Gökada yazıları / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Şubat '11

 
Kategori
Deneme
 

Gökada yazıları

Gökada yazıları
 

Ülkemden dingin bir köşe


YARİM YARİM'DE MEVLANA İZLERİ 

Bazı şarkılar vardır ki sizi yalnız melodisiyle değil yüreğinizden de yakalayarak, uzun yıllar etkisinde bırakmaya devam ederler. Bu şarkılar belki de zorlu bir çalışmanın ürünü değildir. Bir şimşek çakışı gibi bestecinin önce yüreğinde doğmuş. daha sonra da sazın telleri, şarkıcının sesiyle işlenerek notalara geçirilmiştir. 

İşte uzun zamandır duygu dünyamızda beğenerek dinledğimiz Volkan Konak'ın " Yarim Yarim'i " de böyle bir şarkıdır. Sanatçının her sahneye çıkışında kendisinden devamlı istenen bu eseri her dinleyişinde tarifsiz bir duygu rüzgarı içinde kalmayan yoktur. 

Sizi bilmem ama ben bu şarkıyı duyduğumda zihnimde " Ta Tebriz'den yola çıkıp" karış karış Anadolu'yu dolaşan ve Konya'ya ulaşıp, Mevlana'sına kavuşmak isteyen Şemsi Tebrizi canlanıyor. 

Volkan Konak şarkısında " Giyin bir çarık, gel ardım sıra " derken Mevlana ile diz dize iken birden Konya'dan kaybolup giden Şems'i hatırlatır gibidir. Konak, Leyla'sı peşinde yitip giden aşığı dağlarda, yollarda ve çöllerde arar. Sonra da geride bıraktıklarına " Diyardan diyara sor beni " diye seslenir. " Bul beni..Sor beni..Gör beni.." diye yineler çağrısını. 

Hazreti Mevlana ansızın ortadan kaybolan Şems'in arkasından şöyle seslenmişti: 

" Eyvahlar olsun bu yola, iz bilmeden düşene / İzini izlediğim sensin benim/ A yol, iz bilen gitme bensiz." 

Konak " Kurban olam kalem tutan ellere " diye seslenirken de; Şemsi Tebrizi'nin sönmüş bir volkan gibi " hamuş" olan Mevlana'yı uyandırmasını: 

" Yaz beni yarim yarim / Çiz beni yarim yarim / Çöz beni yarim yarim " yalvarışıyla aşkı yazmaya çağırışını hatırlarız. Nitekim bu çabaların sonucudur ki Mevlana kalemi eline almış: 

" Dinle neyden, bak neleri hikayet eder / Ayrılıklardan şikayet eder " diye başlayan şaheseri Mesnevi'yi yazmaya başlamıştır. 

" Ah beni, beni " mısraları da bir tükenişi anlatır. Tıpkı sevdası ateşe kavuşup da yanıp tükenen pervane gibi. Ancak bu bir tükeniş midir? Yoksa pervanenin küllerinden hayat bulan nihayetsiz bir yeniden doğuş mu? 

 

 
Toplam blog
: 343
: 446
Kayıt tarihi
: 19.02.11
 
 

Marmara Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi mezunuyum. Teknoloji Yönetimi dalında mast..