- Kategori
- Arkeoloji
Gök Tanrı'larının uygarlığı - Sümerler

sümer figürü
Eskilerde yaşamış uygarlılıkları merak etmek de benim görevlerimin içindedir. Diyorum ya ben meraklıyım. Bazen çok merak insanın başına dert açıyor, bu doğru. Bakın Sümerliler de aynen böyle. Onları araştırın, okuyun inceleyin. Sizde benim gibi olacaksınız. Şaşıracaksınız. Nasıl şaşırmayalım ki aklımız tarumar nasıl olmaz. Onların binlerce yıl önce bildikleri, Sümer tabletlerine işledikleri bir çok şeyi bizler yeni asırlarda öğrenmişiz hatta bilmediklerimiz bile hala öğrenmediklerimiz var onların yazıtlarında. Öyleyse?
Sümerliler bilinen ilk uygarlık. M.Ö. 240.000’lü yıllarda yaşamış oldukları bilinmektedir. Onlarla ilgili bir çok verinin olmasının belli başlı nedenlerinin biride çamur tabletleridir. Çivi yazıları da onların tarihleri hakkında bilgi verir. Dahasında; M.Ö.450.000’e kadar uzanan kökleri olduğu da bilinenlerin arasındadır.
Sümerlilerle ufoların ne alakası var diyeceksiniz?
Sümerliler’in mitlerinden elde edilenler de şaşırtıcı olanlar:
Tanrıları ateşten gemilerle seyahat ediyorlarmış,
Tanrılar sonraları dünyaya inmişler.
Sümerlilerle birleşmişler,
Sümer ırkını meydana getirmişler.
Sonrada geldikleri yerlere yani yıldızlara geri dönmüşler.
Bunları okuyunca aklınıza ne gelir?
Sümerlilerle ufoların alakalı olduğu gelir elbette! Böyle düşünmek için bir sürü sebeplerde var. Örneğin; Sümer tanrılarının sembollerinde yıldız ya da yıldızların çevresindeki değişik boyuttaki gezegenler olması! Gökyüzünde, başında yıldızlar taşıyan kanatlı toplarla uçan tanrı resimlerinin bulunması!
Sümerlilerin astronomi bilgilerine ne demeli?
O tarihlerde astronomi!
Bununla da bitmiyor inanılmaz matematik ve mimari bilgileri de fazlası ile mevcut!
Şaşırtıcı bir bilgi de; Yunan uygarlıklarının en parlak döneminde bile 10.000 sayısının üstüne çıkılamamış olması ve üstünü sonsuz olarak kabul etmeleri. Oysa Sümerlilerdeki bir hesabın sonucu: 195.955.200.000.000 sayısına kadar varıyormuş! İnsanın bu nasıl iştir? Diyesi gelmiyor mu?
Ayın dönüşünü bile biliyorlarmış. Üstelik 0.4 saniye farkla! Bugünkü hesaplara göre… Bir başka şaşırtıcı olay; damga ve mühür!
Nasıl diyeceksiniz?
Sümerliler belgeleri damgalıyorlarmış.
Hazine görevi yapan tapınaklardan vergi topluyorlarmış. Bunun içinde silindir mühürleri varmış.
Arada bir hatırlatmak gerek bu yazdıklarımı Sümerliler yapıyorlarmış!
Dahası; bu mühürlerde yıldızlar, gezegen sistemleri, kanatlı küreler ve uzayda yüzen cisimler gibi astronomik figürler varmış.
Anlamak ne mümkün!
Başka bir şaşırtma olayına da hazır olunuz lütfen:
Gezegenlerden söz edelim.
Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün ve Pluton bu gezegenleri biliriz. Güneş sistemezdedir. Büyüklü küçüklüdürler. Şimdi sıra ince detaylara geldi.
1781 yılında gelişmiş teleskoplarla Uranüs keşfedilmiş,
1846’da Neptün’ün yeri astromlar tarafından, matematiksel hesaplar sonucunda kesinleşmiş.
1930’da Pluton’un yeri keşfedilmiş.
İyi de Sümerler binlerce yıl öncesinden bu gezegenleri biliyorlarmış! Bu bilgilere nasıl sahiplermiş?
Şimdi hani denir ya altın vuruş onuda yapalım:
Sümerliler Nibiru adlı bir başka gezegenden söz ediyorlarmış. Biliyormusunuz bu gezegen güneş sisteminin dışındaymış.
Güneşin geniş eliptik yörüngesine takılarak 3,600 dünya yılı süresince burada kalan bir gezegenmiş.
Güneş sistemimizi M.Ö 4500 yıl öncesinde bir Sümer tabletine resmetmiş olan Sümer’lileri anlamak kolay değil.
Bilmek bence mümkün değil.
Bu kadar detaylı astromoyi binlerce yıl öncesinden bilmeleri nasıl mümkün!
Bu kadar bilinmeyen ya da bilinen ama bir hayli şaşırtıcı anlatılardan sonra bir başkasını da ilave ederek yazımı bitirmek istiyorum.
Şaşırmışken tam şaşırmak adına olsun!
Sümer halkı Fırat kıyılarında konaklıyorlarmış.
Denizden gelen yarı insan yarı balık yaratıklar tarafından eğitilmişler.
Aklımızın almadığı ya da alır gibi yaptığı anlar bunlar. Alır gibi kısa sürüyor o anda sadece anladığımızı sanıyoruz o kadar! Bir süre sonra hadi canım sende diyoruz. Buda öyle bir şey…
Madem bilinen ilk uygarlık o zaman bu kadar gelişmişliği gerçekten dünya dışı varlıklardan mı öğrenmişler?
Cevabı olan varmı?
Nazan Şara Şatana