- Kategori
- Şiir
gönül sahili
tenim nemine bulanmış havanın
bir de kokusuna denizin
gözlerim kısık kısık geziyorum sahilde
bir yerlere öykünen gitar sesi
öykünen kızların erkeklerin gülüşleri...
deniz bu gece yine sakin
haber veriyor karşı kıyıdaki düğünün ışıklarını
moda ama demode melodiler çarpıyor kulağıma
ayaklarım iskeleden denize açılmışken
okşar gibi esiyor meltem
üşüyorum onca sıcağa rağmen
gelsen
hep bunu düşlüyorum
ayaklarım kum kum giriyorum içeri
bir kurutulmuş yengecim merhaba diyor
bir de köpeğim Serseri
elime sinmiş çinekopun kokusu
yine havada balık var akşama
bilmem kaç günlük yağda...
bir mavi leğen çamaşır artık
en fazla yarım saatimi alıyor
deterjan döküp iki çiğneyince
hepsi gıpgıcır oluyor
sen yokken en iyi yaptığım şey
sigarayı bırakmak oldu
keder içirtmiyor
biraz mecburi oldu
içki içmem zaten bilirsin
bizim tayfa pek erkekten saymazdı
bu yüzden beni
bir ara yelteniverdim
başım götürmedi
hem günahtır.
gerçi günahın bini bir para bende ya
umut fakirin ekmeği
kesmiyorum ümidimi
yoksa hiç yaşayamazdım
atardım bir yerden kendimi
sahil değişti, şezlonglar çoğaldı
toprak döktüler denize, genişlettiler her yeri
biraz denizden kıstılar o kadar
alaturka devri kapandı
bir buraya hastı zaten
burası da yenildi
aynadan bakınca ben de değiştim hani
zayıfladım, kaburga kemiklerim sayılır oldu bir bir
çıktı ademelmasım
kır kır oldu saçlarım
eskitti yüzümü çizgiler
"gönül kalb etinin içinde saklıdır" bir yerden okudum
bu yüzden olsa gerek sıkışmalarım
gönül daralmalarım, nefessiz kalışlarım
ama biliyorum ki düşlerime yetecek gücüm var
düşlerim ki her gün sakladım zamandan
zaman ki; heyelan, sel çığ
alıp götürür önüne aldığını
bu yüzden hep sakladım
hep sakladım
yerini söyleyemem zira ben dahi bilmiyorum
bir tek sen biliyorsun
deniz mavisi gözlerin bulacak
kumsal sarısı saçların bulacak
uzaktan bir salınışın
aşk ile bakışın bulacak
gel ben hergün frenkleşmiş bu sahilde hep seni bekliyorum
gel ben hergün bu içimdeki alaturka sahilde hep seni düşlüyorum