviyesine ulaşanların bu konularla ilgili uzman (!) danışmanları vardır diyeniniz olabilir. Ancak, bizim ülkemizde danışmanlar, genellikle akraba, yandaş, yakın kişilerden seçilir. O işinin uzmanımıdır diye pek bakılmaz!
Herkesin bildiği gibi tüm dünyayı, kasıp kavuran kriz yavaş yavaş Türkiye’ye de ulaşıyor. Daha tam geldiği de söylenemez. Bu işin uzmanlarına bakılırsa, krizin Türkiye’ye gelmesi Şubat, Mart aylarına kadar sarkacakmış.
Türkiye’de kriz ile ilgili herhangi bir masa oluşturulmuş değil. Herkes, her gün çıkıp bir şeyler söylüyor! Hiç birisinin söylediği de diğerini tutmuyor!
Birisi Hamdolsun, Allaha Şükür, Ayaklarımız Yere Sağlam Basıyor, derken, diğeri Bizi teğet geçecek, krizden en az etkilenen ülke biz olacağız diyor. Daha öteki, herkes elini taşın altına sokmalı, bu devir birlikte hareket etme devri diye çevreden yardım talep ediyor!
Allaha Şükür, Hamdolsun, bizi teğet geçecek, bizi etkilemez gibi söylemlerin, aslında sadece bir söylem olduğu görülüyor. OECD’nin yayınladığı rapora göre, krizden en fazla etkilenen ülkelerin, Macaristan, İzlanda, Türkiye, İrlanda, Lüksemburg, İspanya ve İngiltere olacağı belirtiliyor.
Bu arada herkesin gözü, uzun zamandan beri kesilen ve bugün 37-38 milyar YTL olduğu söylenen işsizlik Fonundaki parada! Herkes bir şekilde bu paradan bir şeyler koparmaya bakıyor.
Bakınız, Türkiye Tekstil Sanayi İşverenleri Sendikası Başkanı Halit Narin, Bizim sendikanın 500 milyon doları, TOBB’un (Türkiye Odalar Borsalar Birliği’nin) 5 milyar dolar tutarında fonu var diyor.
Krize karşı bir önlem olarak bu fonlar üye şirketlere dağıtılabilir. Ayrıca Halit Narin’e göre Türkiye’nin elinde böyle kullanılmayan fonlardan oluşan 20 milyar $ para olduğunu da iddia ediyor.
Aslında krizin çözümüne katkı yapacak bir öneri. Ancak böyle bir öneriye sıcak bakacak bir iktidar bulunmadığı için öneri havada kalıyor!
İktidarın bu günlerde yaptığı en büyük işler; önce yerel medyayı ve bazı yandaş yazarları alkışlamak ve sevgilerini(!) göndermek! Arkasından yabancı basını azarlamak, sonra ülkedeki her kuruma bir şekilde göndermeler yapmak. Bu konuda en son Kızılca Hamam Kampının kapanış konuşmasında Mimarlar Odasına esip gürlemiş!
Sizce bu kriz en çok kimi etkiler?
Tabi ki işçileri, küçük esnafı, emekliyi, memuru! Şu ana kadar işsiz kalanların sayısı hakkında kesin bir bilgisi olan var mı? TÜİK’in böyle bir çalışması var mı? Varsa neden haftalık olarak yayınlamıyor? Gerçi yayınlayamaz! Önümüzde yerel seçimler var. Böyle bir çalışmanın yayınlanması iktidara büyük zarar verir. Dağıtılan yüz binlerce ton kömür ve gıda maddesinin karşılığı alınamaz! Basından takip ettiğimiz kadarıyla, sadece Bursa’da 40 bin kişi işten çıkartılmış. Bunun yanına, Kocaeli, denizli, Gaziantep gibi sanayi kentlerini de eklersek, sayıyı varın siz düşünün. Normal zamanda bile (TÜİK’in verilerine göre) işsizlik rakamlarının %9.8 (!) olduğu göz önüne alınırsa, varın gerisini siz düşünün.
İktidarın bu kriz karşısındaki çelişkili tutumu yüzünden, bu ülke krizi en fazla yaşayacak ülkelerden birisi gibi görünüyor. Bir taraftan Ümük sıktırmama, diğer yandan karşılıklı çıkar ilişkisine dayalı bir anlaşma, daha öbür yandan IMF ile görüşmeler sürüyor. En kısa zamanda anlaşma sağlanacağını umuyorum gibi söylemler, iktidarın kendi içindeki çelişkiyi de gözler önüne seriyor.
Bu kriz ortamında, yandaşlara dağıtılan kömür ve gıda maddesi dağıtımının bu krize bir katkısı olur mu diye düşünmeden edemiyorum. Ayrıca dağıtılan bu kömür ve gıda maddelerinin maliyeti hakkında bir bilgisi olan var mı? Dağıtılan kömürlerin standarda uygunluğunu denetleyen var mı? Geçenlerde bir Televizyon kanalında, 25 Kg olması gereken kömür torbalarının 24 Kg geldiğini tartı ile gösteriyorlardı. Ayrıca bu kömür doldurulan çuvalların ve içindeki kömürlerin çevreye verdiği zararı denetleyen var mı? Dağıtılan gıda maddelerinin kalitesini araştıran var mı? Yoksa; ne kadar kalitesiz olursa olsun bizim halkımız, dıştan geliyor diye alır ve kullanır mı deniliyor? Ayrıca, ne kadar çok dağıtırsak, o kadar fazla oy alırız düşüncesi ile mi hareket ediliyor?